AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 locked out of heaven.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Christen Austen



Mesaj Sayısı : 110

MesajKonu: locked out of heaven.   Çarş. Haz. 05, 2013 9:11 pm

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christen Austen



Mesaj Sayısı : 110

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   Çarş. Haz. 05, 2013 9:38 pm

    “Yapma be, kanka! O kızın sana aşık olduğundan, yakışıklı olduğum kadar emindim.” Ellerini arkasında birleştirmiş, sağ elinin işaret ve orta parmağını kenetlenmiş duruma getirmişti. İnançlarından olsa gerek, her yalan söylediğinde bunu yapma ihtiyacı duyardı. Sonuçta hiçbir şeyden yakışıklı olduğu kadar emin olamazdı. Hele de bu tiple, at yarışlarında sadece güzelliğiyle bütün herkesi devirebilecek bir kıza yazmaya çalışıyordu. Hatun, at gibiydi yahu! ‘Sersem..’ Sol kolunu, oldukça üzgün gözüken arkadaşının boynuna atıktan sonra genç adamın yüzünü dikkatle süzmeye başladı. ‘Merlin.. Bazı insanlar için çok üzülüyorum. Ne biliyim, ben gibi mükemmel bir arkadaşları var, sürekli reddediliyorlar. Benimse tek rakibim çikolata.’ İçindeki egoist tavrı daha fazla sürdüremeyeceğini anladığında, gerçek bir dost gibi genç adamı neşelendirmeye çalışmaya karar verdi. “Kanka sana kız mı yok yahu? Bak mesela,” sağ elinin işaret parmağını karşıdaki Gryffindor topluluğunu uzattı ve gözlerini topluluğa odakladı. “sana şu kızılımsı varlığı yapabiliriz.” Kendilerine bakmakta olan genç kızı görünce elini refleks olarak yere indirdi ve arkadaşına sıçtık bakışı attıktan sonra hala kendilerine bakmakta olan ‘kızıl’a gözlerini çevirdi. “Hasss, dostum.” Başını yana çevirdiğinde arkadaşının çoktan topuklamış olduğunu, hemen ardından da genç kızın kendisine doğru geldiğini gördü. “İbne..” Genç kız kendisine yaklaştığında, eliyle başının üstünü kaşıyarak olayla ilgilenmiyor görüntüsü vermeye çalışmıştı. Bu yakışıklılıkla ne kadar oluyorsa tabii.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   Çarş. Haz. 05, 2013 9:58 pm

    "Ay yapmayın lütfen! Onlar mı? Pfff." Aleks kendi binasından birkaç kızın yakışıklılardan oluşan bir Hufflepuff grubundaki erkeklere gülüşerek bakmaları Aleks'i deli ediyordu doğrusu. Pekala, aralarında son derece hoşlandığı bir çocuk olabilirdi, bu da Aleks'e koyabilirdi ancak bunu onlara söyleyip, onlar gibi davranmanın anlamı yoktu değil mi? Gruba sırtını döndü ve kollarını göğsünde birleştirerek bilmiş tavrını takındı. "İnanın bana kızlar, onlar bunu yapmaya değmez. Hepsi kalp kırmanın marifet olduğunu sanan maloşlar." Etrafındaki kızların önce yüzleri düştü, ardından şaşkınlıkla kalkan kaşlar, Aleks'in dönüp gruba bakma ihtiyacı duymasına neden oldu. Christen, hani şu deli gibi hoşlandığı ama kimseye bahsetmediği çocuk, parmağını ona doğrultmuştu, ancak geriye grup diye bir şey de kalmamıştı. Tuhaf. Aleks kaşlarını çattı ve hemen önüne döndü. Yüzünün kızarmasına izin verme, verme, verme! En yakınındaki kıza döndü ve "Beni mi işaret ediyor o? Hala ediyor mu? Of." Ancak kızlar sürekli Aleks'i nasıl kıskandıklarından, ne denli şanslı olduğundan bahsediyorlardı. Aleksandra oflayarak tekrar döndü ve kolunu indirmiş, sanki az önce parmağını ona doğrultmuyormuş gibi davranan Christen'a doğru yürümeye başladı. Bu nasıl bi' kafaydı ya?

    Aleks'in ona doğru gelişini hiçbir şekilde umursamayan Christen'a içinden küfürler ederek dudaklarını birbirine bastırdı Aleks. O sırada yaptıklarının hiçbiri iradesi dahilinde değildi, sanki onu, beynini kontrol eden bir şey vardı da bunları yaptırıyordu. Aleks asla Christen'ın yanına gidebilecek tipte biri değildi, asla. Tamam, herkes onu deliliği ve beklenmedik hareketleri ile tanırdı Hogwarts'da, ama bu kadarı çok fazlaydı canım! Bu bir kız-erkek ilişkisi meselesiydi, yani delilik, çılgınlık, kendine güven gibi şeyler puf! diye yok oluyorlardı. "Şey... Bir sorun mu var?" dedi Aleks fazla iyimser ve arkadaşça bir sesle. "Beni işaret ediyordun da." Aleksandra içinden küfürler etmeye devam ederek Christen'a baktı. Of, neden bu kadar yakışıklı biri tıpkı göründüğü gibi davranamıyordu ki? Hiçbir şeyi siklememek kesinlikle çok boktan bir şeydi. Mel'in aşık hallerine hep gülerdi Aleks ve onu taklit edip dururdu. Ancak artık kendisi de arkadaşı gibi olmuştu. Güzel. Artık taklit etmeme gerek kalmadı!

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christen Austen



Mesaj Sayısı : 110

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   Perş. Haz. 06, 2013 12:02 am

    Genç kızdan beklediği şey tokat olmasına rağmen, genç kızın şebek yüzüne dayanamayıp o tokatı yapıştıramayacağını biliyordu. Küçüklükten gelen özgüveni bazen, hatta çoğu zaman can sıkıcı bir hal alıyordu. Bunu farkındaydı fakat böyle olması gerekiyordu. Çünkü.. Böyle olmalıydı işte. Genç kız, genç adamın yanına geldiğinde “Şey... Bir sorun mu var?” dedi sakin ses tonuyla. Alnına düşen kızıl saçları, yeşil gözlerini genç adamdan saklıyordu sanki. Sanki, o gözlere bakarsa bitecekmiş gibiydi. Genç kızın söylediklerine cevap vermeyi umursamadan, gözlerini genç kızın yüzüne odakladı. “Beni işaret ediyordun da.” Genç kız kafasını kaldırıp genç adamın yüzüne bakar bakmaz, genç adam gözlerini kızın gözlerinden aniden kaçırıvermişti. ‘Budala Christen. Kendine gel!’ Kendini toparlaması saniyelerini almıştı. Eski haline döner dönmez bir elini kot pantolonun cebine soktu, diğer elini ise genç kızın narin ellerine doğru uzattı. “Ben de tanıştığıma memnun oldum güzel bayan.” Pantolonunun cebine soktuğu elini çıkararak yan tarafı işaret etti ve “Dostum sizi çok beğendiğini söyledi. Ben de bunun şaka olup olmadığını sordum, haliyle. Sonuçta siz ve o.. Çok absürt!” Genç kıza züppe bir gülümseme atarken, genç kızın düşüncelerini okumaya çalışıyordu. ‘Ne yani, beni mi eziyor bu?’ yorumunu yapabilirdi, bu masum yorum ancak bu masum görüntüden çıkabilirdi. Ama Christen’ı tanıyan biri; bir kıza böyle davranmayacağını, aksine kızla yakından ilgileneceğini bilirdi. Şuan bunu yapmayacaktı ve bunun tek sebebi vardı: Piçlik.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   Perş. Haz. 06, 2013 12:24 am

    Christen Aleks'e elini uzattığında, genç kız şaşkınlıkla gözlerini genç adamın eline dikti. "Ben de tanıştığıma memnun oldum güzel bayan." Güzel bayan. Aleksandra daha sonra yatakhaneye gittiği zaman, Christen ona 'güzel bayan' dediği için bir mutluluk dansı yapacaktı ancak şimdi, burada son derece mesafeli ve havalı görünmeliydi. "Dostum sizi çok beğendiğini söyledi. Ben de bunun şaka olup olmadığını sordum, haliyle. Sonuçta siz ve o.. Çok absürt!" Aleksandra yüzünün hemen asıldığının farkındaydı, ancak engel olamıyordu işte. Onca dakikadır, Christen'ın ondan hoşlanabileceğini, ona ilgi duyabileceğini düşünerek umutlanmıştı ve her zamanki gibi, umutları suya düşmüştü. Dostum sizi çok beğendiğini söyledi. Aleks başını öne eğdi ve yutkundu, gözleri dolmuştu ve bu sinirlenmesine neden olmuştu. Hadi ama, böyle bir durumda, böyle bir yerde ağlayamazdı. Ağlayamazdı! Derin, titrek bir nefes aldı Aleks ve yüzüne bir gülümseme yerleştirdi, her zaman yaptığı gibi. Ne zaman acı çekse bir maske gibi yüzüne taktığı o gülümseme, Aleks'in kalkanı. Oysa uzun zamandır ihtiyaç duymamıştı ona, uzun zamandır her şey o kadar yolundaydı ki. Maskenin Aleks'le alay edercesine kahkaha attığını duyabiliyordu genç kız. Sen bana muhtaçsın... Benden kaçabileceğini, kurtulabileceğini mi sandın? Zavallısın Aleksandra Targaryen. Zavallı. Dudaklarını ısırdı Aleks ve 'Hayır, değilim!' diye bağırmamak için kendini zor tutarak Christen'ın hala ona uzatmakta olduğu elini tuttu.

    "Şey... Ben senin kim olduğunu biliyorum." Yüzünü buruşturdu Aleks ve konuşmaya devam etmekten başka çaresi olmadığını hatırladığında, zaten artık her şeyin çok geç olduğunun fark ederek devam etti. "Yani, sen belki benim ismimi bilmiyorsundur ama... Ben seninkini biliyorum, o yüzden de tanışma faslını gerek görmedim." Yutkundu ve Christen'ın elini bıraktı Aleks, ellerini ceplerine soktu. Orada daha fazla durmasının hiçbir anlamı kalmadığının farkına varmıştı bir anda, ancak gitmek de istemiyordu. Giderse her şeyi kaybedecekti, tüm şansını, tüm hayallerini. "Ayrıca belli ki sen de beni tanıyorsun, herhangi birinin benimle birlikte olursa bunun son derece absürt olacağı yorumunu yapamazdın yoksa." Gülümsedi Aleks ve başını başka tarafa çevirdi. Resmen bir kabusun içindeydi, kontrol edemediği lanet olası bir kabus.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christen Austen



Mesaj Sayısı : 110

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   C.tesi Haz. 08, 2013 2:07 pm

    Genç kız başını öne eğdiğinde, genç adam suçluluk duygusuyla dudaklarını emmeye başladı. Başını kaldırdığında yüzündeki gülümseme genç adamın az da olsa rahatlamasına neden olmuştu. Gözlerindeki mükemmel gülümseme ise oldukça sönük ve buğuluydu. Vakumladığı dudaklarını bir an için serbest bıraktı ve genç kızın kendisine uzattığı eli sıkıca kavradı. Oldukça sıcak ve yumuşak olan doku, genç adamın hücrelerini harekete sokmuştu bile. Tüylerinden başka bir yerinin de diken diken(!) olduğunu hissettiğinde iç sesi ona seslenmeye başlamıştı. ‘Nah sana Chris. Nah bulursun.’ Boğazını temizleme efekti vererek içindeki baskın duyguyu bastırmaya çalıştı, hemen ardından da genç kıza döndü tekrar. “Şey... Ben senin kim olduğunu biliyorum.” Her zamanki can yakan gülümsemesiyle genç kıza karşılık verdi. Şuan zaten yeterince belirgin olan egosunu daha da öne çıkartmanın zamanı değildi, bunu bilmesi de mükemmel bir şey sayılırdı. “Yani, sen belki benim ismimi bilmiyorsundur ama... Ben seninkini biliyorum, o yüzden de tanışma faslını gerek görmedim.” Genç kızın mahçup görüntüsünü yalayıp yutmak isteğiyle değişik fantezilere dalmışken, havada askıda kalan elini geç farketti genç adam. Genç kızın kırıldığını tüm hücreleriyle hissetmiş olsa bile işin eğlenceli tarafının bu olduğunu biliyordu. Sonuçta bütün kızlar Christen için deli olurlardı. Fakat bu gözler, daha değişik şeylerden bahsediyordu genç adamın gözlerine. Heycanla meydana gelen bir kıpırtıdan bahsediyorlardı sanki aşk gib.. İç sesine kısa bir kahkaha attıktan sonra ellerini pantolonunun ceplerine soktu ve rahat hareketlerle yerde kısa mesafeli zikzaklar çizmeye başladı. “Ayrıca belli ki sen de beni tanıyorsun, herhangi birinin benimle birlikte olursa bunun son derece absürt olacağı yorumunu yapamazdın yoksa.” Ah, hayır! Bu kadar masum olması genç adamı derinden etkileyen başka bir etken olmuştu. Yani, tabii ki etkileyen derken etkilenmekten bahsetmiyordu. Yani, şey.. “Siz Gryffindorlar biraz.. Paranoyaksınız, Bayan …” Genç kızın arkadaşlarına, mimik hareketleriyle işaret ettiğinde gurup hep bir ağızdan ‘Aleksandra’ diye bağırdı. “Bayan Aleksandra.” Yutkunduktan sonra kendisini iyice kötü hisseden Aleksandra'nın kalp atışlarını kulaklarında hissetti. “Sadece siz ona göre, fazla mük..” Kendine gelmek için kafasını yavaşça salladı ve sağ elini tekrar başına götürüp saçlarını karıştırdı. “Gryffindor'sunuz. Yani, cesursunuz. Sanırım.. Yoksa bu binada olmazdınız, değil mi? Ehehe.” Genç kızın başka yöne çevirmiş olduğu başını, çenesinden tutarak kavradı ve oldukça yavaş hareketlerle kendine çevirdi. Muhteşem göz manzarasını kapatan bir tutam saçı, genç kızın diğer saçlarına karıştırdı. İçinden geçen şeylere ise hakim olamıyordu, her zamanki gibi. ‘Şu göğüs manzarasını da halletsek?’
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   C.tesi Haz. 08, 2013 7:07 pm

    "Siz Gryffindorlar biraz.. Paranoyaksınız, Bayan …" Gözleri Aleksandra'nın arkalarında bir yere kayan Chris'e baktı Aleks kollarını göğsünde birleştirerek. Vakit geçtikçe gerginliği azalıyor ve rahatlama hissi doluyordu içinde genç kızın. Bir anda, bir sürü kızın 'Aleksandra' diye bağırması üzerine Aleks korkuyla yerinde sıçradı ve Chris'in gözlerinin neden başka tarafa kaymış olduğunu da anlamış oldu. Güzel, en azından başka bir kıza bakıp bakmadığı konusunda salak triplere girmem gerekmeyecek. Derin bir nefes aldı ve bir elini iki göğsünün ortasına yerleştirerek arkasına döndü, kıkırdayarak onları izleyen kızlara 'Size sonra gösteririm ben' bakışını attı ve tekrar Chris'e döndü. "Bayan Aleksandra." Bayan Aleksandra mı? Pekala, bu ondan duymayı beklediği bir şey değildi. Kibar erkekler, kızlara bayan diye hitap ederlerdi, Christen gibi kızlarla çok zaman geçiren Casanovalar değil. "Sadece siz ona göre, fazla mük.." Aleksandra kaşlarını kaldırdı, ikinci şaşırtıcı söz. Christen Austen, Aleks'in fark etmeden abayı yakmış olduğu Hufflepuff ona arkadaşı için fazla mükemmel olduğunu mu söylemişti? Aslında, teknik olarak söylememişti. Cümlesini tamamlamadan kendisini engellemiş ve rahatsız bir durumda olduğunu belli edecek her sinyali göndermişti Aleks'e. Onun bu haline gülmemek için kendini zor tutarak dudaklarını ısırdı Aleks. "Gryffindor'sunuz. Yani, cesursunuz. Sanırım.. Yoksa bu binada olmazdınız, değil mi? Ehehe."

    Aleks bu sözler üzerine ruhsuz bir şekilde güldü ve tekrar çevirdi başını. Ancak Christen kibarca parmakları ile çenesini tutup yüzünü ona çevirdiğinde, ruhsuz bir tepki vermek oldukça zor olmuştu. Yutkundu Aleks ve hiçbir hareket göstermeden şaşkınlıkla gözlerine baktı çocuğun. Bu anın bozulmasını istemiyordu ve en küçük hareketinde, Christen'ın parmaklarını çenesinden çekeceğini biliyordu. Ama ne yazık ki, sonsuza dek öyle de kalamazlardı. Aleks başını hafifçe geriye doğru çekti ve gülümseyerek baktı çocuğa. "Aslında haklısın, ben ona göre fazla mük... Gryffindor'um. Peki etrafta fazla mük... Gryffindor kaçmayacağım birileri var mıdır, Christen?"

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christen Austen



Mesaj Sayısı : 110

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   C.tesi Haz. 15, 2013 4:25 pm



    Genç kızın kafasını geriye çekmesiyle, bütün cool tavırların birden sönmesi aynı zaman dilimine denk gelmişti. Genç adam bulunduğu rezil durumu farketmemezlikten gelip, her zamanki yavaş ama dikkat çekici hareketlerle ellerini bel boşluğuna koydu. Genç kızın yüzündeki ‘Ama canım ya, ben sana hemen teslim olmam ki. Dur dur, oluyorum da çaktırmıyorum, şşş,’ ifadesini izlerken dudaklarını istemsizce kemirmeye başlamıştı. “Aslında haklısın, ben ona göre fazla mük... Gryffindor'um. Peki etrafta fazla mük... Gryffindor kaçmayacağım birileri var mıdır, Christen?” Genç adam, kaşlarını alnında yaklaşık on beş çizgi oluşacak kadar yukarı kaldırdı ve bu sefer genç kızın yüzündeki ‘Noldoo? Kaldııın?’ ifadesini süzmeye başladı. Genç adam, bir kızla konuşurken hiç keyif almadığı kadar keyifliydi nedense. Belki de bu, kızların Christen konuşunca donup kalmasından falan kaynaklanan bir şeydi. ‘Ne önemi var ki? Eğlenmene bak adamım.’ Kafasını sağa sola çevirirken kütleyen boynuna ellerini götürdü ve alt dudaklarını en seksi bakışları eşliğinde ısırdı genç adam. “Aslına bakarsan Aleksandra, senden başka hiç mük... Gryffindor birini görmedim. Ama sana benim gibi mük… Hufflepuff birilerini gösterebilirim.” Gözlerini saniyeler süren bir gezintiye çıkardıktan sonra tekrar genç kıza odakladı bakışlarını. “Şu işe baksana! Benden başka mük… Hufflepuff birilerini göremedim. Eminim sen de öyle düşünüyorsundur.”  Genç kıza istemsizce bir adım daha attığını farkettiğinde, yüzünde oluşan sersem gülümsemeye de engel olamayacağını anladı genç adam. Hangi ara bu şekilde budala hareketler yapmaya başladığını anlamamıştı. Yoksa o da, Aaron'un verdiği saçma tepkilerden.. Yo, yoo. Yok öyle bir şey.

    ehe.:
     

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   C.tesi Haz. 15, 2013 4:47 pm



    Söyledikleri üzerine birkaç dakika cevap verememiş olan Christen'a, yüzünde keyifli bir ifade ile baktı Aleks. Artık ilk dakikalardaki gibi gergin ve ezik gibi de hissetmiyordu kendisini. "Aslına bakarsan Aleksandra, senden başka hiç mük... Gryffindor birini görmedim. Ama sana benim gibi mük… Hufflepuff birilerini gösterebilirim." Aleksandra bu sözler üzerine sırıttı ve kollarını göğsünde birleştirdi. Ah şu Hufflepuff erkekleri... Egoları kadar para kazansalardı, şimdiye milyoner olmuşlardı. Gerçi çoğu fazlasıyla zengindi zaten. Zenginlik sebeplerinin bu olup olmadığını merak ederek eğlendi Aleks. "Şu işe baksana! Benden başka mük… Hufflepuff birilerini göremedim. Eminim sen de öyle düşünüyorsundur." Kendisine doğru bir adım atmış olan Christen'a bakarak gözlerini kıstı Aleks. Bu hareketleri nedense son derece... tanıdık geliyordu. Ah, hatırlamıştı! En yakın arkadaşlarından birinin anlattığı, daha doğrusu yakındığı bir kişinin hareketlerine benziyordu bunlar ve o kişi ile Christen'ın son derece yakın olmaları da ne biçim bir tesadüftü! "Bak, Christen. Ne biçim bir strateji izliyorsun bilmiyorum. Ancak ben bunları yemem, teşekkürler." Etrafına bakındı birkaç saniye Aleks. Ardından devam etti. "Eminim sana 'Ben bunları yemem' muhabbetini yapan çok kişi olmuştur. Merak etme, bunun farkındayım." Christen'a doğru büyük bir adım attı ve aralarında yalnızca birkaç santim kalmasını sağladıktan sonra devam etti. Koridorda çıt çıkmıyordu. "Ancak cidden," dedi ve kısa bir kahkaha attı. "Ben bunları yemem. Bu yaptığın şey her neyse, tüm kızlar üzerinde işe yarıyor. Ama bende şu, Masum Kız Mel'in Yüzyılın Mandası Aaron İle Maceraları isimli kitap var ve emin ol, son derece yardımcı oluyor."   
    Derin bir nefes aldı Aleks ve bu sözlerinin son derece ağır olduğunun farkına vararak yutkundu. Christen'ın dönüp gitmesini istemiyordu. "Of. Dinle. Ben... Tanrım bunu yaptığıma inanamıyorum... Ben senden hoşlanıyorum, tamam mı? İstersen dalga geç, istersen bir daha konuşma. Ama... Ben senden hoşlanıyorum ve beni etkilemek için böyle sözler söylemene gerek yok, inan bana." Aleks hafifçe gülümsedi ve bunu yaptığı için kendinden nefret ederek başka tarafa çevirdi yüzünü. En azından kalabalık tekrar konuşmaya başladığında bulunmuştu bu itirafta, zira başka türlü olsa asla bu kadar rahat bahsedeceğini sanmıyordu duygularından.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christen Austen



Mesaj Sayısı : 110

MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   Ptsi Tem. 08, 2013 4:22 pm



    “Bak, Christen. Ne biçim bir strateji izliyorsun bilmiyorum. Ancak ben bunları yemem, teşekkürler.” Tek kaşını kaldırmış, genç kızın ne yapmaya çalıştığını anlamayı umut eden genç adam içinden gelen gülümseme hissine engel olamamıştı. İçinden geçenleri söyleyecekken, genç kız ondan önce içindekileri dile getirmişti. “Eminim sana ‘Ben bunları yemem,’ muhabbetini yapan çok kişi olmuştur. Merak etme, bunun farkındayım.” Genç adam kendisine yaklaşan Aleksandra’ya ‘Eee, sonuç?’ ifadesini yolladığında, genç kız Christen’ın burnuna girmişti. “Ancak cidden.” Sesindeki titremeyle karışan kahkaha, genç adamın ‘masum kız huhuuğ’ düşüncelerinde yanıldığının göstergesiydi. Christen buna pek aldırış etmemeye çalışsa da içinde tuttuğu oldukça kırılgan bir kişiliği vardı. Hayır, kıza kırılmamıştı. Bu tamamen hislerine olan kırgınlığıydı. “Ben bunları yemem. Bu yaptığın şey her neyse, tüm kızlar üzerinde işe yarıyor. Ama bende şu, Masum Kız Mel'in Yüzyılın Mandası Aaron İle Maceraları isimli kitap var ve emin ol, son derece yardımcı oluyor.” Christen’ın yüzü tekrar gülmeye başlamıştı. Masum Kız Mel rolünü, Aleksandra’nın; Yüzyılın Mandası rolünü ise kendisinin oynayacağını düşününce bu hiç de kötü bir şey olarak gelmiyordu kulağa.

    Genç kız, Christen’ın sessizliğinden faydalanarak sözlerine devam etti. “Of. Dinle. Ben... Tanrım bunu yaptığıma inanamıyorum... Ben senden hoşlanıyorum, tamam mı? İstersen dalga geç, istersen bir daha konuşma. Ama... Ben senden hoşlanıyorum ve beni etkilemek için böyle sözler söylemene gerek yok, inan bana.” Kısa bir şok içine giren genç adam, genç kızın yüzündeki gülümsemeye ağzı açık ve öküz bir yüz ifadesiyle karşılık verebilmişti. Onun yerine, egosu Christen’dan daha yüksek olan iç sesi konuşmaya başlamıştı. ‘Bu kadar açıksözlülük bana bile fazla dostum ama bu hoşuma gitti.’ Genç adamın öküzlüğü karşısında daha fazla direnemeyen genç kız, gözlerini tekrar genç adama odakladı. Bir şeyler demek istiyordu fakat doğru kelimeleri bulamıyordu, genç adam. Zaten demek istediği şeylerden de pek emin değildi. Genç kız, genç adamın hareketsiz tavrına daha fazla dayanamayıp arkasını dönüp uzaklaştığında Christen sağ eliyle çenesini kaşımaya başlamıştı. Her zamanki gülümsemesini yüzünde yaygınlıştırdıktan sonra “Yeni bir hikayeye başlıyoruz ha? Bu hoşuma gitti,” iç sesine.

    -RP SONU.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: locked out of heaven.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

locked out of heaven.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi-