AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Evet mi? Hayır mı?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Evet mi? Hayır mı?   Ptsi Mart 06, 2017 10:17 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Constance Claudel & Kurt Cooper
Zaman: Ağustos 2006

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


En son Constance Claudel tarafından C.tesi Mart 11, 2017 11:19 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Evet mi? Hayır mı?   Ptsi Mart 06, 2017 11:29 pm


Gördüğüm güzel rüyanın etkisiyle, rahat yatakta gerinerek Kurt'un yattığı tarafa döndüm. Belki biraz daha uyuyabilirim umuduyla gözlerimi açmak istemiyordum. Kurt'un koluna sarılarak, uykuma kaldığım yerden devam edebileceğimi düşünerek yastığın altına soktuğum elimi ona doğru uzattım. Elimin boşluğa gitmesiyle belki daha ileridedir diyerek vücudumu da oraya doğru hareket ettirdim. En sonunda tamamen Kurt'un yastığına geçmem ve elimin boşluğa düşmesiyle kaşlarımı çattım. Pes edip gözlerimi açacakken, yatağın arkamda kalan kısmının çökmesiyle Kurt'un vücudunu bana dolaması bir olmuştu. Parmaklarının, üzerimdeki sıyrılmış tişörtünden belime dokunmasıyla kıkırdayarak ona döndüm ve gözlerimi açtım. "Günaydın!" Ellerime engel olamayıp, yine yüzüne uzattım. Kısa bir süre çenesinde gezindikten sonra bu sefer göğüs kaslarına indim. Bazen bir elimi göğüs, diğerini de karın kaslarına yapıştırmak istiyor ama o zaman bir şey giyemeyeceğini fark ederek vazgeçiyordum. Sonuçta ben fazlasıyla kıskanç bir kadındım. Ellerim oralarda oyalanırken küçük, kısa bir öpücük bırakmak için dudaklarına uzandım. Fakat tanıştığımızdan beri olduğu gibi kısalıktan ve masumluktan fazlasıyla uzak bir öpücük olmuştu. Karnımın guruldamasıyla istemeyerek uzaklaştım. "Sanırım kahvaltı vaktimiz geldi. Sen acıkmadın mı? Dün akşam da beni izlerken bir şey yemedin. Endişeyle yerimde doğruldum. "Hasta filan olmuyorsun değil mi Kurt? Seninle ilgilenmeyeceğimden değil, takımın benimle yaptığın tatil yüzünden sensiz kalsın istemem." Kolları arasından kurtulup yatakta ayağa kalktım ve üzerindeki ince örtüyü çektim. Bir süre hipnotize olmuş gibi birbirimizi süzdükten sonra böyle giderse kahvaltı yapamayacağımızı fark ederek arkamı döndüm ve yataktan atladım. "Öyle bakmaya devam edersen, kahvaltı yapamayacağız. O yüzden kalkmanızı ve alacağınız vitaminler için benimle aşağıya inmenizi öneririm bayım." Elini tutarak yataktan kaldırmaya çalışıyordum ama bunun için fazlasıyla zayıftım. Yeterince efor harcadığımı düşünerek, nefesim kesilmiş bir halde elini bıraktım ve gözlerine baktım. Umarım artık kalkmaya karar verirdi. Çünkü birbirimizi yiyerek doyamayacağımız fazlasıyla ortada olan bir durumdu.

Renk Kodu:
 


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kurt Cooper
Quidditch Oyuncusu
Quidditch Oyuncusu
avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 30
Gerçek Adı : Melisa
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Evet mi? Hayır mı?   Salı Mart 07, 2017 7:39 pm


Çok güzel bir rüya görüyordu Kurt. Hiç uyanmak istemeyeceği ve gerçek hayattan vazgeçebileceği kadar güzeldi. Hissettiği kıpırtıyla geri çekildi. Aniden zihninde çakan şimşekle anlamıştı ki şu an uyanıktı. Yanında yatan güzel kadına baktı. Aşık olduğu ve onunla bir değil bir kaç ömür geçirmek istediği bir kadın bulabilmişti sonunda. Kolunu uzatıp saçlarını okşarken, meleksi yüzüne baktı gülümseyerek. Tanrı tarafından seviliyordu kesinlikle. Yoksa böylesine bir aşk herkese denk gelmezdi. Yerinden doğrulurken canı sıkıldı. Akan zamana karşı yarışarak yaşamak istemiyordu. Zaman akmamalıydı. Constance'a bakarak bir ömür böyle durabilirdi. Yerinden istemeyerek doğrulup banyoya geçti. Aynadaki yansımasının gülümseyerek kendisine baktığını görünce iyice aklı başında olmayan aşıklara döndüğünü farketti. Gülümseyerek duşa geçti ve soğuk suyun etkisiyle öğlen olmasına rağmen hala etkisinde olduğu uykuyu dağıttı. Altına çektiği boxerla odaya geri döndüğünde Constance'nin kendisini aradığını gördü yatağın içinde. Hemen yanına yaklaşıp arkasında uzandı. Beline doladığı elinin hissi onu gıdıklamış olacaktı ki bir kuş misali şakıdı sevdiği kadın. Hele ki 'günaydın' demesi Kurt'un aklının başka noktalara kaymasına sebep olmuştu. Ellerinin karnında dolaşması üzerine de gülümsedi. "Sanırım kahvaltı vaktimiz geldi. Sen acıkmadın mı? Dün akşam da beni izlerken bir şey yemedin. Hasta filan olmuyorsun değil mi Kurt? Seninle ilgilenmeyeceğimden değil, takımın benimle yaptığın tatil yüzünden sensiz kalsın istemem." Onun yataktan kalkıp örtüyü çekmesi üzerine başını yana doğru eğdi imalı bir şekilde. "Öyle bakmaya devam edersen, kahvaltı yapamayacağız. O yüzden kalkmanızı ve alacağınız vitaminler için benimle aşağıya inmenizi öneririm bayım." Elinin tutup güçsüz bir şekilde çekilmesi üzerine kaşlarını kaldırdı. Gerçekten çekiyor muydu yoksa şakalaşıyor muydu? Bir an duraksadı. Bu sırada zaten Constance elini bırakıp geri çekilmişti. Nefes nefese kalmasına bakılırsa gerçekten çekmişti. Tembel hareketler yerinden doğruldu. Sonra aniden genç kıza doğru atılıp onu belinden tuttu ve kendi ekseninde döndürdü. Bir kaç turun ardından tekrar ayaklarının üzerine bıraktı ve dudaklarına kısa bir öpücük kondurdu. Haklıydı artık gitmeleri gerekiyordu. "Artık karnımı değil seninle ruhumu doyuruyorum aşkım. Ama haklısın bir şeyler yemeli ve hasta olmamalıyız. Yoksa seni yeteri kadar sevip ilgilenemem!" Tekrar eğilip dudaklarına bir öpücük kondurdu. "Duşa beraber girmemizi istemiyorsan önümde böyle durma Cons! Aklıma yapmak için, yemek yemekten daha faydalı şeyler geliyor!" Bu sefer ciddi değildi çünkü saate ilişen gözü geç kalmak üzere olduğunu söylüyordu. Akşam ki planı gerçekleştirmek için daha fazla zamana ihtiyacı vardı. Cons banyoya geçince telefonunu eline alıp planın ilerleyişini sordu arkadaşlarına. Hepsinden olumlu cevap alınca mesajları silip giyinmeye koyuldu. Ne yapacağını biliyordu. Muhteşem planında sorun çıkmaması için içinden dualar edip üzerine idarelik bir kaç kıyafet geçirdi. Daha güzel giyinirse Cons şüphelenebilirdi. Su sesinin kesildiğini duyunca banyonun kapısının önüne geçti ve havluyla çıkan genç kadını yakaladığı gibi duvara yasladı. Öpücüklerini yüzünün her tarafına yerleştirdikten sonra geri çekildi ve gülümserken konuşmaya başladı. "Hazırlanmak için iki dakikan var genç bayan!" Yoksa diye devam etmedi. Sonuçta ne yapabileceğini Cons daha iyi biliyordu. Kapının yanına geçip onun hazırlanması için bekledi. Beklerken de içi içini yiyordu elbette.



_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Evet mi? Hayır mı?   Salı Mart 14, 2017 12:07 am


Kendimi Kurt tarafından sarılmış döndürülürken bulduğumda kahkahalarıma engel olamadım. Öylece, kendi etrafımızda bir kaç tur attıktan sonra beni tekrar yere bırakmıştı. "Artık karnımı değil seninle ruhumu doyuruyorum aşkım. Ama haklısın bir şeyler yemeli ve hasta olmamalıyız. Yoksa seni yeteri kadar sevip ilgilenemem! Duşa beraber girmemizi istemiyorsan önümde böyle durma Cons! Aklıma yapmak için, yemek yemekten daha faydalı şeyler geliyor!" Ah o fikirler benim aklımdan hiç çıkmıyordu ki! Yine de İngiltere'den buraya, Transilvanya'ya, bütün günü bir otel odasında geçirmek için gelmemiştik. Bu yüzden Kurt'a küçük bir bakış attıktan sonra omuz silkerek banyoya yönelmiştim. Hızlı bir duş aldıktan sonra havluyla vücudumu sardım ve saçımı taramak için tarağımı aradım ama içeride bırakmış olmalıydım. Bu yüzden bugün saçımı kendi haline bırakmaya karar vererek banyodan çıktım. Adımımı dışarıya atmamla kendimi duvara yaslanmış buldum. Kurt'un parfüm kokusu burnuma dolarken aldığım derin nefese engel olamamıştım. Bu parfümü beni deli ediyordu. Tabi bunu yapan yüzümün her millimine kondurduğu öpücüklerde olabilirdi. Ellerim omuzlarına yerleşirken çoktan giyinmiş olduğunu fark ederek üzüldüm. Giyinme kısmını birlikte yaparız diye düşünmüştüm. Yine de hala bir şansım olabileceğini düşünerek, üzerindekileri çıkarmak için hamle yapacakken gülerek geri çekildi. "Hazırlanmak için iki dakikan var genç bayan!" İki dakika mı? Kafayı mı yemişti bu çocuk? O önümden çekilip, kapının yanına geçtiğinde hızlıca bavuluma neler koyduğumu getirdim gözümün önüne. Bir yandan da göz ucuyla Kurt' bakıyordum. Gayet normal giyinmişti, fakat bu bile üzerinde o kadar şık görünüyordu ki kıskanmadan edemedim. Saçlarımı kulaklarımın arasına sıkıştırarak eşyalarımın yanına gittim. Altıma siyah, dar ve mini bir etek giydikten sonra üzerime de altın sarısı bir askılı geçirerek eteğin içine soktum. Kurt bu rengi giymeme bayılıyor, cildimin parladığını söylüyordu. Makyaj çantama uzanıp aşırı hızlı bir şekilde aynı tonlarda makyajımı da yaptığımda saçlarımın da çoktan kurumaya başladığını fark ettim. Şekil vermeye zamanım yoktu, kıvırcık kalacaklardı. Siyah topuklu ayakkabılarıma uzanıp ayağıma geçirdiğimde hazırdım. "Fazladan harcadığım iki dakika için kusura bakma hayatım, hazırlıksız yakalandım." Koltuğun üzerinde olan çantamı da alıp Kurt'un koluna girdim.
Harika bir kahvaltı yapıp, otelden ayrıldığımızda nefes almakta bile zorlanacak kadar yemek yediğimi fark ettim. Tarihi yerleri dün gezmiştik ve bugün biraz alışveriş yapmak istiyordum. Bu yüzden merkezde turlamaya karar vermiştik. Gözüme kestirdiğim ilk mağazaya girip birkaç elbise bakmış ve beğenmeden çıkmıştım. Ben mağazalara girip çıktıkça Kurt saatine bakmaya başlamıştı. Mağazaları pek sevmemesini anlardım ama bunu yapacağımız zaten belliydi. Böyle onu oyalıyor gibi hissediyordum. Bu yüzden uzanıp elini tuttum ve gülümseyerek bileğindeki saati çıkardım. "Bu, dönene kadar bende kalsın. Beni stres ediyorsun. Sanki yetişmemiz gereken bir yer varmış gibi hissediyorum." Saati çantama koyduktan sonra Kurt'un arkasında kalan mağazaya takıldı gözüm. Vitrindeki elbiseye resmen aşık olmuştum! O nasıl bir harikalıktı! Kurt'u tanımıyor olsam, o elbisenin bu dünyadaki en harika şey olduğunu düşünebilirdim. "Hadi gidip şu elbiseyi deneyelim!" Kurt'u elinden tutarak çekiştirmeye başladığımda bir yandan da gülüyordum. Resmen küçük çocuk gibiydim ama çılgınca o elbiseyi istiyordum!



_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Evet mi? Hayır mı?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Evet mi? Hayır mı?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» hayırlı geceler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Mekanlar :: Transilvanya-