AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Gerçekten mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Steven Michael Black
Kaçak & Karanlık Lord
Kaçak & Karanlık Lord
avatar

Rp Yaşı : 50
Mesaj Sayısı : 244
Gerçek Adı : Steven

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Gerçekten mi?   Çarş. Şub. 15, 2017 7:26 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Constance Claudel x Steven M. Black

Yer: Bir muggle kafesi
Zaman: Yaklaşık 3 hafta önce


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

taktikyokbambam:
 
demekceliabaşkasınavardı:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Çarş. Şub. 15, 2017 11:38 pm


Profesörlük için başvurduğumdan ve kabul mektubumu aldığımdan beri, sürekli Bakanlıktaydım. Toparlamam gereken evraklar olduğunu söylemişler ve beni oradan oraya koşturtmaya başlamışlardı. En sonunda karnımın gurultusu ofiste duyulmaya başladığında artık bir mola verip, bir şeyler yemem gerektiğini anladım. Bu yüzden bakanlıktan aceleyle ayrılarak, şehre girdim. Canım sıkıldıkça gittiğim bir kafe vardı. İşletenler muggledı fakat çok cana yakın insanlardı. Çok nadir uğrayabiliyordum ama her uğradığımda oturup muhabbet etmeye çalışıyordum. Karnımın tekrar guruldamasıyla elimi karnıma yerleştirdim ve karşıdan karşıya geçtim. Köşeyi döndüğümde ileride olan kafe görüş açıma girdi. Hızlı adımlarla adımlarken midem içeride isyan çıkartmış ve bağımsızlığını ilan etmişti. Kapıyı iterek içeriye girdiğimde kapının üzerindeki ziller müşteri geldiğini belirtircesine ötmüştü. Kapıyı arkamdan yavaşça kapatıp içeriye döndüğümde tüm masaların dolu olduğunu gördüm. Tek umudum üst katta boş yer olmasıydı. Tezgaha doğru ilerlerken istemsizce birkaç masaya soğuk bakışlar atmıştım. İnsanlar iş saatinde neden burada otururlardı ki! Tezgaha ulaştığımda, arkasındaki çocuk gülümseyerek kafasını kaldırmıştı. Bu Bayan Finnell'in büyük oğlu Ashton olmalıydı. Küçüklerle tanışmıştım fakat Ashton okuduğu için şehir dışındaydı, hiç denk gelmemiştik. "Merhaba." dedim yüzümdeki büyük gülümsemeyle. Ashton bir süre cevap vermeden yüzüme bakmış, hemen ardından gözlerini hızla kırpıştırıp o da gülümsemişti. "Merhaba, hoşgeldiniz!" Merakla etrafa bakındığımda, o da benimle birlikte etrafa bakıyordu. "Bayan Finnell, yok mu?" Ashton eliyle arka tarafı gösterdi. "Mutfakta kız kardeşimle birlikte siparişleri hazırlıyorlar. Size yardımcı olayım Bayan...?" Gözümün önüne düşen saçımı kulağımın arkasına attıktan sonra ağırlığımı sağ bacağımdan sol bacağıma verdim. "Constance Claudel. Buraya sık sık gelirim. Uzun zamandır bu kadar kalabalık görmemiştim. İşlerinizin iyi olması çok hoş." Küçük bir nefes alıp alt dudağımı dişledim. "Aslında çok açım. Hazır Londra'dayken de sizden başka bir yerde yemek istemedim. Burası dolu, umarım yukarıda boş yeriniz vardır." Ashton sıkıntıyla elini saçlarının arasından geçirdi ve merdivenlerin başında duran kardeşine baktı. Josh beni gördüğünde heyecanla el sallayarak öpücük attı. Bu hareketine güldükten sonra bende ona bir öpücük atmıştım. Ashton anlam verememiş olacak ki şaşkın şaşkın ikimize bakıyordu. "Josh, yukarıda yerimiz var mı?" Josh üzüntüyle başını iki yana salladığında omuzlarım çöktü. Harika, şimdi birde dışarıdaki kalabalıktan sıyrılıp, doğru düzgün bir yemek yiyebileceğim yer bulmam gerekecekti. "Maalesef, Bayan Claudel. Biraz beklerseniz birilerinin kalkacağından eminim..." Normalde olsa bekleyebilirdim fakat gerçekten çok açtım. "Sorun değil Ashton. Ben bir saat sonra filan tekrar uğrarım." Tabi bakanlığın koridorlarında bayılmazsam. Ashton gülümseyerek "Sizin için yer ayırırız!" dediğinde ona karşılık verdim. "Çok sevinirim. Bir saat sonra görüşürüz o zaman. İyi çalışmalar." Çıkmak için arkamı dönecekken bir boğaz temizleme sesi duydum. Dönüp baktığımda yüzü aşırı derecede tanıdık gelen bir adamın yüzünde hafif çekingen bir gülümsemeyle bize doğru baktığını gördüm.

Renk Kodu::
 

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Steven Michael Black
Kaçak & Karanlık Lord
Kaçak & Karanlık Lord
avatar

Rp Yaşı : 50
Mesaj Sayısı : 244
Gerçek Adı : Steven

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Perş. Şub. 16, 2017 12:29 am


Ne sakin bir gündü ama! Ucuz muggle eşyaları gözünün önünden geçerken Steven kaldırımda yürüyordu. Güneş, sonbahar kapıda olmasına rağmen sıcaklığını hala aşırı derecede hissettiriyordu. Yaşına rağmen hala gür olan saçlarında gezdirirken ellerini acıktığını hissetti. Neyse ki bildiği bir muggle yeri vardı. Şansına yakındı da. Oraya girdiğinde önce gözleri masaları taradı ve tanıdık bir sima olmadığını görünce de kendisine gösterilen masaya geçti. Sırtını duvara verip hem etrafını izliyor hem de garsonun gelmesini bekliyordu. Bu sırada gözü kafeye giren genç bir kadına takıldı. Yer arıyor gibi görünüyordu fakat belli ki boş masa yoktu. Uzaktan bakıyor olmasına rağmen ne dendiğini aşağı yukarı tahmin edebiliyordu. Garsona işaret edip ayağa kalktı ve genç kadının oluğu yere yaklaştı. Konuşmaya dahil olmak için boğazını temizlerken onun da gitmek üzere olduğunu duydu. Müdahale etmekten gayet memnun bir şekilde gülümsedi. "Konuşmanıza kulak misafiri oldum. Eğer sizin için de uygun olursa bana katılabileceğinizi söylemekten mutluluk duyarım. Yalnız başıma tek bir masada oturuyorum ve sizin gibi güzel bir bayanın buradan karnı boş ayrılmasına gönlüm razı olmaz." Kafenin sahibi çözüm yolu bulmuş olmaktan gayet memnun bir şekilde başını kıza çevirdiğinde Steven da aynısını yaptı. Bir an şaşkınlıkla duraksadı. Yeni profesör değil miydi o? Bakanlıkta kendisine bağlı bir yığın adamı vardı ve eline yeni ulaşan dosyada yeni başlayacak olan bu kızın resmi de vardı. Hogwarts'ı yıkıp geçmek istediğinden her detayı biliyordu. Her gizli koridoru, odayı, geçidi... Kendisine hakim olma konusunda bir uzman olduğundan kesinlikle sesini çıkartmadı ve düşüncelerinin mimiklerine yansımasını engelledi. Tek yaptığı hafif bir tebessümle karşısındaki kıza bakmaktı.
Hogwarts'a başlayacak olan bu profesörü de kendi kontrolü altına almak isterdi elbette. İçerde ulaşmak istediği şeyler vardı ve biricik aşkı Celia bu arzusunun sadece bir kısmını karşılıyordu. Büyük bir kısmını... Yıllarca aşmaya çalıştığı ve aslında aştığını düşündüğü konular yüzeye gelme konusunda ısrarcı olunca başını önüne eğdi. Planlarını düşünmeliydi tabi ki. Tüm büyücü ve muggle dünyasını içinde bulunduğu kaostan çıkartıp düzen getirmek... Şu an bulunduğu bu ucuz muggle kafesinde bile bir kaos vardı aslında. Büyücüler ve muggle dünyası arasında incelen duvar yüzünden. Bu yüzden birileri ölmeliydi. Düşüncelerinin gittiği karanlık yönü farkedince karşısındakinin cevap verip vermediğini duymadığını farketti. Tekrardan söze girip durumu toparlamalıydı. Sonuçta bir teklif yapmıştı ve sonrasında da dalıp gitmesi söz konusu dahi olamazdı. "Bence konuşacak bir şeyler bulma konusunda da sıkıntı yaşamayız, ne dersiniz?" Steven karşısındaki kızın adını anımsamaya çalışırken asıl ondan önce onun kendisini anımsama ihtimalini de düşünüyordu. O zaman daha kimse tepki vermeden herkese bir kaç öldürücü lanet atıp gitmesi gerekirdi. Sakince yemek yeme planı mahvolmuş olurdu tabi fakat yapılacak bir şey de yoktu. Gerçi hatırlıyor olsaydı ilk andan tepki vermesi gerekmez miydi?


#6666CC

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

taktikyokbambam:
 
demekceliabaşkasınavardı:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Perş. Şub. 16, 2017 2:59 am


Kimdi bu adam? Bu aşırı karizmatik yüzü daha önce bir yerlerde mutlaka görmüştüm, ama nerede? "Konuşmanıza kulak misafiri oldum. Eğer sizin için de uygun olursa bana katılabileceğinizi söylemekten mutluluk duyarım. Yalnız başıma tek bir masada oturuyorum ve sizin gibi güzel bir bayanın buradan karnı boş ayrılmasına gönlüm razı olmaz." Bir yabancıyla masasını mı paylaşmak istiyordu? Mugglelar bazen garip olabiliyorlar, diye düşünecekken içimden bir ses bas bas onun bir muggle olmadığını bağırıyordu. Ashton bu teklifi kabul etmem ve bu yabancıyla oturmam için hevesle bana bakıyordu. "Pekala. Sizin için sorun yoksa, bayım, benim için bir zevktir." Adını bilmediğim bu yabancı adam başını yavaşça önüne eğdiğinde hareket etmek için hiçbir girişimde bulunmamıştı. Bu yüzden bende olduğum yerde dikilmiş onu izliyordum. Kesinlikle bir büyücüydü, fakat nereden tanıyordum, nerede görmüştüm, önemli olan bunlardı. Sanki düşüncelerimi hissetmiş gibi bir anda başını tekrar kaldırmış ve gözlerimin içerisine bakarak gülümsemişti. "Bence konuşacak bir şeyler bulma konusunda da sıkıntı yaşamayız, ne dersiniz?" Ne olduğunu biliyor, dedi içimdeki susmayan ses. Bu sesin ikizime ait olması garip hissettiriyordu. "Umarım bulabiliriz bayım, sessizce oturmak pek huyum değildir." Küçük bir gülüş attıktan sonra yanından geçip masaya oturdum. Ashton ve yabancı adam masaya geldiklerinde, adını bilmediğim benimle masasını paylaşan kişi karşıma oturup ellerini birleştirdi ve beni izlemeye başladı. "Size ne getirmemi istersiniz Bayan Claudel?" Menüyü elime alıp incelememe gerek bile yoktu aslında, zaten ezbere biliyordum. Yine de bir göz attım. "Tavuklu makarna alabilir miyim? Yanında da annenin sürekli içirdiği özel şarabınızdan lütfen." Menüyü uzatıp karşımdaki adama döndüm. Yüzündeki ciddi ifade göz göze geldiğimizde yerini küçük gülümsemesine bırakmıştı. Yüzündeki kırışıklıklara takıldı gözüm. Kaç yaşındaydı acaba? Onunla ilgili sorularım fazlalaşmaya başladığında masanın üzerinden elimi uzattım. "Ben Constance Claudel, bayım. Sizi tanıyabilir miyim?"


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Steven Michael Black
Kaçak & Karanlık Lord
Kaçak & Karanlık Lord
avatar

Rp Yaşı : 50
Mesaj Sayısı : 244
Gerçek Adı : Steven

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Perş. Şub. 16, 2017 1:21 pm


Sakince önce kimi öldürmesi gerektiğini düşünüyordu. Sanırım çiçeği burnunda profesör ile başlayıp sonrasında kafenin sahibini ve tabi ki en sona da müşterileri saklamalıydı. Belki de bir alan büyüsü yapıp toptan yapacağı katliamı daha eğlenceli hale getirebilirdi. Yaz güneşi kadar iç ısıtıcı olacaktı.  "Umarım bulabiliriz bayım, sessizce oturmak pek huyum değildir." Bakışlarını genç kadına çevirdiğinde onun masaya doğru ilerlediğini farketti. Demek ki herkesin yaşayacak bir kaç günü daha vardı. Yavaşça masaya geçip eski yerine oturdu sırtını duvara vererek. Kibarlık olarak da önce onun sipariş vermesini izledi. Garson kendisine döndüğünde siparişi konusunda kararsız kalmıştı. "1978 Montrachet şarabı alayım. Yanında da paella lütfen." Garson gider gitmez masanın üzerinden uzanan eli gördü. Refleks olarak elinin hareket ettiğini hissettiğinde kendisini son anda durdurmuştu. "Ben Constance Claudel, bayım. Sizi tanıyabilir miyim?" Uzanan eli sıkarken yorgun yüzüne ufak bir tebessüm yerleşmişti. "Michael. Benim gibi yaşlı bir adamı tanıma isteğiniz mutlu etti açıkçası." Elini gerçi çekip arkasına yaslanırken genç kadının yüzünde gezindi bakışları. Pek de kolay etki altına girecek birine benzemiyordu. Kesinlikle Celia'ya uygun bir çalışan olacaktı. Belki de Hogwarts'ı yıkıp geçtiğinde onu öldürmek yerine imperio yapıp zihnini kafasının içinden söküp olarak etrafta bir hayalet misali süzülmesini sağlayabilirdi. Gerçi şuan ki gençliğin getirdiği hırslı bakışları olmayacaktı o zaman. Steven bu konuyu da düşünmesi gerekenler listesine ekledi. Sonuçta her şeyle tek tek ilgilenmeliydi. Yoksa getirmeye çalıştı düzen yerini şuan hakim olan kaos gibi bir ortama bırakacaktı. "Okulun açılmasına yakın burada olduğunuza göre acaba yeni profesör siz misiniz? Torunum şuan orada okuyor ve bana uçuş dersinde açık olduğunu söylemişti." Böylece büyücü olduğunu belirtip karşısındakini de biraz rahatlatmış olacaktı. Ayrıca Constance kendisini hatırlasa bile bir torunu olmadığı için sıkılmaya gerek görmüyordu kendini. Herkes biliyordu ya torunu olmadığını. Celia'nın güzel çehresinin gözünün önünde belirivermesi ile yüzüne tatlı bir boşluk ifadesinin yayıldığını farketmedi. Aynı anda garson tekrar gelip siparişleri getirdi. Şarapların doldurulması ve tabakların yerleştirilmesinde oluşan sessizlik Steven'a ne kadar acıkmış olduğunu gösterdi. Garson gittiğinde bardağına uzanıp bir yudum aldı bordoya yakın koyu renkli sıvıdan. Yemeklerin yükselen buharları arasından bakışlarını tekrar karşısındaki genç bayana çevirdi.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

taktikyokbambam:
 
demekceliabaşkasınavardı:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Perş. Şub. 16, 2017 9:19 pm


Michael. Hayır, kendisiyle hiç tanışmamıştım. Belki de bakanlıkta geçirdiğim uzun günlerden birisinde görmüş olmalıyım, diye düşündüm. Tabi eğer bir büyücüyse... "Okulun açılmasına yakın burada olduğunuza göre acaba yeni profesör siz misiniz? Torunum şuan orada okuyor ve bana uçuş dersinde açık olduğunu söylemişti." Bingo! Adamın büyücü olduğunu biliyordum. Biraz rahatlayarak, birazda gerilerek başımla küçük bir onaylama hareketi yaptım. Yeni profesör olduğumu bilmesi pek şaşılacak bir şey değildi, beni şaşırtan branşımı bilmiş olmasıydı. Bildiğim kadarıyla uçuş dışında bir kaç kadro daha boştu. Bunu düşünmemeyi tercih ettim. Yüzündeki kendinden emin tavır nüfuzlu birisi olduğunu belli ediyordu. O sırada Micheal'ın bakışları dalmış ve yüzüne küçük bir gülümseme yayılmıştı. Ne düşünüyordu acaba? Ashton boğazını temizleyerek sessizliğimizi böldüğünde tabaklarımızı yerleştirmiş ve şaraplarımızı da doldurmuştu. İşini bitirdiğinde küçük bir gülümseme göndermiş ve arkasını dönerek uzaklaşmıştı. "Yeni birileriyle tanışmanın büyüleyici bir tecrübe olduğunu düşünmüşümdür. Yaşla ilgisi yok bunun. Yaşlı insanlar çok daha bilge oluyorlar ve benim gibi genç insanların sık sık onların görüşüne başvurması gerektiği kanısındayım. Ayrıca kaç yaşında olabilirsiniz ki? Son derece genç gözüküyorsunuz." dedim gülümseyerek. Gerçekten de yaşlı sınıfına sokamayacağım kadar genç gözüküyordu. Sakallarının arkasında saklanmış kırışıklıklar da olmasa kırktan fazla diyemezdim. "Sizin içinde sakıncası yoksa, sizin bilgilerinizle de kendime bir şeyler katabilir miyim? Çok şey görmüş geçirmiş birisine benziyorsunuz. Muazzam deneyimleriniz olduğuna eminim." Hevesle karşımdaki adama baktım. İçimdeki öğrenme aşkını yanlış anlamayacağını umarak bana bir kaç hayat dersi vermesini bekledim. "Umarım beni yanlış anlamazsınız."


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Steven Michael Black
Kaçak & Karanlık Lord
Kaçak & Karanlık Lord
avatar

Rp Yaşı : 50
Mesaj Sayısı : 244
Gerçek Adı : Steven

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Perş. Şub. 16, 2017 10:33 pm


Tabağındaki güzel deniz ürünlerini seyretti bir süre. Yayılan kokuların ne kadar hoş olduğunu düşünürken bardağındaki şaraptan bir yudum aldı. Bakışlarını ara sıra karşısındaki genç kadına çevirerek yemeğinin tadına baktı. Kesinlikle buraya gelmesine değecek kadar güzeldi. Gerçi buraya yemek için gelmemişti. İngiltere de ölmesi gereken bir avuç seherbaz olduğuna karar verip, bu konu da görevlendirdiği diğer ırklardan olan yaratıklarını kontrole gelmişti sadece. "Yeni birileriyle tanışmanın büyüleyici bir tecrübe olduğunu düşünmüşümdür. Yaşla ilgisi yok bunun. Yaşlı insanlar çok daha bilge oluyorlar ve benim gibi genç insanların sık sık onların görüşüne başvurması gerektiği kanısındayım. Ayrıca kaç yaşında olabilirsiniz ki? Son derece genç gözüküyorsunuz." Gerçekten de tanımıyor gözüküyordu. Steven ağzındaki lokmayı yuttuktan sonra gülümsedi cevap vermeden. Kızın konuşmasına devam edeceğini hissedivermişti. "Sizin içinde sakıncası yoksa, sizin bilgilerinizle de kendime bir şeyler katabilir miyim? Çok şey görmüş geçirmiş birisine benziyorsunuz. Muazzam deneyimleriniz olduğuna eminim. Umarım beni yanlış anlamazsınız." Engin bilgilerinin hangi birini anlatmalıydı? Bir atadamla ile yapılacak en güzel ve güvenli muhabbeti mi yoksa bir vampirin kanınızı içme isteğini bastıracak bitkilerden mi? Belki de deniz kızlarının zayıf noktalarını anlatmalıydı? Bilmemesi gereken bir sürü bilgiye sahip olduğundan zaten herkes Steven'ı bu kadar tehlikeli buluyordu ya! Halbuki başta bakan olmasını isteyenlerden bir orduya sahipti. Şimdi içeriğindeki büyücü sayısı azalsa da aşağı yukarı hala aynı büyüklükte bir destek kuvveti vardı. Tam savaş çıkarıp sonra da onu bastıracak güçtü bu. "Aslında o kadar da bilgiye sahip değilim Bayan Constance. Ayrıca yaşım konusunda yaptığını latife beni çok mutlu etti, teşekkür ederim. Peki, yaşanan yılla beraber büyüyen bilgi birikimi sizi daha bilge biri yapar mı ki? Sonuçta bu kısa yaşamımızda dünyada var olan bilgilerin yüzde kaçına sahip olabiliriz?" Steven, felsefi konularda konuşmayı çok severdi lakin karşısında eğer zamanında olmuş olsaydı kızının yaşında olabilecek biri vardı. Yapayalnız ölecek olmasına içten içe kendisini üzen bir durumdu. Tabi tüm yaşamını var olan kaosu düzenle değiştirmek için feda etmişti. Sonuçta önemli olan dengeydi. "Sizi garip konuşmalarımla sıkmak istemem. Asıl siz biraz kendinizden bahsedin lütfen. Profesörlük hep istediğiniz bir meslek miydi?" Yemeğinden biraz daha yedikten sonra bardağına uzandı her zamanki rahat tavrıyla. Halbuki karşısındakine belli etmeden en az yirmi defa kafeyi gözleriyle taramıştı.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

taktikyokbambam:
 
demekceliabaşkasınavardı:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   C.tesi Şub. 18, 2017 5:09 pm


"Aslında o kadar da bilgiye sahip değilim Bayan Constance. Ayrıca yaşım konusunda yaptığınız latife beni çok mutlu etti, teşekkür ederim. Peki, yaşanan yılla beraber büyüyen bilgi birikimi sizi daha bilge biri yapar mı ki? Sonuçta bu kısa yaşamımızda dünyada var olan bilgilerin yüzde kaçına sahip olabiliriz?" Haklıydı. Evrende sonsuz bilgi vardı ve insan ömrü kısacıktı. Ömrüne bu bilgilerin ne kadarını sığdırabilirdi ki bir insan. Yemeğimden bir çatal ağzıma atıp, şarabımdan bir yudum aldım. "Sizi garip konuşmalarımla sıkmak istemem. Asıl siz biraz kendinizden bahsedin lütfen. Profesörlük hep istediğiniz bir meslek miydi?" Gülümserken başımla oynadım. "Hogwarts'da okurken üç yıl boyunca takım kaptanlığı yaptım. Son yıl sınava hazırlanırken hayatımı Quidditch üzerine kurmak istediğimi fark ettim. Bu yüzden stajım için Bakanlığa başvurdum. Kabul edildim ve iki yılımı Sihirli Oyunlar ve Sporlar Dairesi'nde geçirdim. Stajım bittiğinde birkaç yılımı Wigtown Wanderers'da vuruculuk yaparak geçirdim. Bu iki yıldır da boşum. Maçlara gidiyorum, oyuncularla çekildiğim fotoğrafları, aldığım imzaları biriktirdiğim bir koleksiyon yapıyorum. Profesörlük birkaç ay önce aklıma giren bir şeydi. Erkek arkadaşım Hogwarts'da uçuş profesörünün işini bıraktığını söyledi. Bende şansımı denemek için başvurdum ve kabul edildim. Öğrencilere bu sporu öğretmek heyecan verici olacak." Bir sürü gereksiz bilgi verdiğimi düşünerek biraz utandım. Sonuçta herkes karşısındaki insan hakkında bu kadar şey bilmek istemezdi. "Kusura bakmayın. Bazen kendimi engelleyemiyor ve çok konuşuyorum." Şarabımdan bir yudum alırken olduğum yere biraz sindim. Utanmıştım. Umarım Bay Michael geveze insanlara karşı bir tepki duymuyordur, diye düşünürken karşımdaki adama hafifçe gülümsedim.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Steven Michael Black
Kaçak & Karanlık Lord
Kaçak & Karanlık Lord
avatar

Rp Yaşı : 50
Mesaj Sayısı : 244
Gerçek Adı : Steven

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   C.tesi Şub. 18, 2017 6:16 pm


Karşısındaki kızın keyifle başını salladığını görünce yemeğini acilen bitirmesi gerektiği geldi aklına. Arka taraftaki duvarda asılı duran saate baktı belli etmeden. Zaman azalmıştı. Yaklaşık yirmi sekiz dakikası vardı bulunması gereken noktaya gitmek için. "Hogwarts'da okurken üç yıl boyunca takım kaptanlığı yaptım. Son yıl sınava hazırlanırken hayatımı Quidditch üzerine kurmak istediğimi fark ettim. Bu yüzden stajım için Bakanlığa başvurdum...  Erkek arkadaşım Hogwarts'da uçuş profesörünün işini bıraktığını söyledi. Bende şansımı denemek için başvurdum ve kabul edildim. Öğrencilere bu sporu öğretmek heyecan verici olacak." Erkek arkadaşı mı vardı? Steven uzun konuşmasının büyük bir kısmını biliyordu zaten. Sonuçta bir şeyleri bilmek onun işiydi. Sadece son cümlesinden emin olamamıştı. Kimdi ki bahsettiği kişi? Dosyasında gördüğünü anımsamıyordu. Demek ki adamlarını ellerinde var olan bilgilerin güncellenmesi için yollamalıydı. Ortalık biraz karışacaktı ama başka yol göremiyordu. "Kusura bakmayın. Bazen kendimi engelleyemiyor ve çok konuşuyorum." Onun birden utanıp arkasında yaslanmasına baktı. Konuşması sıkmamıştı. Daha çok geç kalıyor oluşu onu rahatsız etmişti. Genç kız konuşurken yemeğinin sonuna gelmişti zaten. Bardağındaki şaraptan da son bir yudum alıp elini kaldırdı garsonu çağırmak için. "Aslında çok mutlu ettiniz beni gelip yemeğinizi benimle yiyerek. Yoksa yapayalnız ve sıkıcı bir öğün olacaktı. Yalnız bu güzel sohbete dalarak saati unutmuşum. Yarım saat içinde olmam gereken bir yer var. Eğer vaktim olsaydı sizin gibi güzel bir bayanla akşama kadar konuşmak isterdim." Garson geldiğinde ikisinin de hesabını ödeyip üzerine yüklü bir bahşiş bıraktı. Sonuçta yediği yemek böyle bir parayı hak edecek kadar lezzetliydi. Garson ortadan kaybolduktan sonra gülümseyerek utangaç bakışlar atan genç kıza döndü. "Yeni işinizde başarılar diliyorum. Öğrencilerinizin çok şanslı olduklarını söylemeden geçemeyeceğim. Sevdiğiniz işi devam ettirmeniz harika. Şimdi iyi günler diliyorum size." Tekrar saate baktı. Üzerini düzeltip sandalyesinden kalktı. Başıyla selam verdikten sonra çıkışa doğru gayet sakin bir tavırla ilerledi. Bir yandan da tahmin etmediği bu güzel karşılaşmanın işine ne kadar yaradığını düşünüyordu. Yapılacaklar listesine sekiz plan daha ekledi kalabalığa karışırken.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

taktikyokbambam:
 
demekceliabaşkasınavardı:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Constance Claudel
Uçuş Profesörü
Uçuş Profesörü
avatar

Rp Yaşı : 25
Mesaj Sayısı : 54
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   Çarş. Şub. 22, 2017 9:59 pm


Bay Michael ben konuşurken yemeğini bitirmiş ve sakince arkasına yaslanmıştı. Fakat bakışlarında kısa bir süreliğine bir rahatsız olma hissetmiştim. O kadar çok konuşmuştum ki, tanımadığım bir yabancıyı bile bezdirmeyi başarmıştım. Karşımdaki adam şarabından bir yudum daha alıp elini kaldırdı. Ashton elinde hesapla gelirken hafifçe kaşlarım çatıldı. Demek adamı burayı terk edebileceği kadar çok sıkmıştım. Aynı saniye adam bana döndüğünde yüzüme hızlıca bir gülümseme yayılmıştı. "Aslında çok mutlu ettiniz beni gelip yemeğinizi benimle yiyerek. Yoksa yapayalnız ve sıkıcı bir öğün olacaktı. Yalnız bu güzel sohbete dalarak saati unutmuşum. Yarım saat içinde olmam gereken bir yer var. Eğer vaktim olsaydı sizin gibi güzel bir bayanla akşama kadar konuşmak isterdim." Demek sorun konuşmam değildi. Ashton geldiğinde, Bay Micheal itiraz etmeme fırsat bile bırakmadan ödemiş ve üzerine de görebildiğim kadarıyla yüklü bir miktar bahşiş bırakmıştı. Bu beni utandırmıştı. Yüzümdeki sevimli gülümseme yerini utangaç olana bıraktı. "Yeni işinizde başarılar diliyorum. Öğrencilerinizin çok şanslı olduklarını söylemeden geçemeyeceğim. Sevdiğiniz işi devam ettirmeniz harika. Şimdi iyi günler diliyorum size." Elimi hafifçe kaldırıp salladım. "Yemek ve güzel muhabbet için, ayrıca iyi dileklerini için teşekkürler Bay Michael. Size de iyi günler." Baş selamına aynı şekilde karşılık verdiğimde hızlı adımlarla kafeden çıktı. Ashton boşları toparlamak için tekrar yanıma geldiğinde gülümsüyordu. "Bay Black harika bir insandır, umarım anlaşabilmişsinizdir." Başımı sallayarak onu onayladığımda şarabımın son yudumunu içtim. "Evet, anlaşabildik. Gayet iyi bir beyefendiye benziyor." Ashton aldığı onay ve boş tabaklarla masadan uzaklaştığında çantama uzandım. Bay Black harika bir insandır. Bay Black... Michael Black. Gözlerim şaşkınlıkla açılırken hızla az önce çıktığı ve gözden kaybolduğu yere baktım. Steven Michael Black, nam-ı diğer Karanlık Lord... Bakanlık'ta herkes onu ararken, burunlarının dibine kadar girip, rahatça takılabiliyor muydu? Asıl sorun... Ben yaklaşık bir saattir onunla mı konuşuyordum? Şimdi ne yapacaktım?

SON


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Gerçekten mi?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Gerçekten mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Gerçekçi bebekler...
» Twilight'ın Esas Kızı Kristen Stewart
» WWE Tüm Güreşçilerin Gerçek İsmi!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Mekanlar :: Londra-