AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Kapana Kısılmak

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alexis Antoinette

avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 44
Gerçek Adı : Ceren.
Yaş : 22

MesajKonu: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 8:27 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Bryan Rokesmith / Alexis Antoinette
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Remember the corner of your smell.

Go on hater, hate this:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bryan Rokesmith

avatar

Rp Yaşı : 37
Mesaj Sayısı : 35
Gerçek Adı : Didem

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 8:37 pm

    Uzay boşluğunda tüm parlaklığıyla salınan ay, dünyadan göründüğü kadarıyla dolunayı müjdeliyordu. Koca bir yuvarlak halini almasına yalnızca birkaç gün vardı. Burçlara inanan bir insan değilseniz gezegenlerin insanlar üzerindeki etkilerini de umursamıyorsunuz demektir; fakat yaklaşan dolunayın kurtadamlara etkileri inkâr edilemez. Kendini her an patlamaya hazır hisseden ve normal zamandaki sinirliliğini, sabırsızlığını ikiye katlayan Bryan dışarıya bakmadan dahi dolunayın ne zaman olduğunu söyleyebilirdi. Ayda bir kez hayat Rokesmith ailesi için zor geçiyordu. “LANET OLSUN BENİ ÇILDIRTMAYA MI ÇALIŞIYORSUNUZ?!” Birkaç günde normalden fazla sarf ettiği bu cümlenin bu seferki nedeni, Bryan’ın dolunaydan önce yoğurda hassaslık duyması; fakat Alexis’in yanlışlıkla masaya yoğurt koymasıydı. Aslında opsiyonel olarak masaya konan yoğurt Bryan’ı sinirlendirmiş ve gereğinden fazla bir tepki vermesine neden olmuştu. Dolunay olmasa da böyle bir tepki verir miydi bilinmez; ama en çok küçük hatalara kızdığı ailedeki bireyler tarafından iyice öğrenilmişti. Alexis’in hata yapmasına ise tahammülü yoktu. Mükemmel olmak zorundaydı, çünkü mükemmel olması için yaratılmıştı. İnsanlar, ya da büyücüler, kendilerine yüklenen görevleri yerine getirmeliydiler.

    Yemeği yoğurt meselesi yüzünden yarıda bıraktı ve henüz karnı aç olmasına rağmen sofradan kalktı. Bu yöntemin Alexis’i yeterince üzeceğini ve daha dikkatli olmasını sağlayacağını düşünüyordu. Muhtemelen haklıydı da. Balkona çıktı, bir sigara yaktı yasağı delerek. Kendine bir viski doldurduysa da karnı aç olduğu için tadını alamıyordu. Bıraktı. Sıkıntıyla bacak bacak üstüne attı, tekrar sıkıldı. Gazetelere göz attı. Yanına gelen Alexis’le konuşmamaya çalışıyordu çünkü kırdığının farkındaydı. Konuşmamak bu yönden daha iyi olacak gibiydi. Aslında şu an dışarıda olmak isterdi, stresini atabileceği bir yerlerde… Ama Leila’ya Kayıp Balık Nemo’yu milyonuncu kez izlemek için söz vermişti. Bu halde nasıl da izlenirdi ama… Bahçeye, biraz Sunday’le oynamak için çıktı. Sunday bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu, bu yüzden Bryan’ın etrafa bağırıp çağırmasını, kendisine yapılmadığı takdirde kuyruğunu kıstırıp kulübesine dönerek karşıladı. Sunday dahi Bryan’dan uzak duruyordu. Etrafındakilere korku saçmak istediği falan yoktu; fakat bazen yalnız kalmak istediğinin anlanmasını bekliyordu; fakat oldukça geniş olan ailesinde pek de mümkün değildi. Leila’nın istekleri hiç bitmiyordu, Jr’ın sorunlarıyla uğraşmaktan yorulmuştu ve Alexia’nin bir yardımcı değil yük olduğu kimi zamanlar işte tam da dolunaydan önceki birkaç gündü. Yardımcı olmaya çalışan ve bu yüzden en büyük yarayı alan Alexis ise, çok kırılgan olduğu için dolunayı Bryan’dan daha fazla etkilenerek geride bırakıyordu. Suratsız adam, Sunday’in kulübesine gidişinin ardından Alexis’in kendilerini izlediği balkona geri döndü, salıncağa, onun yanına oturdu. Hiç konuşmadı, yalnızca elini tuttu ve hafif bir güçle incinebilecek naif kemiklerini hissetti. Neyse ki, o yanındaydı.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

The corner of words we didn't finish.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexis Antoinette

avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 44
Gerçek Adı : Ceren.
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 9:08 pm

    Dolunay’dan önceki birkaç gün… Alexis’in en nefret ettiği zaman dilimiydi; çünkü Bryan bu dönemlerde patlamaya hazır bir atom bombasından daha yıkıcı oluyordu. Ve onunla konuşmak imkânsız bir hal alıyordu, oysaki Alexis konuşsun, anlatsın istiyordu. Ne de olsa gidecekti ve döndüğünde yorgunluktan bitkin düşmüş bir biçimde yatacaktı saatlerce. Kadın için bu dönem çok kötü geçiyordu, çünkü sürekli etrafında olup ona yardımcı olmak için çabalıyordu. İsteklerini anında yerine getirmeye çalışıyordu ki bağırıp da yorulmasın. “LANET OLSUN BENİ ÇILDIRTMAYA MI ÇALIŞIYORSUNUZ?!” Olduğu yerde sıçradı bir anda. Gözüyle çabucak etrafı taradı ve masadaki o beyaz şeyi gördü. Ahh, hayır… Gözleri büyüdü, nasıl olup da bunu unutmuştu! Kafasını duvarlara çarpıp patlatmak istiyordu. Adam sinirli bir şekilde yerinden kalktığında kalbi deli gibi çarpıyordu. Peşinden gidip gitmemek konusunda tereddüt etti ve gitmedi… Onun yerine üst kata çıkıp Leila’ya bakmaya karar verdi. Bu akşam Statham’la birlikte odasında yiyecekti küçük prenses. Kapıdan onlara bakıp Statham’a durumu çabucak anlattı. Merdivenlerden inerken ağlamamak için kendisine sürekli telkin veriyordu. Ağlamaya hakkı yoktu şuan, çünkü Bryan’ın ona ihtiyacı vardı. Var mıydı gerçekten… Odasına, odalarına, döndü ve balkona attı kendisini nefes almak için. Bahçedeydi adam, kızıyla oynuyordu. En azından onunla oynarken biraz rahatlamış görünüyordu ki köpek arkasını dönüp kulübesine girdi. Alexis içten içe ona kızıyordu şimdi. İki dakika oynasa ne olurdu sanki! Gözlerini kapattı ve salıncakta ileri geri sallanmaya başladı. Çocuk parklarını hatırlatan her şeyi çok seviyordu. Belki de çocukluğunda hiçbir şey yaşayamamış olmasındandı bu; ama Leila ile arkadaş gibi oynayabiliyordu en azından. Ona masal okurken kızıyla birlikte gülüyor, prenses ve prens ayrıldığında onunla birlikte hüzünleniyordu. Çünkü okuduğunun sadece bir masal olmadığını düşünüyordu… Gözleri hala kapalıyken kokusunu aldı adamın ve sonra ellerini onun sıcak parmaklarının arasında hissetti. Kalbi bir anlığına utangaç bir şekilde hızlıca çarptı, yanaklarını sıcak bastığını hissedebiliyordu… Yavaşça ona doğru yaklaştı ve başını adamın omzuna yasladı. ”Özür dilerim, sizi bağırtmak istemezdim… Bir daha olmayacak, söz veriyorum. Alexis’e göre aşkın tanımının içinde kıskanmak yoktu. Tamamen, yüzde yüz kendini adamak ve karşındakinin duygularını önceliğiniz haline getirmekti. Bu yüzden Bryan geceleri dışarı çıktığında kıskanmıyordu, ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Buna ihtiyacı varsa giderdi, o kadar. Kimsenin ona karışmaya hakkı yoktu. Genç cadı başını biraz kaldırıp adamın yüzüne baktı, uzunca bir süre seyretti onu. Usta bir heykeltıraşın elinden çıkmışçasına kusursuzdu yüz hatları, baktıkça bakası geliyordu kızın. ”Leila’nın uykusu gelmiş… Çizgifilm istemiyormuş, isterseniz bu gece çıkın. Gerginsiniz.” Yüzünde şirin bir gülümseme vardı; ancak çok dikkatli gözler anlardı bu gülümsemenin altında hüznün yattığını. Bryan gideceği için değil, onu sinirlendirdiği için üzgündü. Onu sinirlendirmek Alexis için tam bir hayal kırıklığı oluyordu.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Remember the corner of your smell.

Go on hater, hate this:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bryan Rokesmith

avatar

Rp Yaşı : 37
Mesaj Sayısı : 35
Gerçek Adı : Didem

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 10:04 pm

    Alexis zaten bunu bekliyormuş gibi, elleri Bryan’ın ellerindeyken başını adamın göğsüne yasladı. Bryan boynun daima özel olarak tasarlandığını düşünürdü. Daha doğrusu böyle düşünmek hoşuma giderdi, çünkü bir başkasının kafası omza konduğunda yapbozun parçaları gibi uyan bir sistem olduğu görülür. Kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan özelliklerle yaratılması da, aynen bunun gibi bir başka örnek. Yine dolunay haftaları Bryan’ın içinde hissettiği tüm o romantik duyguların istisnası oluyor. ”Özür dilerim, sizi bağırtmak istemezdim… Bir daha olmayacak, söz veriyorum. Kaç yıldır dolunaydan önce yoğurt görmek, koklamak, tatmak istemediğini öğrenememişti. Evliydiler, böyle de sorumsuzluk olmazdı ki. Kocasının nelerden hoşlanadığını biliyorsa, evlenmelerinin anlamı neydi? Bu kadar mı ilgisizdi yani? Hayır değildi. Yalnızca dalgındı Alexis. Leila ile Bryan hakkında konuşurlarken, eli yanlışlıkla Bryan’ın normal zamanlarda çok sevdiği yoğurda gitmişti ve gecenin başlangıcına sebep olacak konuşmaya böyle başlamışlardı. ”Leila’nın uykusu gelmiş… Çizgifilm istemiyormuş, isterseniz bu gece çıkın. Gerginsiniz.” İlk cümleyi duyduğu anda Bryan aniden ayağa kalktı, balkona çıkarken aldığı viski kadehini sertçe yere fırlattı. Parçalar yere saçıldı, viski beton zemine ağır ağır yayıldı… Çıkan gürültü içeridekileri de tedirgin etmişti şüphesiz; fakat kimsenin dolunay haftasında Bryan’a yaklaşacak cesareti olmazdı. Zaten bu yüzden işler çığrından çıkıyordu. Bryan’ı göndermek istiyordu başka kadınlara. Bunu bilinçli olarak yapıyordu. Bryan’ı düşündüğü için kendine acı çektiriyordu ve adamın dayanamadığı şey de tam olarak buydu. Kendini düşünmeliydi biraz. Kocasını başka kadınlara kendi eliyle yollamamalıydı. Tamam, çok fazla müdahale etmesinden iyiydi; ama kendine işkence etmesine de gerek yoktu, değil mi?

    ”SAKIN BİR DAHA BUNU SÖYLEME. SAKIN!” Cam kenarında duran saksılardan birini hışımla yere attı ve zavallı çiçek, hayatında sahip olduğu tek toprak parçasını da kaybederek yavaş bir ölüm sürecine girdi. Tek umudu birilerinin ona sahip çıkması olabilirdi ancak. ”BAŞKA KADINLARLA YATMAM SENİ ÜZÜYOR MU? EVET. O ZAMAN AKSİ ŞEKİLDE DAVRANMA. BENİ KANDIRMAYA ÇALIŞMA ÇÜNKÜ BASİT YALANLARLA KANDIRABİLECEĞİN BİR APTAL DEĞİLİM. ÖYLE BİRİNİ İSTİYORSAN, ÖYLE BİRİYLE EVLENMELİYDİN.” Statham’ın kapı önünden yavaşça geçen siluetini gördü ve terliğinin halıda çıkardığı sesi işitti. Her şey yolunda mı diye teftişe çıkmıştı. Ve yolunda olmadığını gördüğü halde henüz siniri karşısındakine zarar verecek kadar korkutucu boyutlara ulaşmadığı için müdahale etmedi. Yalnızca temkinli bir halde o civarda dolaşmaya özen gösterdi. Bryan, hizmetçilerden birine bağırdı ve yerdeki viski kalıntılarını temizletti, kendine yeni bir kadeh alıp tek dikişti bitirdi. Alexis’in önünde, bir sigara yaktı, dumanını kızın yüzüne üfledi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

The corner of words we didn't finish.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexis Antoinette

avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 44
Gerçek Adı : Ceren.
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 10:22 pm

    “Alexis bir daha asla annenin odasına girmeye kalkışma, sakın!” Babası odasının kapısında durmuş hakaretler savuruyordu kıza. Küçük cadı başını öne eğmiş, geçmesini bekliyordu tüm bunların. Adam kapıdan çıkmadan önce kapının hemen yanındaki aynaya vurmuş ve yere düşüp binbir parçaya kırılıp uzun yıllar üzerlerinden silinmeyecek bir uğursuzluğa davetiye çıkarmıştı. Küçük cadı yatağın üzerinde dizlerini toplamış içinden bir küçücük tavşancık varmış şarkısını mırıldanıyordu. Annesi onu çok çok severmiş… Bryan’a aşık olduğunda, onu tanıdığında böyle şeyleri bir daha asla yaşamayacağından emindi artık. Hiç kimse ona fiziksel şiddet uygulamayacaktı. Ya da gözünün önünde bir şeylerin parçalanmasını seyretmek zorunda kalmayacaktı. Ama o anda yaşadıkları bunların tam tersiydi. Adam elindeki viski bardağını hışımla yere fırlattığında sekiz yaşındayken ayna kırıldığında duyduğu sesin aynısını duydu. Bu sefer daha gerçekçiydi, yerdeki içecek bunun kanıtıydı… Gözleri büyüdü kadının, bacaklarını yavaşça topladı ve dizlerine sarıldı. ”SAKIN BİR DAHA BUNU SÖYLEME. SAKIN!” Gözlerini kaldırıp ona bakmaya cesaret edemiyordu, çünkü Robi ona bakılmasını sevmezdi. Direk olarak ona bakılmasını sevmezdi, hele de gergin olduğu anlarda… Gözlerini kapatmıştı, kendisini o andan soyutlamak istiyordu. Zaman ve mekan ayrımını yitirip boşlukta sallanmak istiyordu. Küçülüp, görünmeyecek kadar ufak bir toz tanesi halini alıp oradan kaçmak istiyordu. Başını kaldırmaya cesaret ettiği sırada adam saksılardan birisini yere fırlattı. ”BAŞKA KADINLARLA YATMAM SENİ ÜZÜYOR MU? EVET. O ZAMAN AKSİ ŞEKİLDE DAVRANMA. BENİ KANDIRMAYA ÇALIŞMA ÇÜNKÜ BASİT YALANLARLA KANDIRABİLECEĞİN BİR APTAL DEĞİLİM. ÖYLE BİRİNİ İSTİYORSAN, ÖYLE BİRİYLE EVLENMELİYDİN.” Başını kaldırıp ona baktı, gerçekten bunu söylemiş olamazdı değil mi? Alexis için Bryan ve aptallık aynı cümle içinde kullanılamayacak kadar ayrı iki kavramdı. Apayrı iki evrene aittiler. Eli yavaşça ağzına gitti ve sımsıkı kapattı dudaklarını. Herhangi bir ses çıkarmamak için zorluyordu kendisini, ağlamak ya da hıçkırmak şuanda yapması gereken en son şeydi… Adam bir sigara yaktığında ona bakmayı gerçekten istemiyordu, sanki bakarsa ona dikleniyormuş gibi hissedecekti. O kokuyu hissettiğinde yavaşça yerinden kalktı. “B-ben özür dilerim… Öyle, öyle düşünmüyorum… Özür dilerim. İzniniz olursa eğer bahçeye çıkabilir miyim?” Odaya gitmek istemiyordu, uyuyup kaçmamalıydı. Artık bir yetişkin gibi davranmanın zamanı gelmişti. İki tane çocuğu olan bir kadın böyle davranamazdı. Ama az önce yaşadığı… Bir onuru varsa eğer son zerresini o dumanı soluduğunda yitirmişti. Sadece bir an arkasını döndü adama ve kollarını demirlere yasladı. Ağlamamak için* derin nefesler alırken kendisini toparlamaya çalışıyordu. Başka birisiyle evlenmek, başka birisine aşık olmak aklının ucundan geçmezken Bryan her saniye bunu neden düşünüyordu? Tatile gittiklerinde yaptığı ufacık bir şaka yüzünden –çok ufak değildi bunu kabul ediyordu Alexis- kadını nasıl cezalandırmıştı… Acaba yine öyle mi olacaktı. Olmaması için dua etmekten başka çaresi yoktu. Bryan’dan uzaklaşmak istemiyordu, ondan uzaklaşmak kendisini kaybetmek demekti.

* [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Remember the corner of your smell.

Go on hater, hate this:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bryan Rokesmith

avatar

Rp Yaşı : 37
Mesaj Sayısı : 35
Gerçek Adı : Didem

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 10:55 pm

    Bryan’ın profesyonel uğraşları arasında Alexis’in tüm hevesini almak, tüm mutluluğunu tek sözle emmek, yaşadığı hayata pişman etmek vardı. Sesini biraz yükseltmesi onu eskiye, babasından şiddet gördüğü zamanlara götürebiliyorken, karşısında yaptığı canavarca gösteri de pek iyi gelmemişti. Bryan bunu görebiliyordu; fakat kendisini durdurmak için en ufak bir çaba harcadığı söylenemezdi. Sinirliydi, başkalarına gitmek istemiyordu Alexis’i kırmamak için –ah, ne düşünceli adam(!)- ve bu yüzden sinirini ondan çıkarması gerektiğini düşünüyordu. Onun için gitmiyordu, bu yüzden bedelini ödeyen o oluyordu. Dizlerini karnına çekip başını yere indiren Alexis’e öfkeyle baktı. Onunla tartışmak imkânsızdı, küçük bir kızla evli olduğunu düşünüyordu kimi zaman. Sürekli gönlünü almaya uğraşması gereken, en ufak bir olumsuzlukta gözleri dolan, büyüyemeyen küçük bir kız… Yoruluyordu. Üzerindeki onca insanın sorumluluğu yoruyordu. Alexis, Bryan’ı yoruyordu. “B-ben özür dilerim… Öyle, öyle düşünmüyorum… Özür dilerim. İzniniz olursa eğer bahçeye çıkabilir miyim?” Ah, işte yeniden sinirlenmesine sebep olan ikinci bir dalga. Her zaman kaçmak istiyor. Sorumlulukları başkasının üzerine yıkıyor, o iki çocuk annesi bir kadın olarak durmak yerine Bryan’ın derdi hiç bitmeyen ergenlik çağındaki gibi hissi veriyor. Bryan Alexis’le hayatı paylaşamayacağını düşündü. Zor anlarında Alexis ona yardım edecek kadar güçlü duramazdı. Önce o yıkılırdı. “Otur. Sorumluluğu bana yükleyip kenara çekilemezsin. Kaçamazsın.” Biraz sakinleşmek, en azından ellerine ve sesine sahip olmak için olağanüstü çaba sarf etti, başarılı oldu. Sırtını Alexis’e yaslamak istiyordu. Hayatın yükünü onunla paylaşmak... İstediği tam olarak buydu, Alexis’in de yüklerini sırtlanmak değil; ama onunla yaşamaya başladığında bu günlerin geleceğini görmüştü. Şikâyet edemezdi, iç sesi bunu yasaklıyordu. Balkonun uzak bir köşesinde kanepelerden birine oturup başını elleri arasına aldı. Sunday’in havlamaları ve Leila’nın sevinç çığlıkları geliyordu bahçeden. O anda ikisi de sinirini bozuyordu. ”Sana güvenebilecek miyim? Eğer bir gün düşersem kaldırabileceğinden emin olabilecek miyim?” Bryan Alexis’e haksızlık yaptığını o anda fark etmemişti; fakat dolunay sonrasında pişman olacağı hareketlerin birçoğunu yapmıştı. Kendi karısına, gözünde bir azize olan o kutsal kadına az önce yaptıklarını hak etmiyordu. Yüzünde sigara dumanları olmamalıydı onun. Karısına yapılabilecek bu türden bir saygısızlığı ölümle cezalandıracakken aynısını yapması yalnızca aklının başında olmamasıyla yorumlanabilirdi. Yatakta sıkıca sarılıp boynunun her yanını öpücüklere boğarak özür dileyeceği ve gözyaşlarını dudaklarıyla sileceği yakın bir gelecekte, kendini bağışlatmak için aklına gelecek her türlü yolları deneyecekti. Bryan Alexis’e güvenebilirdi. Sakin kafayla düşünse, bu sonuca varabilirdi.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

The corner of words we didn't finish.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexis Antoinette

avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 44
Gerçek Adı : Ceren.
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Cuma Mayıs 31, 2013 11:22 pm

    Bryan’ın yanında durmak istiyordu, ne zaman olursa olsun. Bunu yapacağına dair kutsal bir yemin etmemiş olsa bile bu böyle olurdu. Çünkü… Bir sebebi yoktu, sadece böyle yapmak istiyordu bütün kalbiyle. Bazı durumlarda onun için güçlü olması gerekse bile kaçmak yoktu. Hayatında ilk kez birileri için güçlü olmayı kafasına koymuştu, çünkü bir Rokkesimit asla kaçmazdı! “Otur. Sorumluluğu bana yükleyip kenara çekilemezsin. Kaçamazsın.” Salıncağa tekrar oturdu ve gözlerini bahçenin uzak bir köşesine dikti. Karşı eve kadar uzandı bakışları, Jr yoktu… Muhtemelen Cherry de yoktu ve Alexia da yoktu. Işıkların tamamı kapalıydı, onlardan da güç alamıyordu ki bakışlarını adama çevirdi. ”Sana güvenebilecek miyim? Eğer bir gün düşersem kaldırabileceğinden emin olabilecek miyim?” Ahh, bu da nerden çıkmıştı? Güvenmek… Daha önce kimse ona güvenmek istememişti ki! Gözleri dolmak üzereydi… Elini tersiyle çabucak kuruladı gözyaşlarını daha akmadan ve hızlıca yerinden kalkıp adamın yanına gidip yere diz çöktü. Ellerini onun dizlerine koydu ve gözlerinin tam içine baktı. ”Düşerseniz kaldıracağım, eğer kalkamazsanız birlikte düşeriz… Sorun değil, ben sadece sizinle birlikte olmak istiyorum.” Yeteneğini kullanıp onu sakinleştirse her şey daha kolay olabilirdi; ama bunu Bryan üstünde kullanmayı sevmiyordu. O istemediği sürece… Elini korkakça adamın yüzüne uzattı ve hafifçe kalkıp dudaklarını buluşturdu adamınkilerle. Yorgun ve aşk dolu bir öpücüktü; Alexis geri çekildiğinde yüzleri çok yakındı. Bu yüzden kendisini zorlayıp sesini onun duyabileceği bir seviyeye çıkarmak zorunda kalmamıştı. ”Seni seviyorum. Sadece seni. En çok seni.” Bu tip anlarda Alexis yeteneğini kontrol altında tutamıyordu, çok mutlu olduğunda, aşık olduğunda –ki Bryan yanındayken ya da yokken hep böyle hissediyordu- ya da çok sinirli olduğunda kontrol dışıydı her şey…

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Remember the corner of your smell.

Go on hater, hate this:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bryan Rokesmith

avatar

Rp Yaşı : 37
Mesaj Sayısı : 35
Gerçek Adı : Didem

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   C.tesi Haz. 01, 2013 10:07 am

    ”Düşerseniz kaldıracağım, eğer kalkamazsanız birlikte düşeriz… Sorun değil, ben sadece sizinle birlikte olmak istiyorum.” Bakışlarını Alexis’e çevirdi. Az önce olanların yarattığı kırgınlığa rağmen Bryan’ı kaybetmek istemiyordu. Nasıl olurdu? Bryan’ın anlamayacağı bir aşkla oluyordu. Alexis bunu belki yıllarca aradığı güveni bulduğu adamdan kopmamak için yapıyordu; fakat asıl Bryan’ın ihtiyacı vardı Alexis’ten kopmamaya. Her türlü nazını çeken bu kadına çok şey borçluydu. Fakat çoğu zaman şımarık bir çocuktan farksız olan Bryan bunu o anda göremiyordu. ”Seni seviyorum. Sadece seni. En çok seni.” Belki Alexis’ten yayılan öldürücü cazibe devreye girmemiş olsaydı Bryan pek de yumuşamaz kırıcı söylemlerine devam ederdi. Fakat veelanın karşısında tek amacı onu mutlu etmek olan her erkekte olduğu gibi sözleri ve hareketleri yumuşadı. Alexis’i yerden kaldırdı, sıkıca sarıldı ve saçlarını özlemle öptü. ”İyi ki bu kadar sabırlısın.” Ah, evet öyleydi. Kocası olacak adamın yaptığı tüm saygısızlıklara rağmen ayakta durabiliyordu, onu sevdiğini söyleyebiliyordu.

    Robbie, Bryan’ın babası, Alexis’e davranışlarını onaylamazdı. Annesine karşı daima kibar olan bu adam kadınların tümünün aynı muameleyi hak ettiğini söyler, Bryan’ı aksini düşünmemek üzere yetiştirirdi. Tek sorun Bryan’ın hayatında babasının söylediği teorik bilgilerden daha kalıcı bir Grace gerçeği vardı ki, kadınların hiçbirinin saygı hak etmediğine ikna etmişti kendini. Kadınların doğuştan kötü yola düştüğüne inanan bir zihniyet için aslında bu yaptıkları çok görülemezdi. Değişimi göz ardı edilemeyecek kadar büyüktü. Kadınlara zerre saygı duymayan bir adamdan Alexis’e âşık bir Bryan çıkmıştı ortaya. İncinmemesi için elinden geleni yapan, bunda da başarılı olan bir adam… Evet, dış etkiler Alexis’i incitemiyordu çünkü hayatında Bryan olduğu müddetçe başka bir düşmana ihtiyacı yoktu. Onu böylesine parçalayan yalnızca bir kişi yeterliydi. ”Her şey düzelecek. Korkma, ben varım.”Bu sözler Alexis’i ne kadar rahatlatmıştır, yoksa daha mı çok korkmasına neden olmuştur bilinmez ama, Bryan Alexis’in sıcaklığını hissettiğinde içinde bulunduğu durumla daha kolay baş edebileceğini hissediyordu.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

The corner of words we didn't finish.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexis Antoinette

avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 44
Gerçek Adı : Ceren.
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   C.tesi Haz. 01, 2013 2:26 pm

    Sarılmak her derdin devasıydı. Ona sarıldığı, kokusunu duyduğu anda her şeyi unutabiliyordu. Tek istediği yaralarını sarmasıydı, ya da yaralanan o olduğu zaman yardım etmesi için Alexis’e izin vermesi… Kendisini adamın güçlü kolları arasında bulduğunda kalbi onun kalbinin ritmini tekrar etmeye başladı. Derin bir nefes aldı ve bu anın sonsuza kadar sürmesi için dua etti Tanrı’ya. ”İyi ki bu kadar sabırlısın.” Bryan için sabırlıydı, sadece onun için. Hogwarts’tayken Charlie onu aldattığında bir saniye düşünmeden ayrılmıştı. İlk terk ettiği erkekti o… Aldatılmak asla kabul edemeyeceği bir şeydi o zamanlar. Aslında Bryan’la tanıştığında da öyleydi. Ama adama aşık olup onu tanıdıkça pek çok şeyden vazgeçmişti… Sadece onunla olmak istiyordu, hiçbir ilkesi yoktu. Sadece adamın yanında olup onun kokusunu hissetmekti tek ideali. ”Her şey düzelecek. Korkma, ben varım.” Hayır, bu defa korkmayacaktı. Sevgilisi için güçlü olmak zorundaydı. Adama gülümsedi ve dudaklarını buluşturdu tekrar onunkilerle. Bunu her yaptığında kalbi duracak kadar hızlı çarpmaya başlıyordu… Adamın dizindeki yerine geçti ve başını omuzlarına koydu. Dünya üzerindeki en huzurlu andı yaşadığı. Sanki Bryan’ın yanında olup, kucağında oturmak için yaratılmış gibi hissediyordu kendisini. “Korkmuyorum, ben güçlüyüm. Değil mi?” Senin aşkın sayesinde sevgilim… Tabi bunu söyleyemezdi, çünkü utanıyordu. Âşık olmak onu utandırıyordu, ya da adamı öpmek. Ya da sadece onu koklamak bile çok kutsal bir törendi.

    Dönüşümden sonra.

    “Leila hadi öğle uykusu zamanın geldi bile… Nolur yat artık. Baba gelince söz uyandıracağım seni.” Küçük prenses uyumamakta diretirken Alexis onu kucağına aldı ve yatağına yatırdı bile. Ardından yanına uzanıp uzun siyah saçlarını öpmeye başladı. Ne kadar güzel bir kızı vardı, ikisinin kızı… Geldiği günü hatırlıyordu da Alexis, ne de çok büyümüştü o günden beri. İlk zamanlarda konuşmazdı, konuştuğunda da kekeliyordu. Şimdiyse küçük bir serçe gibi durmadan ötüyordu. Kızına babasının işe gittiğini anlatırken –biraz da yeteneğinin yardımıyla- çabucak uyuttu onu. Üzerini iyice örttükten sonra odadan çıktı ve aşağıya inip beklemeye başladı. Bu saatlerde gelirdi genelde. Her zaman cisimlenecek kadar gücü olurdu hiç değilse… Statham’a bakmaya gitti ama bulamadı, markete gitmiş olacak diye düşündüyse de sinirlendi. Bryan döndüğünde nasıl olacaktı; ama Statham dışarı çıkabiliyordu! Pekala, sinirlenmedi. Sadece kızdı, biraz. Pekala, çok kızdı. Yerinden kalktı tekrar ve yatak odasına geçti bu sırada bir anda önünde beliren adamı gördü. Yere düşmeden önce kollarından yakaladı onu. “Ah! Omzuma yaslanın ve yatağa gidelim, hadi…” Adamı yatağa yatırdıktan sonra yanına oturdu ve vücuduna baktı. Berbat haldeydi… Her seferinde neden böyle olmak zorundaydı! Ağlamamak için kendisini tuttu, derin bir nefes alıp adama gülümsedi. “İyi görünüyorsunuz, her zamanki gibi çok güzel…” Bryan’a yakışıklı pek demezdi, çünkü adam ona göre güzel’di. Estetik anlamda bir güzelliği vardı. Baktığında bir kez daha dönüp bakma isteği uyandırıyordu. Ve hiçbir sanat eseri bir iki çizik aldığında değerini yitirmezdi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Remember the corner of your smell.

Go on hater, hate this:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bryan Rokesmith

avatar

Rp Yaşı : 37
Mesaj Sayısı : 35
Gerçek Adı : Didem

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Ptsi Haz. 03, 2013 8:36 pm

    Kendine gelip gözlerini açtığında yıldızlı gökyüzüne ve dolunay görkemini kaybetmiş aya baktı. Her tarafı yara bere içindeydi kendini kimsenin olmadığı bir ormana hapsedip insanlardan uzak kaldığı ve bütün geceyi kendini ısırarak geçirdiği için… Rüzgarın estiğini ağaçların kıpırdayan dallarından anladı, bir şey hissettiği yoktu. Yakınlarda bulduğu parçalanmış pantolonunu üzerine geçirip birkaç kez hafifçe öksürdü. Eve gitmesi gerektiğini düşündü. Aklındaki tek şey Alexis’in son sözleriydi. “Korkmuyorum, ben güçlüyüm. Değil mi?” Evet, hem de gördüğü en güçlü kadındı. Bryan’dan, onun öfkesinden, sinir hastası bir manyak olma ihtimalinden korkmuyordu. Duyduğu aşk tüm korkularını alıyordu ondan. Dolunay öncesi kaprislerine göz yumuyordu, sonrasında yanındaydı, her zaman desteğini gösteriyordu. Her adamın sahip olmak için her şeyini feda edeceği, Bryan’ın sahip olmamak için çok direndiği bir kadındı. Yüzündeki tek bir kası dahi oynatmak istemediği için gülümseyemedi, oysa içi her şeyin yolunda olduğunu gördüğü için rahattı. Issız ormanı kendi haline bıraktı, eve cisimlendi.

    Kapının önüne geldiğinde bahçe kapısını açtı, Sunday’i kulübesinin içide yatarken gördü. Çocuklar uyuyor muydu? Peki ya Alexis? Ah, Alexis uyumazdı ki. Kadının koşarak kendine geldiğini gördüğünde dizlerinin tutmadığını hissetti, yere yığılacakken Alexis’in ince kollarının hızını kestiğini hissetti.“Ah! Omzuma yaslanın ve yatağa gidelim, hadi…” Yatak. Tüm servetini uğruna feda edebileceği rahatlık. Yastıkların arasına kafasını gömdü ve gözlerini kapattı. Bunu yapmasının nedeni hem yorgunluğu hem de Alexis’in kendini rahatça izlemesi için uygun ortam sağlamaktı. Ona bakıldığı sürece o da Bryan’ın vücudundaki yaralara bakamayacaktı. “İyi görünüyorsunuz, her zamanki gibi çok güzel…” Yalan. Alexis’in her dolunaydan sonra söylediği en büyük yalandı bu çünkü iyi görünmüyordu. Sokakta yatanlar gibi pejmürde bir halde, yara içindeydi. Midesi bulanmıyor muydu yoksa bunu engellemek için iksir mi içiyordu? Bunu bilemedi. Bryan yalnızca bir bardak su istedi ve Statham’ın mucizevi iksirlerini. “Eğlenceli bir kamptı, bir dahakine sen de gel.” Gülümsedi ve gülümsediğinde yorgun gözlerinin kenarlarında sahici gülümsemelerin getirdiği kırışıklıklar oluştu. Alexis’i ormana götüreceğinden değil, ortamı yumuşatıp iyi olduğunu göstermek için söylemişti. “Hatunum nerede benim, neden karşılamıyor evin erkeğini?”Statham’ı görememesi meraklandırmıştı, artık iyice yaşlanan cadının başına bir şey gelmesi ihtimaliyle oluşan korkusunu espriyle gizlemeye çalıştı. Alexis’i kendine doğru çekti, omzuna yatırdı, saçlarını kokladı. Yaptıklarını hatırlamak anca aklına gelmişti. Söylediği, yaptığı şeyler ve en berbatı sigara… Lanet olsun o sigaraya. “Beni affettin mi, sevgilim?” Lütfen ettim de, sana ihtiyacım var.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

The corner of words we didn't finish.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexis Antoinette

avatar

Rp Yaşı : 26
Mesaj Sayısı : 44
Gerçek Adı : Ceren.
Yaş : 22

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Salı Haz. 04, 2013 5:41 pm

    Bryan’ın ona döndüğüne ve kalbinin hala tığına dualar ediyordu. Adamı odalarında, yatakta yatarken görmek bile o kadar mükemmel, o kadar eşsiz bir manzaraydı Alexis için. Gözlerini kapatmışken uzun bir süre seyretti onu. Yüzündeki çizikler derindi bu defa ve elleri… Örtünün altındaki sırtına bakmamak için zor tutuyordu kendisini; ama hayır. Bunu yapıp da onu üzmeyecekti. Okuldayken Hastane Kanadı’na asla uğramazdı, çünkü oradakilere baktığında genelde bayılırdı. Ufacık bir kan pıhtısı dahi midesinin bulanmasına sebep olurdu. Ama Bryan’a ve onun yaralarına baktığında bu hisler yoktu. Yalnızca onu iyileştirme iç güdüsünü hissediyordu. “Eğlenceli bir kamptı, bir dahakine sen de gel.” Adama kocaman gülümsedi, gelmek istiyordu. Ama buna asla izin vermeyeceğini bildiği için sormuyordu bile. “Hatunum nerede benim, neden karşılamıyor evin erkeğini?” Ahhh! Statham’a haber vermeyi unutmuştu. İşte şimdi kafasına yiyeceği büyüyü düşünüp korkabilirdi. Başını öne eğmişken Bryan’ın onu kendisine doğru çekmesiyle afalladı; ama hemen uyum sağladı ait olduğu yere. Onun omzuna… “Beni affettin mi, sevgilim?” Ne için? Gözleri büyüdü ve başını kaldırıp adama baktı. Gerçekten neyden bahsediyordu, özür dilemek mi… Hayır. “Ben bir şey hatırlamıyorum penguen.” Gülümsedi ve adamı uzun uzun öptü özlediği dudaklarından. Bu öyle güzel bir histi ki ne yapmış olursa olsun unutabiliyordu. Kısa süreli hafıza kaybı yaşamasına sebep olacak kadar etkileniyordu Bryan’dan.

    Alexis’i eski sevgililerine sorsanız son derece nazlı, inanılmaz kıskanç ve tahammül edilemeyecek kadar soğuk olduğunu söylerlerdi. Çünkü Alexis kıskanç, nazlı ve mesafeliydi bu tip konularda. Özellikle de ses yükseltilmesi, önünde birilerinin kavga etmesi veya en basitinden sevgilisinin bir kızla konuşması onu çileden çıkarırdı. Hiç bitmeyeceğini düşündüğü ağlama nöbetlerine girerdi. Ama konu Bryan olunca bunların hiçbiri yoktu. Adamı olduğu gibi seviyordu, değişmesi yönünde bir talebi yoktu. Sadece gitmesini istemiyordu o kadar… Sigara olayı gibi büyük bir şeyi okulda yaşamış olsa o saniye adamı terk ederdi ve bir daha asla onunla konuşmazdı; ama Bryan’da çok farklıydı. “Immm aslında hatırlıyorum… Sadece en çok sizi sevdiğimi söylemiştim. Hadi biraz uyuyun ve ben de bu arada anne- Statham’ı çağırayım. Geldiğinizi söylemezsem çok kızar bana ve Leila da bekliyordu.” Bir kez daha öptü adamı bir şey söylemesini engellemek için. Ama yanından kalkmadı. Bir süre daha yattı orada öylece kalp atışlarını dinleyerek. Bazen sadece Bryan’ın kalbinin sesini dinlemek bile Alexis’e mucizevî bir şey gibi geliyordu. Onun ritmiyle nefes alıp vermeye çalışıyordu ki ona ne kadar bağlı olduğu belli olsun.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Remember the corner of your smell.

Go on hater, hate this:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bryan Rokesmith

avatar

Rp Yaşı : 37
Mesaj Sayısı : 35
Gerçek Adı : Didem

MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   Salı Haz. 04, 2013 7:37 pm

    “Ben bir şey hatırlamıyorum penguen.” Ah, yine o hitap. Bunu duyduğuna hiç bu kadar sevindiğini hatırlamıyordu Bryan. Yalnızca keyifli zamanlara özgü bu samimi sesleniş, aralarında kalıcı bir sorun olmadığının kanıtıydı. Alexis’in sözlerinin aksine, refleks olarak söylenen bir kelime daha güvenilirdi; çünkü ne kadar kırılırsa kırılsın –dolunay öncesinde olduğunu gibi- öncelikle Bryan’ın mutluluğunu düşünmeye devam ediyordu. Bu da, adamın işini zora sokuyordu bir yönden. Uzun, nefes kesici bir öpüşmenin ardından ayrıldılar. Bryan ellerini Alexis’in saçlarında gezdirdi, dudaklarını yüzünde… Peki gerçekten unutmuş muydu olanları? Egosundan ölecek hastalığına yakalanmış Bryan’ın dahi utançla hatırladığı olanları? Ona söylediklerini ve neredeyse söyleyeceklerini… Bryan’ı bilemeyiz; fakat bu ilişkinin üçüncü gözleri olarak dileyeceğimiz tek şey aralarındakinin bozulmamasıdır. Alexis’e ihtiyaç duyduğunu kabul etmeyen Bryan’ın Alexis’ten mahrum edilmemesidir. Birbirine bunca yakışan bir çiftin aşkının bitmemesidir… Alexis’in yerinde başka kim olsaydı bu güzel ilişki başlamadan biterdi.

    “Immm aslında hatırlıyorum… Sadece en çok sizi sevdiğimi söylemiştim. Hadi biraz uyuyun ve ben de bu arada anne- Statham’ı çağırayım. Geldiğinizi söylemezsem çok kızar bana ve Leila da bekliyordu.” Anne demişti. Yanlışlıkla da olsa, Bryan’ın duymasını istemese de onu böyle görüyordu. Gerçi kendi annesi muhtemelen Statham gibi cadı kadının teki değildi; ama anne sıcaklığını bulabiliyordu. Bryan Alexis’e gösterdiği her haksız tepkide karşısında Statham’ı buluyordu. Evlenmeden önce, Alexis’in haklarını Statham koruyordu. “O kızı sahipsiz sanma Bryan. O kızın canını yakarsan ben de senin canını yakarım.” Büyük kadındı Statham, dediğini yapıyordu. Ne zaman Alexis Bryan yüzünden üzülse, Bryan da üzülüyordu bir şekilde, Statham’ın etkileriyle… Kızım diyordu ona, yalnızlarken. Yalnızca kızı duymuyordu nasıl hitap edildiğini. Önceleri Bryan onun çocuk sevgisini doldururdu, ne olsa onun yanında dururdu, şimdi ise Alexis olmuştu öz kızı. Zaten Müslüman olan ve doğurgan kadının kutsallığına inanan Statham modern çağın azizesinin de hep yanındaydı. ”Kimseyi çağırma. Uyumak istiyorum. Seninle.” Alexis’e hep alışkın olduğu gibi sarıldı, saçlarını koklaya koklaya uykuya daldı. Böcürtü artık dolunay değildi. Dolunaylardan korkmaz olmuştu.

    RP SONU

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

The corner of words we didn't finish.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kapana Kısılmak   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Kapana Kısılmak

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 2. Sezon-