AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Emerald Jade Myers

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Emerald Jade Myers
V. Sınıf
V. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 72
Gerçek Adı : Yağmur
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Emerald Jade Myers   Paz Ocak 15, 2017 9:41 pm


    Ad-Soyad: Emerald Jade Myers
    Diğer karakterleriniz: -Karakteriniz
    1. Seçilmek istediğiniz bina(-lar):  Ravenclaw Slytherin
    2. Sınıf: V.Sınıf
    3. Kan Durumu: Safkan
    4. Karakteriniz ve Geçmişi: Daha sonra düzenlenecek.
    5. Güçlü: İksir
    6. Zayıf: Biçim Değiştirme
    Örnek Roleplay:
    Erkenden uyanmıştı o gün genç adam. Katılması gereken bir çalışması yoktu, izinliydi bu hafta. Ailesiyle vakit geçirmek için izin almıştı. Kız kardeşinin doğum günü geliyordu ve onu aylardır görmüyordu. Onun için büyük bir parti düzenliyordu arkadaşları. Fakat kızın istediği tek şey, ağabeyini görmekti. Şu bir hafta başka hiçbir şey ile ilgilenmeyecek sadece onunla zaman geçirecekti. Öyle de yapıyordu. Ağabeyi geldiğinden beri geçen üç günde ondan başka hiçbir şey ile ilgilenmemiş, hiç kimseyi görmemişti. O günkü planı ise, üç gündür ağabeyinin yardımlarıyla kullanmayı iyice öğrendiği arabanın direksiyonunun başına oturmaktı. Bu gün uzun bir yolculuk yapmak istiyordu. En azından birkaç saat boyunca sürmek istiyordu. Bu düşünce ile çıkmışlardı o gün yola. Önce dışarıda güzel bir akşam yemeği yemişlerdi birlikte. Hemen ardından ise kızın rahatça sürebileceği bir yerlere götürmüştü arabasını. Anahtarları ona teslim etmeden önce ise güzel bir nutuk çekmişti kız kardeşine. Bir yanı arabayı ona teslim etmeden önce birkaç gün daha beklemesini söylüyordu ama diğer yanı kız kardeşinin bu hevesli halini kıramıyordu. Elbette ağır basan, her zaman olduğu gibi onu kıramayan tarafı olmuştu. Kız kardeşi sürücü koltuğuna yerleştikten sonra kendisi de hemen yanındaki koltuğa oturdu. Sadece yarım saat, diye geçirdi içinden. Yarım saat sürmesine izin verecek hemen ardından ise kontrolü tekrar kendi eline alarak eve gidecekti. Ama işler beklediği gibi gitmedi. Kız gerçekten iyi kullanıyordu arabayı. Gösterdiği, öğrettiği ne varsa hepsini eksiksiz uyguluyordu. Hatta üzerindeki gerginliği attığı gibi müzik çalara uzanarak güzel bir müzik bile açmıştı. İkisi birlikte şarkıya eşlik ederlerken ışıklara yaklaşmışlardı. Işığın kırmızıya dönmesine kalan süreyi gözüne kestiren kız biraz daha gaza bastı. Kırmızı ışıkta durmak istemiyordu. Aslında hızlanmasa bile rahatça geçebileceği bir süreydi kalan. Fakat boş olan yolda biraz kendisini denemek istemişti. Işığı geçtikleri anda ise sol taraflarındaki yoldan, kırmızı yandığı halde yavaşlamadan gelen tır arabaya çarpmıştı. Çarpmanın şiddetiyle araba taklalar atmaya başlamışken sadece birkaç saniye için kız kardeşinin çığlığını duymuştu. Adamın gözleri kapalıydı. Kaçıncı taklayı atmışlardı, bilmiyordu. Ama en sonunda durabildiklerinde çarptığı başı ağrımaya başlamıştı. Acıyan kolundan ise birkaç cam parçasının etine saplandığını anlamıştı. Hızlıca durumunu değerlendirdikten sonra ucuz atlattığını anlamıştı. Sadece birkaç kesik gibi duruyordu. Gözlerini yavaşça araladığında arabanın ters durduğunu fark etti. Karşısındaki camdan kendilerine çarpan tır şoförünün elinde telefon, hızla kendilerine doğru koştuğunu gördü. Dikkatlice boynunu oynatarak kız kardeşine döndüğünde gördükleri karşısında ne yapacağını şaşırmıştı. Kızın yüzü kandan gözükmüyordu. Berbat haldeydi ve baygındı. Çarpmanın etkisiyle bilinci kapanmış olmalı, diye düşünürken ismini bağırmaktan kendini alamadı. “Thaisa! Thaisa, uyan. Thaisa!” Uyanmıyordu. Dışarıdan kapı zorlanmaya başlamışken göz yaşlarına hakim olamadı ve ağlamaya başladı. Kapı aralandığında adama ambulans çağırması için bağırdı fakat onun verdiği cevabı duymuyordu bile. Canı acıyordu ama vücudundaki kesikler kız kardeşine bir şey olabileceği korkusundan daha çok acıtmıyordu. Onlara katlanabilirdi. Emniyet kemerinden kurtulduğunda kıza uzandı. Nabzını kontrol etmeli, hala yaşadığından, nefes aldığından emin olmalıydı. Parmaklarını kızın boynuna bastırdığında düşükte olsa hissettiği nabızlarla birlikte ağlaması daha da şiddetlendi. “Lütfen ölme, lütfen ölme Thaisa, lütfen.” Diye fısıldarken ambulansın sesini duymaya başlamıştı. Gözleri kapanırken kız kardeşinin elini tuttu. “Ölmene izin vermeyeceğim, benim yüzümden ölmene izin vermeyeceğim. Ölmeyeceksin Thaisa, bu gün değil, bu gün değil…”Saatler sonra kendisi bir odada bilinci kapalı şekilde uyurken, kız kardeşinin ameliyatından çıkan doktor sıkıntılıydı. Ailenin yarısı üst katta oğlanın odasının önündeyken, diğer yarısı ameliyathane önünde bekliyordu. Doktoru gördüklerinde hemen etrafını sarmışlardı. Doktor ise hiçbiriyle göz göze gelemiyordu. “Kızımın durumu nasıl doktor bey?” Doktorun bakışları istemsizce, konuşan kişiyi, kızın babasını buldu. “Kızınız çok fazla kan kaybetmişti. Kan bulmak zor olmadı fakat kanamasını durdurmak bizim için çok zor oldu. Ama en zoru ve riskli olan kısmı beynine aldığı hasarı tespit etmek ve kalbine çok yakın yere saplanmış olan büyük parçaları çıkartmaya çalışmaktı. Bunu nasıl söylerim bilmiyorum…” dedikten sonra karşısındaki kalabalığa göz gezdirdi. “Thaisa, komaya girdi. Kızınız hala yaşıyor, evet. Fakat bundan sonrası için size garanti veremiyorum. Ne olacağını zaman gösterecek…” Ailenin yüzünde oluşan ifadeyi gördükten sonra daha fazla konuşamayacağını fark etti ve diğer kardeşin kontrollerini yapmak için oradan uzaklaştı. Aileyi atlatmıştı, evet. Peki, uyanacak olan ağabeye nasıl açıklama yapacak, bu durumu ona nasıl anlatacaktı?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Emerald Jade Myers

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Peron 9¾ :: Rütbe Başvurusu :: Seçmen Şapka-