AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Dean Rothschild

avatar

Rp Yaşı : 27
Mesaj Sayısı : 96
Gerçek Adı : Ollivander Bey
Yaş : 19

MesajKonu: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   C.tesi Haz. 01, 2013 6:59 pm


    .....Ve işte tekrar Hogwarts'ın duvarları arasında koşuyordum. On sene öncesinde de derse geç kalırdım, şimdi de geç kalıyorum. Tek fark bu sefer bir profesör olarak burada olduğumdu. Merdivenleri-yaşıma ve mesleğime hiç uygun olmayacak şekilde- ikişer üçer atlayarak geçiyordum. Karşıma çıkan öğrenciler neyse de, deliymişim gibi bakan birkaç profesör ile karşılaşmam hiç iyi olmamıştı. Ben de geç kalkabilirdim, okulun en genç profesörlerinden birisiyim diye dinç olmam mı gerekirdi? Kaç kere düşme tehlikesi atlattığımı sayamamıştım ama iyi tarafından bakacak olursak: düşmemiştim. Bir de düşseydim acaba ne olurdu? Herhalde ölürdüm. Çünkü odam altıncı kattaydı ve sınıf birinci kattaydı. Merdivenlerin değişmesini beklemek ise daha kötüydü. O an, Hogwarts'ın içinde cisimlenme kullanılabilmesini o kadar isterdim ki... 'Tamam son bir merdiven!' Dedim kendi kendime. Beni öyle koşarken görenler beni herhangi bir olimpiyat için hazırlanıyor sanabilirdi. Bereket ki, bu öğrencilerin hiçbiri Muggle Olimpiyatlarını bilmezdi. Gerçi ben onların yaşındayken ben de bilmezdim, mezun olunca bir kez olsun izleyeyim dedim; Tanrı aşkına onlara bir de hızlı diyorlar. Bu saçma düşünceleri aklımdan silmeye çalışırken son merdiven bitmiş, sınıfın kapısına gelmiştim. Cübbemi düzelttim ve silkinip kendime gelmeye çalıştım. Kapıyı açınca ifadesiz bir şekilde masaya doğru yürüdüm. Öğrenciler tam beklediğim gibiydiler, birkaç Ravenclaw dışında, ya sesli sesli sohbet ediyorlar ya da bildiğin kavga ediyorlardı. Beni fark etmemiş gibiydiler, çok mu sessiz gelmiştim ki? Asamı çıkardım ve sınıfa doğru salladım. Bu hareketim sohbet eden birkaç kızın ağızlarının yanmasına, kavga eden iki çocuğun da havada asılı kalmasına sebep olmuştu. "Merhaba çocuklar, benim adım Dean. Dean Rothschild, yeni Sihir Tarihi profesörünüz. Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim." Asamı tekrar salladım ve havada asılı kalan çocuklar yerlerine sertçe indiler. Öğrencilerin yarısının yüzünde dehşet, yarısının yüzünde ise istemsiz kıkırdamalar vardı. Ben de biraz sert bir giriş yaptığımı farkındaydım, aslında hak veriyordum. Yirmi dakikadır profesör ortalarda değilse, ben de aynı şeyleri yapardım muhtemelen. Yine de açıkçası biraz sinirlenmiştim...


    .....Derse yirmi dakika geç başladıkları için değil de, derse başladıkları için üzgün görünüyorlardı. Sandalyeme oturdum ve boynumu öğrencilere uzattım, "En son nerede kaldınız?" Dedim. Bu oldukça klasik bir 'yeni öğretmen' sorusuydu. En önde oturan bir Gryffindor'a söz hakkı verdim. Cevabı beni şaşırttı, ileri bir konuyu işlemişlerdi. Sanırım bir boş ders hakkımız vardı. Ama tabii ki ben bunu değerlendirecektim, öğrencilere eziyet çektirmek için değil, onların ilerideki yaşamlarını güzelleştirmek için. Eminim SYB'de boş derste kimin dedikodusunu yaptıklarını sormayacaklardı, keşke sorsalardı. En azından bakanlıkta iyi bir mesleğe sahip olabilirdim. Aslına bakarsan benim mesleğim de güzeldi, öğrencilik yıllarımda da konuları anlamayanlara anlatırdım. Düşüncelere daldığımı gören bir öğrenci "Profesör?" Diyerek beni uyandırdı. İrkildim ve sınıfa baktım, beni bekliyorlardı. "Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." Bunları söylerken sesim oldukça sertti ama yüzümde sevecen bir gülümseme vardı. Eminim bir Slytherin mezunu olduğuma inanmayanlar vardı. Ayağa kalktım ve sıraların arasında gezinmeye başladım, bu sırada öğrenciler sıra ile kalkıyor, kendilerini ve söylediğim gibi en sevdiği tarihi cadı veya büyücüleri söylüyorlardı.



    Herkes söz hakkı aldıktan sonra-


    .....Sıraların arasında gezinmeyi bırakıp sandalyeme geçtim. Zilin çalmasına beş dakika kalmıştı, öğrenciler sıralarında sebepsiz yere duran kitaplarını çantalarına koyarken, "Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir." Geneli Ravenclaw olan öğrenci topluluğuna doğru göz kırptım çünkü genelde sonraki derse hazırlanmak onların işiydi. Zil çaldığında girdiğimin onda biri hız ile derslikten çıktım. Öğrencilere daha fazla rezil olamazdım herhalde...






    -Not-:
     

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
knkcm.sn.çk.svym.


hahaha -,-:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nicolas Joseph Bowie
VI. Sınıf
VI. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 521
Gerçek Adı : Ollivander Bey
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Paz Haz. 02, 2013 2:45 am


    .....Dersin başlamasına dakikalar kala sınıfın kapısındaydım, derslikte henüz bir-iki kişi vardı. Aria koluma girmişti. Dün akşam Sihir Tarihi'ne beraber çalışmıştık. Dersliğe girdiğimizde her zaman oturduğumuz yere, profesörün masasının hemen önüne geçtik. Sınıf havasız olduğu için pencereleri açtığım sırada zil çaldı. Profesörün gelmesini beklerken kitabıma döndüm. Hangi kitabı yanıma aldığıma emin değildim ama sanırım polisiye bir muggle romanıydı. Mugglelar ya müzikte ya da edebiyatta başarılıydı. Muggleları bu kadar övmek yeterliydi. Ders başlayalı yirmi dakika olmuştu, kapıdan bir gıcırtı duydum. Aslında ilk başta rüzgarın etkisi ile açıldığını düşündüm ama sonra arkamda bir birine meydan okuyan iki çocuk aniden susunca, farklı bir şey olduğunu anladım. Başımı kaldırdığımda muhtemel yen profesörümüzü asasını sallarken buldum. Arkamı dönüp baktığımda ise, tartışan çocukların sıralarının üzerinde asılı kaldıklarını ve sesli sesli gülen birkaç kızın kıp kırmızı olduğunu gördüm. Görünüşe göre profesörümüz biraz ağır bir giriş yapmıştı. . "Merhaba çocuklar, benim adım Dean. Dean Rothschild, yeni Sihir Tarihi profesörünüz. Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim." Bu adam favorim olma yolunda, emin adımlar ile yürüyordu. Arkamdan bir 'pat!' sesi geldiğini duydum. Ne olduğunu bilmem için arkamı dönmeme gerek yoktu, havada asılı kalanlar sıralarında yerlerini almışlardı. Hafifçe kıkırdamaktan kendimi alamadım.

    .....Profesör Rothschild sandalyesine oturdu ve "En son nerede kaldınız?" Diyerek bize doğru yaklaştı. Elimi kaldırdım ama söz alamadım. Başka bir öğrenci soruyu cevapladığında profesör sanki hayallere dalmış gibiydi. Yirmi dakikamızı zaten kaybetmiştik, şimdi de oyalanıyor muydu? Belki de bu profesör düşündüğüm kadar iyi değildi. İki dakika boyunca Profesör Dean öylece kaldı, sonunda dayanamadım ve azar işitmeyi de göze alıp "Profesör?" Dedim. Bir an titredikten sonra bize baktı, herkesin yüzünde meraklı bakışlar vardı, tabii benim yüzümde de. "Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." Profesörün sözleri biter bitmez benim beynim son hız ile çalışmaya başladı, 'Acaba kim? Kim olabilir ki?' Diye kendimi sorguladım. bir cevap bulmam gerekiyordu çünkü en ön sırada ben vardım. Profesör suratında oldukça tatlı bir gülümseme ile sıraların arasında gezerken, ben de ne diyeceğimi bilmeden konuşmaya başladım; "Adım Nicolas Bowie. Beşinci sınıf Ravenclaw'ım. Aslında karar vermek zor, ama sanırım aklımda birisi var." Bunları söylerken hafif kekelemeler yaşamıştım ama diğer söyleyeceklerimi biliyordum, şaşırma şansım yoktu. "Endor Chelmasford. Hayranlığımın asıl sebebi mugglelar arasında yaşayacak kadar sabırlı, geçmişten ruhlar çağırabilecek kadar yetenekli ve Kral Soul'a karşı da aşırı merhametli olması. Tabii mugglelar yine Endor'u Soul'un ölümüne sebep olması suçuyla idama mahkum etmişlerdir. Normal bir cadı veya büyücü o idamdan gözleri kapalı sağ çıkardı, hele de Chelmasford gibi deneyimli, bilgili bir cadı. O gün idam edildikten sonra öldü mü, ölmedi mi bilinmiyor. Bence bu gizem de Endor Chelmasford'un cazibesine cazibe katan şeylerin en büyüğü." Hızlı konuşmuştum, birkaç kişi şaşırmış gibiydi. Profesör'e gülümsedim ve yerime oturdum. Bir yandan da kendimi avutuyordum, emindim ki sınıfın yarısından çoğu Endor Chelmasford'un adını dahi duymamışlardı. Ben oturduktan sonra Aria kalktı ve tanıtımını yaptı. Ardından sınıftaki diğerleri...

    .....Tesadüf ki bütün sınıf konuşmalarını bitirdiği sırada, zilin çalmasına birkaç dakika kalmıştı. Profesör Dean yorulmadan, bıkmadan sıraların arasında gezinmeyi bıraktı sandalyesine geçti. "Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir." Ah, evet! Aria beni kendi tanıttığı kişiye çalıştırırdı, ben de ona Endor hakkında bir ödev hazırlayabilirdim. Hogwarts Savaşı, çalışması kolay bir konuydu. eminim bir saatimi yalnızca alacak bir konuydu. Derin bir oh çektim ve derslikten Aria ile çıktık.

_________________
ben kankamı yerim ya [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



Aria. Al sana kedi [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] :
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aria Mysté
VI. Sınıf
VI. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 15.
Mesaj Sayısı : 401
Gerçek Adı : Eda,edoş,edağ.
Yaş : 20

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Ptsi Haz. 03, 2013 6:03 pm


    .....Dersin başlamasına dakikalar kalmasına rağmen Nicolas ile yetişebilmiştik. Sınıftan içeri girdiğimizde her ne kadar bunu yapmak istemesemde kolundan çıkmış ve her zamanki yerimiz olan Profesör masasının hemen önüne oturmuştuk. Sıramız sanki özel öğrencilermişiz gibi her zaman boş bırakılıyordu, bu ya bizim en inek grup olduğumuzu ya da tuhaf bir biçimde en ne yapacağı kestirelemeyenler olduğumuzu simgeliyor olmalıydı. Nicolas perdeleri açarken ben sınıftaki gergin durumun bir an önce kaybolmasını istiyordum, Sihir Tarihi güzel dersti ancak bazen en sevdiğim şeyden bile sıkıldığımı düşünürsek bu dersi sanki erteleme isteğiyle tutuşuyor gibiydim. Profesör'ün gelmesini beklerken kafamda kurduğum dünya bana yanımda sevgilim olduğunu unutturmuştu. Yaklaşık bir on ya da yirmi dakika sonra Profesör Rothcschild geldiğinde Nicolas'a bakmayı kesmiş ve arkamızda asasını sallayan Profesör'e dönmüştüm. Profesör derslikte olmamasına rağmen ders sırasında konuşanları ve taşkınlık yapanları sıralarının üzerinde asılı bırakarak cezalandırıyordu. Ne kadar Hufflepuff gibi binalar tarafından acımasızca ya da barbarca görülebilecek bir durum olsa da içten içe Profesör'lerin sınıfta otorite sağlamaları beni mutlu ediyordu. Kafamdaki muhtemelen hastalıklı düşüncelerden kurtulma çabalarım Profesör'ün sınıfta yankılanan sesiyle son bulmuştu.

    - Merhaba çocuklar, benim adım Dean. Dean Rothschild, yeni Sihir Tarihi profesörünüz. Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim."

    Hufflepuffların haksızlıktan nefret ediyor olması sanki bir onlara mı özeldi? Bende şahsen bana ve haketmeyenlere yapılan haksızlıklardan yana değildim. Ah tabi yalnızca haketmeyenlere, bazı insanlar gerçekten en ağır cezalardan bile fazlasını hakedebiliyorlardı ve malesef hakettikleri bir türlü onları bulmuyordu. Profesör'ün Slytherin mezunu olmasına rağmen zeki olması bir binada olmanızın diğer binanın özelliğini de taşıyamamanız anlamına gelmediğini anlıyordum ve ilk defa anladığım şeyler gözlerimden bir yazı gibi okunabiliyordu. Sanırım otoriteye karşı duyduğum saçma bir sempati vardı... Nicolas'ın kıkırdaması olmasa düşüncelerim arkadaki öğrencilerin artık sıralarında oturduklarını bana hissettirmeyecekti. Son zamanlarda derslerde sadece Nicolas ve Profesör'ü görüyor ve dinliyor olmam benim için bir artı mı yoksa eksi miydi bilmesem bile en azından dersler kafamda eskisinden daha iyi kaldığı için mutluydum. Profesör'ün ders işlemek istemiyormuş gibi bir hali olması normalde bir Ravenclaw'u ya da en azından beni rahatsız etmeliyken ben; açıkçası Profesör'ün bu halinden ve bir türlü işlenemeyen dersten memnundum. Dün gece yeterince Sihir Tarihi hakkında ineklemiş ve gözlerimi ağrıtmıştım. Birazda başımın ağrıyacak olması... bana katlanılmazmış gibi görülüyordu. En son nerede kaldığımızı soran Profesör'e bir öğrenci cevap verirken ben Nicolas'a bakıyordum. Cevap alamadığı için bozulan bir suratı var gibiydi. Bozulan surat! Tanrım... her zaman böyle tatlı görünmesi benim dersleri anlamamı zorlaştırmamalıydı. "Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." Sihir Tarihinde en sevdiğim kişi? Tanrım bir Karanlık Lord söylemek istesemde bunu yapamayacağım çok açıktı. İçimden bir söz bir isim değilde bir gruptan bahsetmeyi yeğeliyordu. Ancak Profesör'ün illa bir kişi diye tutturması isteklerimi malesef engelleyen bir söz olmuştu. Kendimi tanıtma konusunda ağzıma ne gelirse söyleyebilirdim ancak en sevdiğim kişi Nicolas dışında kim olabilirdi ki? Tanrım onu da söyleyemezdim, tarihte henüz yer almıyordu. Ancak aklımda söyleyebileceğim birisi sanırsam vardı...

    - Adım Nicolas Bowie. Beşinci sınıf Ravenclaw'ım. Aslında karar vermek zor, ama sanırım aklımda birisi var. Endor Chelmasford. Hayranlığımın asıl sebebi mugglelar arasında yaşayacak kadar sabırlı, geçmişten ruhlar çağırabilecek kadar yetenekli ve Kral Soul'a karşı da aşırı merhametli olması. Tabii mugglelar yine Endor'u Soul'un ölümüne sebep olması suçuyla idama mahkum etmişlerdir. Normal bir cadı veya büyücü o idamdan gözleri kapalı sağ çıkardı, hele de Chelmasford gibi deneyimli, bilgili bir cadı. O gün idam edildikten sonra öldü mü, ölmedi mi bilinmiyor. Bence bu gizem de Endor Chelmasford'un cazibesine cazibe katan şeylerin en büyüğü.

    Tanrım, sevgilim Ravenclaw olduğunu çıplakken bile belli edebilecek bir konuşma yapmıştı. Gryffindorlar cesur olsalarda bu kadar kelimeyi aklında tutabilecek kadar zeki değilleri, Slytherin'in kurnazlığı ve Hufflepuff'un iyi kalbi böyle bir konuşma içinse zaten yeterince isteksiz görünüyordu. Hızlı ve insanları şaşırttıktan sonra oturacak tek bina Ravenclaw olmalıydı. Sıranın bana gelmesi her ne kadar hoşuma gitmese de ve her ne kadar en öndeki öğrenci olmanın gazabına uğramış olsamda oturduğum yerden yavaşça ve Profesör'e bakan boş bakışlarla kalkmıştım. İlk defa kendimi bu kadar isteksiz hissediyordum, fiziksel hiçbir hastalığım olmamasına rağmen başımdaki ağrı düşünmeden sadece hissettiklerimi ve ilk aklıma gelenleri söyletecek gibiydi.

    - İsmim Aria Mysté, bende beşinci sınıf Ravenclaw öğrencisiyim. Biraz karanlığa meyilli olmasına rağmen -ki herkes tamamen karanlık olduğunu biliyordu- benim Sihir Tarihimizde en çok hayran olduğum kişi Lord Crowley. Kendi istekleri için karısını ve ailesini bir kenara atabilmesi büyük bir cesaret gerektirmişti ve yaptığı hiçbir büyünün şimdiye kadar geri teptiğine ya da başarısız olduğuna dair bir kanıt bulunamadı. Sanırım hayranı olduğum özellikleri bunlar ve tarihte kendi adına da olsa hiç başarısız olmamış olmasından dolayı onu seviyorum diyebiliriz. Başka kimse aklıma gelmiyor Profesör...

    Sözlerimi sadece Profesör'ün söyleyebileceği ve arkaya gidildikte duyulmasının güçleşeceği bir ses tonuyla söylemiştim. Benim için yalnızca Profesör ve Nicolas'ın bunları duyması yeterince fazlayken birde saçma dedikodular ile uğraşamazdım. Bir tarafım ya da fikrim olmamasına rağmen sadece düşündüklerim bir tarafa eğilimli olabilirdi ancak kendimi bildim bileli içimde kesin bir kötülük yoktu. Profesör herkesi ya teker teker dinlemiş ya da sadece dinliyormuş gibi yapıyordu. Başımı sırama koymuş Nicolas'ın gözlerine bakarken bir yandan Profesör'ü dinliyor bir yandan da düşünüyordum. "Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir." Tanrım! Kendi düşüncelerimi Nicolas'ın kafasına sokmak istemiyordum ancak bir kere Crowley adını ağzıma derslikte Profesör'ün önünde ağzıma almıştım ve şimdi buna mecburdum. Onun güzel düşüncelerini kendi düşüncelerimle kirletmek ve onu etkilemek istemiyordum. Ne yazık ki; Hogwarts Savaşı'na her ne kadar kafa yormaya ve bu konuyla kafamı dağıtmaya çalışsamda derslikten çıkarken aklımda yalnızca bir konu vardı; Nicolas'ın ödevini ben yapsaydım... bu fazla mı Ravenclaw'ca bir hareket olurdu?

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kristen Stewart

avatar

Rp Yaşı : 13
Mesaj Sayısı : 65
Gerçek Adı : Zelal
Yaş : 20

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Ptsi Haz. 03, 2013 7:51 pm

Dersin başlamasına yaklaşık bir iki saat olmasına rağmen erkenden uyanmıştım aslında buna uyanmak denilemezdi çünkü pekte uyumuş sayılmazdım hem çok korkuyor hemde çok heyecanlanıyordum böyle bir gecenin ardından bugünün nasıl geçeceğini gerçekten çok merak ediyordum.Sınıfa girdiğimde sadece beş altı kişi vardı kızlar yüksek sesle hararetli bir biçimde sohbet ediyor,oğlanlar ise birbirlerine güç gösterilerinde bulunuyorlardı ben ise sessiz bir şekilde arka sıralardan birine oturdum ve profesörün derse girmesini beklemeye başladım.Uzun bir bekleyişin ardından derse dakikalar kala iki kişi daha sınıfa girdi biri kız biri erkek olan bu iki kişi hemen profesör masasının önündeki sıraya oturdular şu anda sınıfta normale sadece onlar benziyordu.Onların hemen ardından profesör sınıfa girdi ancak dedikoducu kızlar ve boğuşan oğlanlar profesörün derse girdiğinden haberdar bile değillerdi profesör ise bu duruma kayıtsız kalmayarak asasını sınıfa doğru salladı dedikoducu kızların ağzı yanarken boğuşan oğlanlar ise havada sallanıyorlardı evet gerçekten güzel bir yöntemdi en azından olayı kökünden çözmüştü ancak birazda korkmuştum ilk ders için fazla sert gibi gelmişti bana.

- Merhaba çocuklar, benim adım Dean. Dean Rothschild, yeni Sihir Tarihi profesörünüz. Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim."


İlk sözlerine bakılırsa çok otoriter bir insana benziyordu kendisi,üstelikle haksızlıktan nefret etmesi gerçekten içimi rahatlatmıştı.İlk sözlerini söyler söylemez asasını bir kez daha sınıfa doğru sallayarak havada asılı duran oğlanların yere sertçe çakılmalarına sebep olmuştu.Çocuklar dillerini yutmuşcasına toparlanarak sıralarına oturmuşlar,korku dolu gözlerle profesöre odaklanmışlardı.Profesör havada asılı duran öğrencilerin yerine oturmasıyla rahatlayarak profesör masasına geçti ve "En son nerede kaldınız?" diye klasik bir yeni öğretmen sorusunu sordu önde oturan bir Gryffindor'lu sözü aldı ve profesörün sorusunu yanıtladı bu yanıt karşısında profesör şaşkınlığını gizleyemedi galiba ona göre biraz ilerideydik gözleri uzağa daldı ne düşündüğünü gerçekten merak ediyorum ancak cam kenarındaki öğrencilerden birinin Profesör ! demesiyle irkildi ve "Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." dedi gerçekten benim için çok zor bir şey istedi öğrenciler birer birer ayağa kalkıp kendilerini tanıttılar ve en arka sırada oturduğum için en son ben sıra bana gelmişti uzun uzun konuşan öğrenciler beni strese sokmuşlardı çünkü insanlarla iletişimim pek iyi değildi ben nerdeyse hiç konuşmazdım ki ! Ancak bunu yapmaya mecburdum ayağa kalktım ve konuşmaya başladım :

Benim adım Kristen Stewart Gryffindor II.sınıf öğrencisiyim her ne kadar bu konuyla ilgili bilgim çok az olsada Sihir Tarihinde en sevdiğim kişi Siren Lauradır sebebi ise Siren Laura da sizin gibi asla haksızlığa gelemeyen bir insandı bir kadın olarak kendisine yapılan haksızlıklara karşı savaşmış ve bana göre galip gelmiştir.

Her ne kadar diğer öğrencilere göre kısa konuşmuş olsamda benim konuşmam kısa ve öz olmuştu buda benim için yeterliydi hem benim konuşmam bittiğinde derste hemen hemen bitmek üzereydi yani durumu iyi idare etmiş sayılırdım.Konuşmam bittiğinde profesör sıraların arasında gezinmeyi bırakmış ve kendi masasına geri dönmüştü kitaplarını çantasına koyarken"Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir.'' dedi aslında istediği çokta zor bir şey değildi ancak ikili dialoglardaki beceriksizliğim bu ödevi hazırlamamda büyük bir eksiydi.

Not :
Spoiler:
 

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bastet Thomas
V. Sınıf
V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 1383
Gerçek Adı : Ekön.
Yaş : 19

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Paz Haz. 09, 2013 8:31 pm

"Slytherin'mişte, Hufflepuff gibiymiş. Mıy mıy mıy..." Kath'e bakarak gülümsedim. O kadar haklıydı ki.. Gözlerimi devirdim ve derin bir iç çektim. Uygulamalı olmayan derslerden nefret ederdim. Özellikle sihir tarihinden. Hepsi sadece Bakanlık tarafından kararltılmış bir kaç saçma olay. Asıl olayları gerçekten bize öğretmiyorlar.Bakanlığa karşı çıkanlar susturuluyor. Babam gibi. Suikasti, onlara göre bir kaza değil miydi zaten?

"Bastet Thomas. Slytherin V. sınıf. Şahsi görüşüm olarak sihir tarihinde en taktir ettiğim kişi Thedore Hiddleson'dur. Bunun sebebi ise kendisine Bakanlık tarafından yapılan baskılara rağmen savunduğu düşüncenin arkasında durmuştur. Ölümüne sebep olsa bile."dedim. Sınıfta bir sessizlik oldu. Çoğu mükemmel muggle kanı taşıyanlar Theodre Hiddleson'u katil olarak bilirlerdi. Hepsine dudak bükerek bakarak yerime oturdum. Kath bana göz kırptı ve ayağa kalktı.

Herkes kendini tanıttıktan sonra Profesör hafif İspanyol aksanıyla ödev verdiğinde homurdandım. Kath'e kaydı bakışlarım. "Sen benim ödevimi, sen benim ödevimi." dedim mırıldanarak. Başını salladı. Tam parşömene bir şeyler çiziktirecektim ki zil çaldı. Derin bir nefes aldım ve ayağa kalktım. Kath'in koluna girdim ve kulağına fısıldadım. "Bir kaç Hufflepuff'lunun seninkine sarktığını gördüm. Hadi bulanıkları tavandan sallandıralım!" dedim. Kath asasını çıkarıp gülümsedi. "Biraz pratik iyi olur Bast!"dedi. Gülüşerek sınıftan çıktık.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Katheryn S. Boryenka
V. Sınıf
V. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 14
Mesaj Sayısı : 1228
Gerçek Adı : Yuvarlağımsı biçimde kopan, çok küçük miktarda sıvı kütlesi^^
Yaş : 18

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Ptsi Haz. 10, 2013 11:20 am

Hangi büyücü günün ilk saatine Sihir Tarihi koyar? Bu insanlık mıdır? Onlar hiç öğrenci olmadı mı? Bize acımıyorlar mı? Profesör nerde kaldı? Kendi kendime içimden sorduğum soruya verdiğim tepki komik görünüyor olabilirdi. Çünkü saçmasapan soruları sorarken beni atağa geçirdiğinde sıranın üstüne koyduğum kafamı aniden kaldırıp hafifçe gülümsemiştim. Bu profesör hakkında hayli dedikoduya kulak kabartmıştım. Aslında, Slytherin'lerin yaptığı çoğu dedikoduya kulak kabartırdım çünkü bizim bina hariç kimseye özendikleri gibi acınası şeyler söylemiyorlardı. Adı neydi bu öğretmenin. Yirmi yedi yaşında, pek yakışıklı olduğunu söylemişlerdi -beni de atağa geçiren buydu ya- ve Slytherin mezunuydu. Fakat yine de Sihir Tarihi dedikleri, destansı dersi bize anlatacağı için ön yargılı olmakta fayda vardı. Başımı yine sıraya gömüp kolumun altından Bastet'la muhabbet etmeye devam ettim.

Sonunda içeriyi konuşmalar haricinde düzenli bir çift ayak sesi doldurduğunda sınıfa döndüm. Vay vay vay vay... Bu adam dedikleri kadar varmıştı doğrusu. Dünyaya geç mi gelmişim? Bastet'a dönüp hemen düşündüklerimi söyleyecektim ki profesörün ani asa hareketi beni durdurdu. Birden tüm konuşanlar canları yanmış gibi sustular ve sabah sabah başka işleri yokmuş gibi kavga eden geri zekalılar oldukları yerde havalandı. Olmuyor ama genç adam, halbuki çok ısınmaya başlamıştım sana.... "Merhaba çocuklar, benim adım Dean-" konuşmanın gerisini dinleyememiştim çünkü isminin güzel olduğu hakkında düşünüyordum. Kafamı iki yana sallayıp konuşmanın sonunu yakaladım "Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim." Ah harika! Kaderim Hufflepuff mı benim?! Profesör, "En son nerede kaldınız?" demeden önce havada asılı kalanları asasıyla sertçe geri oturttu; boğazımdan çıkan kıkırdamaya engel olamadım. Yanaklarımı şişirip soruya birilerinin cevap vermesini bekledim. Hemen derse geçsek de çaktırmadan uyusam. Sonunda sınıfta tuhaf bir sessizlik olduğunda Bastet'a döndüm "Slytherin'mişte, Hufflepuff gibiymiş. Mıy mıy mıy..." insanları eleştirmeden yapamıyordum. Bu genç öğretmeni görmeden önce hakkındaki düşüncelerim gayette iyiydi. Hayır Slytherin'e seçilirsin, -yine saçma olur ama- SLYTHERIN-HUFFLEPUFF EŞLEŞMESİ NASIL OLUR AMA YA! Of. Bastet bana gülümsedi ve ardından gözlerini devirdi. Ne düşündüğünü bilmek zor değildi. Onun için dersler uygulamalı ve uygulamasız olarak ikiye ayrıldığından kesin bu dersten ne kadar nefret ettiğini düşünüyordu. Şahsen ben öğrenciler tarihinde bu dersi seven birini görmemiştim. Yani Hermione Granger dışında. Harry Potter, Ronald Wesley ve Hermione Granger hakkında söyleşi yapan bir sürü eski dergi-gazete sayısı vardı. Her neyse, bu konu hakkında saatlerce konuşabilirdim. Yani Slytherin olmama rağmen Lord Voldemort- Tamam, susuyorum.

"Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." Sevinsem mi üzülsem mi karar verememişken sıra bana geldi. Ayağa kalkarken Bastet'a bariz bir şekilde göz kırptım. Pek fazla kişiye söylemediği altında yatan gizli tuttuğu gerçeklerle birlikte neden Thedore Hiddleson'ı savunduğunu biliyordum. Sulugöz yetim gibi görünmek istemediğini de biliyordum. "Katheryn Boryenka," diye başladım. "V. sınıf, Slytherin. Benim Sihir Tarihi'nde örnek alınmasını düşündüğüm bir hayli büyücü ve cadı var fakat," Profesör sıraların arasında dolanıyordu ve buraya yaklaşıyordu. Gel, gel, gel gözlerin mavi mi? Ay bir saniye, nerde kalmıştım? "...fakat, Madam Lauretté Tearlach hakkında bahsedebilirim. Kendisi, bir önceki yüzyılda yaşamıştı ve Ravenclaw mezunuydu. Fransız melez bir cadıydı. Tılsım dalında on yıl öncesine kadar savaşta kullanılan ama günümüzde fazla gerek görülmeyen birkaç büyüyü o bulmuştu."

"Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir.'' Ödevi hemen burada bitirme ümidiyle perşömenimi çıkardım. "Sen benim ödevimi, ben senin ödevini." Onaylarcasına başımı salladım ve tüy kalemimi mürekkebe batırıp yazmak için hazırlandım fakat zil çaldı ve toparlanıp ayağa kalktım.

Ben Dean Rothschild'in etkisinde kalmış, derslikten çıkmadan son bir kez önce ona bakmayı umut ederken Bast koluma girdi ve beni dersliğin çıkışına yönlendirdi. "Bir kaç Hufflepuff'lunun seninkine sarktığını gördüm. Hadi bulanıkları tavandan sallandıralım!" Seninki. Kaşlarımı kaldırıp gözlerimi devirdim. Gerçekten her yerde ona sarkan birileri olduğu için buna biraz alışmıştım. Hem bu derste profesör bana onu unutturmuştu bir anlığına. Ne? Bakmayın öyle hem bu adam çok yakışıklıydı hem Drake'in kızları etkilemekten hala, ve sonsuza kadar hoşlanacağını hepimiz biliyoruz. Nefret ettiğim kıskançlık ve sinir tekrar damarlarımda dolaşmaya başladığında sırıttım. Hem Hufflepuff, hem bulanık, hem de Drake. Hiç iyi bi' kombin değil. Hatta onun yanına yakışan tek kombin benim. Neyse, bu konu hakkında da çok fazla konuşabilirim. "Biraz pratik iyi olur Bast!"

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
pure-blood. bow down to me.
hi, stupid-handsome!:
 



:::
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nadia D'or
VII. Sınıf
VII. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 17
Mesaj Sayısı : 66
Gerçek Adı : Eda.

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Salı Haz. 11, 2013 7:43 pm


    .....Ayaklarımın dibinde uzanan merdivene keyifsizce bakarken dudaklarımı ısırıyordum. Hoş bir hareket olmasa da canım sıkıldığında ya da kafam karıştığında yaptığım nadir hareketlerden birisiydi bu. Hogwarts'da yıllardır en sevmediğim şey Sihir Tarihi dersine gitmekti. Elbette en istemediğim şeyde bu oluyordu... Öğretmenin değiştiğini yeni bir Profesör'ün bize o sıkıcı Tarih'imizi eğlendirerek ya da istemeyerek anlatacağını duymuştum. Tabiki bana söylenen sadece yeni bir Profesör'ün geldiğiydi. Konu elbette Tarihimizle değil şimdiye kadar gelmiş geçmiş sıkıcı Profesörlerle alakalıydı. Her biri masasına geçip kitaptan konuları birilerine okutuyor belki nadiren arada bir iki soru sorup süre bitince de çıkıp gidiyordu. Ancak benim istediğim nasıl olacağını bilmesemde eğlenceli bir Sihir Tarihi dersi geçirmekti. Kim bilir, bir muggle palyaçosu bile dersi önceki Profesörlerimizden çok daha iyi bize sunabilirdi. Süt beyazı tenimin üzerine düşen güneşin sıcaklığı şimdiden beni yanıyormuş gibi hissettiriyordu ve en sevmediğim şey ten rengimin yaz aylarında kısa süreliğine bile olsa değişmesiydi. Ağır ağır adımlarla da olsa Sihir Tarihi dersinin işleneceği küçük, sıkışık Sihir Tarihi dersliğine doğru merdivenlerden çıkıyordum. Adımlarımı hızlandırırken, belkide yılın ilk dersi olduğu için bu kadar kötü hissettiğimi, her yılın başında böyle olduğum için daha sonra içimdeki bu kötü histen kolaylıkla kurtulabileceğimi düşünüyordum. Koca bir Hogwarts yılım tekrar ve son kez başlıyordu... Yılların nasıl bu kadar hızla ve boş geçtiğini anlayamamıştım. Hoş ne kadar dolu bir yıl yaşamış olsam da benim aklımda sonunda sadece geçen zamanın sayısı kalıyordu. Annemin beni bırakıp öbür dünyaya -var mı öyle bir yer- gitmeden önce söylediği sözler aklıma geliyor, bu sözler beni bir nebzede olsa yatıştırıyordu. Her zaman yüzümde olan sıcak gülümsemeyi kaybetmeden içimdeki öz güveni korumalıydım. Bunu yapabilecek kadar bilinçli bir cadı olduğumsa; su götürmez bir gerçekti.

    Sınıfın diğer katlara kıyasla daha sıcak ve bir nebze daha fazla güneş ışığından nasibi almış ortamına girdiğimde en arkaya gitmek isteyen ayaklarımın zıttı'na kendimle hiç uyuşmayan bir hareket yaparak önlerde bir yere oturmayı tercih etmiştim. Hogwarts'da ki bu son senemde yapmadığım şeyleri yapacağım bu küçük ama aslında karakterimle hiç uyuşmayan seçimimden anlaşılıyordu. Yirmi dakikadır yeni Profesör'ümüzün gelmemiş olması ancak bizim derslikte onsuz kısılıp kalmış olmamız Hogwarts'da uzun zamandır yaşamadığım bir durumdu. Bende geç gelmiştim ancak Profesör; bir Hogwarts Profesörü olarak nasılda dersliğinde yirmi dakikadır olmuyordu? Yanına oturduğum kitabına gömülmüş kızcağızın Ravenclaw olduğunu anlamak oturduğu yerden ve elinde bulundurduğu ödünç kitabından dolayı hiçte zor olmuyordu. Düzleştirmiş olduğum uzun sarı saçlarımın bir tutamını parmaklarıma dolamış kitabımın ön sözünü okurken sağımdan bir Profesör'ün geçip gittiğini hissettim. Emin adımlarla ancak oldukça da sessizce masasına doğru yürüyordu. Çoğunluk Profesör'ü fark etmemiş olmasına rağmen bu Profesör nedense diğerlerinden belki biraz daha genç ve fark edilemeyecek derecede çekici birine benziyordu. Sanırım dışarıda görseydim bu yakışıklı adamın ileride benim Sihir Tarihi dersime gireceğini asla tahmin edemezdim. Fark edilmeme hissini beğenmeyen Profesör asasını sınıftaki bir kaç öğrenciye yöneltip onları havada asılı bir biçimde bırakmıştı. Yüz hatlarımda diğerlerinin kahkahalarının aksine en ufak bir oynama dahi olmamış gök mavisi gözlerim de diğerlerinin zıttı'na Profesör'ün gözlerinden ayrılmamıştı. İlginç birisine benziyordu. Sessiz adımlarla hareket edip kendilerini büyüleriyle fark ettiren insanlara her zaman saygı duymuştum ancak Profesör'ün aynı zamanda geç kalacak kadar da umursamaz olması başka bir şeydi. Neydi, Slytherin mi? Yoksa başka bir büyücü okulundan gelip Hogwarts'ı adam mı etmek istiyordu? "Merhaba çocuklar, benim adım Dean. Dean Rothschild, yeni Sihir Tarihi profesörünüz. Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim." Asanın tekrar sallanışı ve kendini tanıtma cümleleri. Önceki binası beni pek ilgilendirmiyor olsa da Slytherinden gelip kendini Hufflepuff gibi tanımlaması? Adaletsizliği bende sevmezdim ve haksızlık sanırım hiçbir zaman başıma gelmesini istemediğim bir durumdu. Ancak ben bir Hufflepuff değildim, ne yani bu benim ne olduğumu gösteriyordu şimdi? Profesör'e bakarken ' ben slytherin'im ama hufflepuff gibi hissediyorum ' dediği yerde başından aşağıya bir kova örümcekli su döküldüğünü ve kendine titreyerek geldiğini hayal ediyordum. O sırada sessizlikte kıkırdadığımı hissettiğimde yanımdaki Ravenclaw ile göz göze gelmiştim. Neyse ki bu kötü göz göze gelişi Profesör Rothschild fazla kalın olmasa da kesinlikle tiz olmuyan sesiyle bozuyordu...


    "En son nerede kaldınız?" Tanrım... istemeden ağzımdan dökülen bu kelimeler oturduğum anda sanki boğazımda bir acı olarak tekrar belirmişti. Bu soruya ben cevap vermiştim ve genelde dersleri sessiz sessiz dinleyip sınavlarda yüksek notları alan öğrenci tipinden çıkmıştım. Profesör nedense şaşırmışa benziyordu, bende hızlıca işleyip geçtiğimizin farkındaydım ancak bu Hogwarts'ın yedi yıldır değiştirmediği bir geleneği gibiydi. Başım sağ tarafa kaymışken bende bu hâlsizliğimden faydalanarak Quidditch sahasını izliyordum. Sihir Tarihi dersini almayan kimse yok muydu? Sahayı bu kadar boş görmek hoşuma gitmese de Profesör'ün sesiyle yeniden irkilerek derse kulak asmıştık. Ne yapacaktık? Daha ilk günden ders işletmeyecekti ya? "Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." Neydin sen gerçekten? Bir Slytherin olduğuna inanmak çok güçtü. Hem bu kadar kibar hemde bir anda bu kadar kaba nasıl oluyordu? Nedense bu Profesör ile ilgili düşüncelerim diğer Profesörlerle ilgili düşüncelerimin sayısını geçmiş gitmiş hatta fark atmışa benziyordu. Onun hakkında düşünmek sinirlerimi bozduğunda ve bu düşüncelerimden kurtulmak istediğimde ayağa kalkıp İsmimi söylemiştim. Herkesin bir şeyler daha eklememi beklediğinde ayağa kalkıp; " Uriel Greenslade. Yalnızca iyilik adına savaştığı ve bu haklı savaşında can verdiği için. " deyip oturmuştum. Söyleyeceklerim bu kadardı ve bana ailemi hatırlatan bu kadın her zaman idolüm olmuştu. Anne ve Babamın ölümü aklıma gelip gözlerimi doldurduğunda ağlamaktan beni yeni Profesör'ümüz kurtarmıştı. Sanırım onun vereceği ödevi yaparak ona bu borcumu ödeyecektim. -Öyle umuyordum ki böyle bir öğretmen dersin sonunda ödev vermeden öğrencilerini salonlarına göndermeyecekti.- Herkes söz hakkı aldıktan ve zar zorda olsa bir kaç isim telaffuz ettikten sonra Profesör bunun farkına varıp masasına geçmişti. Zilin çalmasına bir kaç dakika kala ben eşyalarımı topluyordum ve Profesör'ü dinlemekten başka da yaptığım ek bir iş yoktu açıkçası. "Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir." Gerçekten mi? Kehanet dersi de almıyordum üstelik. Sanırım gidip adımı falan yazmalıydım ders listesine. Bir kahin mi olacaktım yoksa Kehanet Profesör'ü mü? Yanımdaki arkadaşımın sevdiği tarihi kişiliği yazmak? Sanırım bunu da tahmin etseydim bir kahin olabilirdim ancak böyle bir ödev vereceği açıkçası aklıma gelmemişti. Profesör yanımdaki kız ve onun binadaşlarına göz kırparken ben gözlerimi devirerek gülümsemiş ve derslikten hızlı adımlarla çıkmıştım... Ödevi gidip bir çırpıda yapacak ya da son güne bırakacaktım. Sanırım buna yatakhanemde karar verebilirdim...







_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elliot John Dubenich
VII. Sınıf
VII. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 665
Gerçek Adı : Kadri
Yaş : 20

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Çarş. Haz. 12, 2013 7:10 am

Sihir tarihi dersliği pek fazla büyüye gerek yok sadece kitabı ve sihir dünyasının geçmişini yeteri kadar bilmen yeterliydi. Elliot için bir ders uygulamaya geldiğinde daha kolaydı ama olay sadece genel bilgiye geldiğinde derslerin çoğunda başarısız olabiliyordu. Mesela aritmansi III.sınıftan beri o dersi aldığını hatırlamıyordu. Diğerlerinin ödevlerini gördükçe o dersi almadığına hala şükrediyordu. Kahvaltısı bittikten sonra fazla acele etmeden yerinden kalkıp birinci kata doğru hareketlenmişti. Son zamanlarda derslere geç kalmak konusunda çok telaşlanıyordu ama bugün böyle bir dert yaşamak istemiyordu ne olursa olsun modundaydı bir nevi. Zaten neredeyse her derste olduğu gibi bu dersin profesörü de değişmiş yerine başka biri gelmişti. Acaba bu seferki adam ya da kadın nasıl biriydi? Derse girdiğinde bu öğrenilirdi zaten. Fazla düşünmemeye çalıştı bu konuyu. Merdivenlere söylenmeye başlamıştı yapmaları gereken tek şey onu birinci kata çıkarmaktı ama o bunun yerine önce üçüncü kata kadar çıkmıştı sonra birinci kata inebilmek için merdivenin gelmesini bekliyordu bu merdivenlere bir çok kişi hayranlık duyuyor olabilirdi ama Elliot tam aksi şeklindeydi ilk yılından beri işini uzatmaktan başka bir işe yaradıklarını görmemişti her hangi bir alternatif yol ise yoktu. Sonunda birinci kata ulaşabilmiş ve dersliğe varmıştı dersin bir yerden ezbere gideceğini düşündüğünden en arkaya kimsenin dikkat etmeyeceği yere kurulmuştu. Böylelikle dersi rahatlıkla dinlememezlikten gelebilecekti. Ders başlayalı on dakika olmuştu ama profesör hala ortalarda yoktu. Profesör daha yeni olduğu için bazı yerleri karıştırmıştır diye düşünüyor insan ama buralar muggle dünyası gibi değil profesör zaten bu okuldan mezundu büyük ihtimalle. Yolunu kaybetmediyse bir nedenden dolayı işi vardı yada dersi unuttu diye düşünüyordu Elliot. Bir çok V. sınıf profesör gelmediği için hemen yerinden kalkıp hareketlenmişti ama Elliot yerinde oturmuş hala profesörün gelmesini bekliyordu.

Yirmi dakikanın sonunda profesör dersliğe gelebilmişti bir çok kişi ne yazık ki profesörün geldiğini fark etmemişti o yüzden ya havada asılı kaldılar ya da ağızları yanmıştı. Bu adamı şimdiden sevmeye başladığını hissediyordu. O yüzden rahat bir biçimden çok daha çok dersi dinleyecek gibi yerinden kalkıp dikleşmişti Elliot. "Merhaba çocuklar, benim adım Dean. Dean Rothschild, yeni Sihir Tarihi profesörünüz. Slytherin mezunuyum. Bu bazılarını mutlu etmesin çünkü en az bir Hufflepuff kadar haksızlıktan nefret ederim." Her profesör bunu ne kadar derse desin en iyisinde bile kendi bölümüne bir yakınlık olduğunu tüm profesörler biliyordu yine de çok fazla şeye izin verecek bir tipe benzemiyordu. Bu deminki hareketlerinden belliydi. Havadaki çocuklar yere büyük bir sesle düşmüşlerdi en son böyle süpürgeden aşağıya düşmüştü Elliot. O yüzden acılarını tahmin edebiliyordu. Geçen dönem nerede kalındığını sorduktan sonra... "Tamam, bu ders sizden sadece iki şey istiyorum. Birincisi, kendinizi tanıtacaksınız. İkincisi, sihir tarihindeki en sevdiğiniz kişiyi ve sebebini söyleyeceksiniz." Elliot kendini tanıtmanın kolay olduğunu ama kimi anlatacağını düşünüyordu. Bu sorulara sinir olurdu. Favori kitabının sorulduğunda okuduğun tüm kitapları unutmak gibi bir duyguydu. O an tüm tanıdığı büyücüleri unutmuş gibi bir hali vardı. Bir kaç öğrenci yerinden kalktıktan sonra kendisinin de kalkmasının zamanı geldiğini anlamıştı ve aklına biri gelmişti zaten. "Elliot John Dubenich Slytherin VI.sınıf. Benim sihir tarihindeki en çok sevdiğim kişi Severus Snape'dir. Kendisi karanlık lordu yıllarca son nefesine kadar kandırmış kendisinin onun yanında olduğuna inandırmış ve çifte ajanlık yapabilmiş bir kişidir. Ve melez prens ismiyle iksir kitabına yaptığı eklemeler harikadır. Kendi bulduğu büyüsü Sectumsempra bir çok yasak lanetten bile daha çok acı verebiliyor bir insana." Sözleri bittikten sonra yerine oturmuştu. Diğer kişilerin de sözlerinin bitmesini dinlemişti. Dersin bitimine çok az kala herkes toplanmaya başlamıştı Elliot dersi duyduktan sonra direk kitabını kaldırmıştı zaten o yüzden bu hiç sorun olmamıştı. "Herkesten, sonraki derse, sıra arkadaşının en sevdiği tarihi cadı veya büyücü hakkında bir parşömen uzunluğunda tanıtım istiyorum. Kendi düşüncelerinizi de ekleyin. Ve bu arada, sonraki derste Hogwarts Savaşı'nı işleyeceğiz. İsteyen çalışabilir." Profesörün sözleri biter bitmez Elliot ortak salona doğru yürümeye başlamıştı.



_________________

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Rothschild

avatar

Rp Yaşı : 27
Mesaj Sayısı : 96
Gerçek Adı : Ollivander Bey
Yaş : 19

MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   Perş. Haz. 27, 2013 11:50 pm

Edit Edit EDİT! 


Çok affedersiniz arkadaşlar. Konuyu kapatmadan önce bir uyarı yapmam gerekliydi sanırım. 

Mesela; haftaya son. Gibi. 

Temmuzun 6'sına kadar vaktiniz var arkadaşlar. O günden sonra yazılanlar kabul edilmeyecektir. 


Saygılarımla ^^

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
knkcm.sn.çk.svym.


hahaha -,-:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

II. Dönem I. Ortak Sihir Tarihi Dersi

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» Gryffindor Ortak Salonu
» 6. Sezon Başlangıç Tarihi Belli Oldu!
» Supernatural Tarihçesi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 2. Sezon-