AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 after years of suffering

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
De Boule
Bakan Müsteşarı
Bakan Müsteşarı
avatar

Rp Yaşı : 30
Mesaj Sayısı : 108
Gerçek Adı : Cihan.
Yaş : 21

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: after years of suffering   Cuma Ocak 20, 2017 5:53 pm



Mekan: Godric's Hollow Mezarlığı
Tarih&Saat: 20.01.1996 - gece 01:00 suları
Karakterler: De Boule - NPC(annesi)


Hissediyordu. Karanlığın soğukla dansını. Buz gibi bir hava, etraf bembeyaz karla bürünmüş. Gecenin karanlığı bile bu beyazı söndüremiyordu. Godric’s Hollow; her yıl burayı ziyaret ederdi. İki kardeşinin ölümünden beri.  Babasının aptal büyü denemeleri yüzünden kaybetmişti kardeşlerini. Annesi zaten babasından şiddet gördüğü için onları terk etmiş ve bir daha asla arayıp sormamıştı. Böyle bir ailede tek kendisinin çaba sarf etmesi büyük bir mucizeydi. Babası yeni bir iksir hazırlarken çıkan yangında ölmüştü. O yangından evini bile kaybetmişti. Geri kalan kardeşleriyle bir yetimhane de büyüdü. Annesi yaşıyor muydu, yoksa ölü müydü? Bilmiyordu bile. Bu onun için acınası bir durumdu. Annesini görmediği için zihnindeki anne silueti  ve anıları bile birer birer zamanın için de kayboluyordu. Gecenin soğuğu damarlarına işliyordu. Büyücü Mezarlığı’nın önüne geldiğinde durakladı. Ne zaman buraya girse içi sızlıyordu. De kardeşlerine çok bağlıydı. Onlara kendilerini koruyacağına dair söz vermişti ama yapamamıştı. Bunları düşündükçe vücudunun sol üst yanında her zaman bir sızlama hissederdi. Bunun için her zaman kendini suçlamış ve suçlamaya devam edecekti. Çünkü aklanabilmesi için artık bir yol yoktu. Gecenin karanlığına bir de sessizlik eşlik ediyordu. Artık mezarlığa girme zamanıydı. İçeri girdi ve ilerlemeye başladı. Biraz ilerledikten sonra durdu. Kardeşlerinin mezarları başında siyah bir pelerine bürünmüş bir kadın duruyordu. Ağlıyordu hem de hıçkırarak. De görmeye çalışıyordu. Ama kadının arkası dönüktü. Kim olduğunu kestiremiyordu. Cübbesinden asasını çıkardı. Yavaşça mezarlığa doğru ilerledi. Kadın De’nin geldiğini sezmişti ki asasını çıkarır çıkarmaz De “Expeliarmus” diye kükredi. Gecenin sessizliğinde büyük bir yankı yapmıştı. Büyünün isabet etmesi ile kadının asası alamayacağı kadar uzağa fırladı. “Kimsin ve burada ne işin var?” De düşünüyordu kim olabilir diye ama aklına kimse gelmiyordu. Çünkü kimseleri yoktu. De yedi kardeşlerdi ve hepsi erkekti. Gördüğü kadının ailesinden biri olması imkansızdı. Kadın sessizliğini koruyordu. Ne zaman cevap vereceğini merak ediyordu De. Saçından ayaklarına kadar süzmüştü De ama gerçekten onu tanımıyordu. Kadın nihayet sessizliğini bozmuştu. “De” Merlin’in sakalı! Bu kadın nerden biliyordu adımı diye düşünmekten alı koyamadı kendini De. Fazla düşünce beyine zarar diyerekten kadına sormayı tercih etti. “İsmimi nerden biliyorsun?”. De sorusunun cevabını meraklı bir şekilde bekliyordu. Kadın pelerinin baş kısmından tutup açtı. “Ben senin annenim.” dedi. De’un eli ayağı titremeye başladı. Ne diyeceğini bilmiyordu. Sinir boşalmasından dolayı kadının yüzünü bulanık bir halde görüyordu. Sanki çevredeki her şey De’nin ayağının altından kayıyormuş gibiydi. “Ne? Nasıl olur?” diyebildi sadece. Kadın De’a doğu bir adım attığı sıra da De geri çekildi. Asasını indirmişti. Canı yanıyordu. Yıllardır görmediği, kendilerini o pislik adamla yalnız bıraktığı kadın karşısında duruyordu. Gözleri dolmaya başladı. Neredeyse çocuk gibi ağlayacaktı. “Lütfen De yapma. Biliyorum kızgınsın bana-“ Daha fazla konuşmasına izin vermedi De “Yeter duymak istemiyorum. Neden? Anne neden bıraktın bizi? Giderken bizi de alabilirdin. Neden o pislik adamın ellerine bıraktın? Ha! Bunları cevaplayabilecek misin? Bizleri bu adama bıraktığın için öldüler. Onları koruyamadım. Ne senden ne de o iğrenç adamdan!” Sinirden neler söylediğinin farkında değildi. Oysa şimdi annesini karşısında görüyordu ama hiçbir şey yapmıyordu. Çünkü canı daha çok yanmaya başlamıştı. Aylarca hatta yıllarca bu anın hayalini kuruyordu. Ne yapacağını, ne diyeceğini bilmiyordu. Ürkek bir çocuk gibi geri adım atıyordu. Kadın hıçkırarak ağlamaya başlamıştı. Cevap veremiyordu belli ki. Canını çok mu yakmıştı acaba? Biran duraksadı. Yıkılmak üzereydi kadın. De olduğu yerden kımıldamıyordu. Kadını süzüyordu. “Böyle olmasını sen istedin. Senin yüzünden böyleyiz. Üzgünüm ama bir daha asla karşıma çıkma!” dedi. Gözlerinden birkaç damla yaş sakallarından aşağı doğru süzüldü. Eliyler gözündeki yaşları sildi. Birkaç geri adım daha attı ve arkasını dönüp hızlı adımlarla kapıya yönelirken asasını salladı ve cisimlendi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

after years of suffering

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Mekanlar :: Londra :: Godric's Hollow-