AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Konuşulması gereken şeyler var.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nymeria Pierce

avatar

Mesaj Sayısı : 291

MesajKonu: Konuşulması gereken şeyler var.   Paz Ekim 28, 2012 3:36 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]&[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Tony&Arya

Konuşulması gereken önemli şeyler var.
Ama Tony'nin karşısında kızgın ve mutsuz bir kız var. İşler sarpa sarmak üzere. Konuşmak hiç kolay olmayacak.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymeria Pierce

avatar

Mesaj Sayısı : 291

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Paz Ekim 28, 2012 4:04 pm

Soğuk rüzgar yüzüme çarparken yavaşça Quidditch Saha'sına doğru yürüyordum. Kurumaya başlamış olan çim ayağımın altında hışırdıyor, hafif bir sis görüşümü zorlaştırıyordu. Gözlerimin önüne düşen bir tutam pembe saçı geriye çektim. Sonrasında kabanımın cebine sakladığım bereyi çıkardım ve saçlarımın hepsini içene alacak şekilde taktım. Sahanın girişine geldiğimde derin bir nefes verdim. Dudaklarımın arasında sigara dumanı gibi çıkan havanın yükselmesini izledim. Sonrasında gözlerimle sahayı taradım. Bomboştu. Ellerimi ısıtmak için ceplerime soktum ve hafifçe ıslık çalarak en tepeye çıkmaya başladım. Küçük bir merdiven keşfetmiştim. Buradan tribünlerin birinin çatısına ulaşabiliyordum. Baş döndürücü bir yükseklikti ama bunu seviyordum. Derin bir nefes aldım ve basamakları yavaşça tırmanmaya başladım. Basamaklar buzlanmıştı. Yukarı çıktığımda kendimi kuşlar kadar özgür hissediyordum.. Kendi kendime gülümsedim ve önümden hızla geçen kuzgun karası baykuşu izledim. Bacaklarımı sarkıtarak oturdum. Buradan Hogwarts'ı tamamen görebiliyordum. Evimi, gerçek evimi. Stark Kulesini değil. Bu düşünceyle beraber üstüme çöken ağırlık yüzünden iç geçirdim ve bunu düşünmemeye çalıştım. Yanımdan gelen miyavlama ile arkama baktım. Arkamda çok güzel bir kedi vardı. Gri-mavi tüyleri ve sarı gözleri vardı. Yavaşça bana yaklaşıyordu. Sessizce bekledim. Kafasını bana sürtünce onu kucağıma aldım. Bir anda içim ısınmıştı sanki. Kediyi incelemeye başlardığımda basamaklardaki hafif sesleri duymuştum. Kimin geldiğini biliyordum ama pek umurumda değildi. Kedinin kulaklarının arasını kaşırken kendi kendime mırıldandım. "Ne kadar güzel bir şeysin." Arkamı dönmeden beni izlediğini farketmiştim. Sıkıca dudaklarımı birbirlerine bastırdım. "İnsanları gizlice izlememelisin baba." dedim ve hafifçe arkama baktım. Gözlerinin içine bakmamakta direniyordum. Onu görünce hırçınlaşıyordum. Çünkü her şey onun yüzündendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Paz Ekim 28, 2012 4:40 pm

    Serin havada, her zamanki gibi üzerine giymiş olduğu kaliteli takım elbisesinin içinde oldukça 'Tony Stark' gibi görünüyordu Tony. Quidditch sahasına doğru yürürken düşüncelere dalmadan edemiyordu. Son zamanlarda çok fazla karar almıştı, yapması gereken çok şey vardı. Pepper ile evlenmek, profesörlüğü bırakmak ve kendisinden nefret eden kızıyla arasını düzeltmek gibi. Ria'nın derdinin ne olduğunu anlamıyordu, bir süredir kendisine karşı tepkiliydi ve sürekli olarak kendisini tersliyordu. Tony ilk zamanlarda bunun ergensel bir şey olduğunu düşünerek kızının üstüne gitmemişti. Ria hem annesinin, hem de babasının başka insanlarla aşk yaşamalarını kaldıramamış, bu yüzden de tüm sinirini babasının üstüne püskürtmek istemiş olabilirdi. Ancak, bu iş çok uzamıştı. İşler yalnızca genç kız için zor değildi, Tony için de zordu. Yıllar sonra bir kızının olduğunu öğrenmiş olan her egoist ve vurdumduymaz milyoner, Tony'nin yaptığını yapmıyordu. Tony kendisinden beklenmeyecek bir olgunluk göstererek Ria'yı kabul etmiş ve onu himayesi altına almıştı. Bunun karşılığında genç kızdan da biraz anlayış bekliyordu. Sahaya geldiği zaman birkaç dakikalığına durdu ve gözlerini kapatıp ona doğru yavaşça esen serin rüzgarı içine çekti. Hogwarts her zaman gerçek evi gibi olmuştu, ilk kez burada aşık olmuş, ilk kez burada dost edinmişti. İlk macerasını burada yaşamıştı ve hayatı burada öğrenmişti. Buradan ikinci kez ayrılmak gerçekten zordu, ama Tony bir yandan da bunu yapıyor olduğu için rahatlamış hissediyordu. Hem belki kızı da-bu her ne kadar imkansız gibi görünse de- profesörlüğü bırakmasına sevinirdi. Tribünlerden birinin içine girip, tepesine çıkan merdivenleri tırmanmaya başladığında, hala Ria'nın neden bu şekilde davrandığını anlamaya çalışıyordu. Tony onu kırmamak, ona güzel bir hayat sunmak için elinden geleni yapıyordu, ancak genç kız her zaman mutsuzdu. Bu hem üzücü, hem de sinir bozucu bir şeydi. Tribünün tepesine çıktığında, bir kızın kulenin tepesinde oturmakta olduğunu gördü. Kucağında tutmakta olduğu bir şeye, tatlı bir sesle fısıldadı. "Ne kadar güzel bir şeysin." Tony kızıyla tam da dalmış olduğu düşünceler üzerine, burada karşılaşmış olmasının bir işaret olduğunu düşündü. Ria'yı bu kadar mutluyken görmek genç adamın da mutlu olmasını sağlamıştı, birkaç saniye hiçbir şey söylemeden kızını izledi. Çok geçmeden, Ria onun varlığını hissetti ve "İnsanları gizlice izlememelisin baba," dedi, 'baba' sözcüğünü vurgulayarak. Dönüp Tony'nin yüzüne bakmamıştı bile. Tony de kızının yanına tırmandı ve sıkıntılı bir ifadeyle Hogwarts şatosuna baktı. "Bana sorunun ne olduğunu anlatacak mısın, yoksa hayatımızın sonuna kadar böyle asık suratlarla mı gezeceğiz?" diye sordu sert bir ses tonuyla. Ria ile konuşması gereken, konuşmak istediği öyle çok şey vardı ki. Ama genç kız babası ile bir şeyler paylaşmamak için elinden geleni yapıyordu. Rüzgar bir kez daha esip, yüzlerini yaladığında, Tony anlamayan, kırgın gözlerle kızına baktı. Ona bakmamakta direnen, çok acı çekmiş olan o masum yüze.

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymeria Pierce

avatar

Mesaj Sayısı : 291

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Paz Ekim 28, 2012 6:48 pm

Babam sessizce yanıma oturduğunda gözlerimi uzakta bir noktaya sabitledim. "Bana sorunun ne olduğunu anlatacak mısın, yoksa hayatımızın sonuna kadar böyle asık suratlarla mı gezeceğiz?" dediğinde ister istemz gerildim. Sesindeki kararlılık ve sertlik beni geriyordu. Derin bir nefes aldım ve kucağımdaki kediyi daha sıkı sardım kollarımla. Taze toprak kokuyordu. Derin bir nefes aldım ve gözlerimi gözlerine sabitledim. Hafifçe gözlerimi kıstım içimde büyümeye başlayan öfkeyi kontrol etmek için çabalıyordum. "Ben iyiyim baba. Sorunum yok."dedim gözlerimi kaçırdım. Aramızda son sözcüklerim asılı kalmıştı. Koca bir yalan olduğunu ikimizde biliyorduk aslında. Kedinin tüylerini okşadım ve kafasını koluma sürtünce yarım bir şekilde gülümsedim. Bu sırada konuşmasına izin vermeden konuşmaya başladım. "Lütfen baba. Kafam karmakarışık ve bunu çözmeye çalışıyorum. Öfkeliyim ve kızgınım. Üstüme gelme." dedim ve ayağa kalktım. Ağırlığımı bir ayağımdan diğerine veriyordum. Başımdaki bereyi çıkardım ve cebime koydum. Sonrasında elimi saçlarımın arasında geçirdim. Neden bu kadar zor olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu. Doğru düzgün tanımadığım ebeveynlerdenim neden beni bu kadar ilgilendiriyordu ki? Ve ya onlara neden bu kadar öfkeliydim. Bilmiyordum ama bu öfke içimi kemiriyordu. İnsanlardan öfkem yüzünden uzaklaşıyordum, yalnız kalıyordum. Bileklerime baktım. Bir kaç sene önce olan yaralara.. Sonrasında ayağa kalkmış ve bana bakan babama. Gözlerinin bileklerimde olduğunu biliyordum. Damarlarımda dolaşan yakıcı öfkeyi hissedince dişlerimi sıktım. Her şey, her duygu, her düşüncem üst üste binmiş gibiydi. Derin bir nefes aldım ve konuşmak için hazırlanan babama baktım. Ne olacaksa hızlı olup bitmesi daha iyiydi.

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Paz Ekim 28, 2012 7:58 pm

    "Ben iyiyim baba. Sorunum yok." Ria hala Tony'e bakmaktan kaçınıyordu ve bu Tony'i gerçekten çok üzüyordu. Öylece oturup, hiçbir şey yapamamak cidden çok sinir bozucuydu. Kucağındaki kediye daha da sıkı sarılırken, Tony de sinirli bir şekilde bakışlarını başka tarafa çevirdi. O kediyi bile öz babasından daha çok seviyordu ve Tony bunun nedenini anlamak için ne kadar çaba sarfederse etsin, anlayamıyordu. Genç adam tekrar Ria'ya baktı. Tam ağzını açıp onu konuşması için ikna edecek sözleri söyleyecekti ki, Ria ondan önce davrandı. "Lütfen baba. Kafam karmakarışık ve bunu çözmeye çalışıyorum. Öfkeliyim ve kızgınım. Üstüme gelme." Bu sözleri üzerine ayağa kalkan Ria, babasının şaşkın ve bir o kadar öfkeli bakışları üzerinde gezinirken başındaki bereyi çıkardı ve ellerini saçları arasında gezdirdi. Tony de ayağa kalktı ve inatla kızının yüzüne bakmaya devam etti. Bunu yapması biraz saçmaydı gerçi, susup yüzüne bakarak hiçbir şey öğrenemezdi, zihin okuma gibi bir gücü yoktu. Kızı hala yüzüne bakmamakta direniyordu, bakışlarını bileklerine dikmişti. Yaralar içinde olan bileklerine. Genç adam, zamanında kızına acı çektirmiş olan bu pis izleri görmeye hiçbir zaman dayanamamıştı, dayanamıyordu ve dayanamayacaktı da. Dişlerini sıktı ve gözlerini sıkıca kapatıp açtıktan sonra, Nymeria'ya baktı. Bu kadar soğukluk, bu kadar anlaşmazlık yeterdi. Kendi öz kızını bebekken kucağına alamamıştı, onu büyütememişti, sevgili annesi Diamontina buna izin vermemişti. O zaman elleri arasından kayıp gitmişti bebeği, ancak şimdi bunun olmasına izin vermeyecekti. Hala Ria'ya ona karşı bu kadar kötü davranarak haksızlık ettiği için kızgındı, ancak bu elbette düşünce ve hislerini hiçbir şekilde değiştirmeyecekti. "Nymeria," dedi Tony, aynı sert sesle. Sinirini kontrol altına almaya çalışıyordu. "Her neye kızgınsan, ben ya da bir başkası, bunu söylemek zorundasın. Bana bu şekilde davranarak, beni ne kadar üzdüğünün farkında değil misin?" Tony bakışlarını başka yöne çevirdi. Duygularını itiraf etmekte hiçbir zaman iyi olmamıştı. "Hayat benim için de kolay değil, Ria. Ama deniyorum, en azından deniyorum. Sense benden nefret etmek dışında hiçbir şey yapmıyorsun. Eğer bunu yapmaya devam edeceksen, nedensiz yere bana öfkelenmen ve benden nefret etmenden bahsediyorum, tamam. İstediğin kadar devam et. Ama bir gün nefret edecek bir baba bulamayabilirsin." Dehşet içinde kendisine bakmakta olan Ria'nın gözlerinin içine baktı Tony, sözlerinde son derece samimiydi. "Ben de senin gibiydim. Babama her zaman tepkili davranmıştım, onun ve sevgisinin değerini bilememiştim. Onu kaybettiğimde, bunun acısını ve pişmanlığını en ağır şekilde hissettim." Tony yeniden dişlerini sıktı, bir anda başı ağrımaya başlamıştı. Rüzgar mı çarpmıştı? Hiç sanmıyordu. "Lütfen, bana sorunun ne olduğunu söyle," dedi. "Tanrı aşkına, Ria!" dedi hala sessiz kalmakta ısrar eden Ria'ya, bu sefer daha yüksek bir sesle. "Lanet olsun, bir kez olsun konuş benimle!" Öfkeden köpürüyordu ve yanlış bir söz söylememek için kendini zor tutuyordu Tony. Kendini geçmişe dönmüş gibi hissediyordu. Tek fark, geçmişte Ria'nın yerinde Tony, Tony'nin yerinde de babası Howard Stark vardı. Değişmeyen tek şey, kendisini kontrolü kaybetmemek için zor tuttuğuydu.

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymeria Pierce

avatar

Mesaj Sayısı : 291

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Ptsi Ekim 29, 2012 12:01 am

Öfkesi o kadar hissedilebilirdi ki bir adım geriye çekildim korkuyla. Yüz hatları çelik kadar sertti. Yutkundum. Onun bu kadar sinirli olduğunu hiç görmemiştim. Çünkü çoğu zaman vurdum duymaz milyoner bakışı olurdu yüzünde. Bütün vücudum neredeyse buz tutmuştu. O kadar kolay korkan biri değildim aslında. Ama bu olayın başlangıcı bile buz tutmama yetmişti. "Nymeria. Her neye kızgınsan, ben ya da bir başkası, bunu söylemek zorundasın. Bana bu şekilde davranarak, beni ne kadar üzdüğünün farkında değil misin?" dediğinde şaşkınlıkla gözlerimi ona çevirdim. Ama bu sefer o gözlerini kaçırdı. Bütün öfkesini kusuyordu. "Hayat benim için de kolay değil, Ria. Ama deniyorum, en azından deniyorum. Sense benden nefret etmek dışında hiçbir şey yapmıyorsun. Eğer bunu yapmaya devam edeceksen, nedensiz yere bana öfkelenmen ve benden nefret etmenden bahsediyorum, tamam. İstediğin kadar devam et. Ama bir gün nefret edecek bir baba bulamayabilirsin."Dehşetle ona baktım. Bu cidden garip gelmişti ve korkunç. Zaten onu yeni bulmuştum. Yeniden kaybetmek aklımın ucundan bile geçmemişti. "Ben de senin gibiydim. Babama her zaman tepkili davranmıştım, onun ve sevgisinin değerini bilememiştim. Onu kaybettiğimde, bunun acısını ve pişmanlığını en ağır şekilde hissettim." dediğinde derin bir nefes aldım. Sözleri yüzünden neredeyse yere yığılmak üzereydim. Ne yapıyordu onu bile çözememiştim. Öfkesini mi kusuyordu yoksa vicdanım mı oluyordu? "Lütfen, bana sorunun ne olduğunu söyle. Tanrı aşkına, Ria!" dediğinde hiç bir şey söyleyemedim. Gözlerim dolmaya başlamıştı. Bacaklarım ise beni daha fazla taşıyamayacak gibiydi zaten. "Lanet olsun, bir kez olsun konuş benimle!" diye bağırdığında ondan korkarak geriye doğru bir kaç adım attım. Sonrasında gözlerine baktım ve titrememesi için delicesi uğraştığım ama hala titreyen sesimle konuşmaya başladım. "Sorun şu ki baba herkes beni sana ulaşmak için kullanıyor. Bıktım artık. Aynı zamanda her şey çok karışık. Kimsenin beni sevmediğini düşünmeye başladım. Tek istediğim sevildiğimi hissetmek. Ama o kadar uyuşmuş hissediyorum ki yeniden bir şey hissedebileceğimden bile emin değilim..." sözlerim hıçkırıklarla bölünmeden sadece bu kadarını söyleyebilmiştim. Göz yaşlarım donmuş yüzümde sıcak yollar çizerken omuzlarım hıçkırıklarla sarsılıyordu. "Bıktım artık, ölmek istiyorum. Dayanamıyorum baba."dedim ve hıçkırıklar içinde yere oturdum. Bu kadar yalnızlık, öfke, acı... Sonunda bir yerde patlak vermişti işte. Her zamanki gibi ağlıyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Ptsi Ekim 29, 2012 5:01 pm

    "Sorun şu ki baba herkes beni sana ulaşmak için kullanıyor. Bıktım artık. Aynı zamanda her şey çok karışık. Kimsenin beni sevmediğini düşünmeye başladım. Tek istediğim sevildiğimi hissetmek. Ama o kadar uyuşmuş hissediyorum ki yeniden bir şey hissedebileceğimden bile emin değilim..." Ria ağlamaya başladığında, Tony kalbinin binlerce parçaya ayrıldığını hissetti. Neye bu kadar üzüldüğünü bilmiyordu, kızının gözünün önünde acı çekişini görmek mi, yoksa kızının sevilmediğini hissettiğini öğrenmek mi daha çok acı veriyordu, bilmiyordu. O anda istediği tek şey zamanı geriye alabilmekti. Keşke zamanda geriye gidebilseydi, keşke Diamontina'nın kızını Tony'den saklayarak genç adamı cezalandırmasını engelleyecek bir şeyler yapabilseydi. Ama bu keşkeler, bu umutlar yersizdi. Tony olduğu zamanda kalmalı ve sahip olduğu şartlara uygun olarak kızını geri kazanmalıydı. "Bıktım artık, ölmek istiyorum. Dayanamıyorum baba." Bu son sözler, Tony'nin yeniden öfkelenmesine neden olmuştu. Nymeria bir Stark gibi konuşmuyordu. Bir Stark ne olursa olsun daima güçlü kalırdı, asla ama asla, ölmek istemek gibi kolay bir yola kaçmazdı. Tony de zamanında çok zor şeyler yaşamıştı, şimdi bu yaşadıklarını hatırlamak bile istemiyordu. Ancak asla ölmeyi istememişti, aksine o sorunlara, o belalara yüzünden hiç eksilmeyen o Tony Stark gülümsemesiyle göğüs germişti. Genç adam gerilemiş olan kızına doğru birkaç adım yürüdü ve eskiye nazaran daha sakin bir sesle "Bu sözlerin gerçekten çok üzücü," dedi. Sesinden ve sözlerinden hayal kırıklığı okunuyordu. "Bir Stark asla ölmek istemez, Nymeria." Kızının iki omzunu da güçlü bir şekilde tuttuktan sonra, bir eliyle ona bakmamakta ısrar eden Nymeria'nın çenesini tutup kaldırdı. "Ne olursa olsun asla ağlamamalısın. Gözyaşlarının akmasına dayanamam, tatlım." Kızının yanaklarında kurumuş olan göz yaşlarını sildi ve şefkatle gülümsedi. "Sen bundan daha güçlüsün. Sen bir Stark'sın. Sen, benim kızımsın." Tony güçlü bir şekilde vurguladığı bu kelimelerin ardından derin bir nefes aldı, Nymeria'nın biraz sakinleşmesini bekledikten sonra, asıl havadisi verecekti. Bunun kızının moralini az da olsa artıracağını umuyordu.

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymeria Pierce

avatar

Mesaj Sayısı : 291

MesajKonu: Geri: Konuşulması gereken şeyler var.   Salı Kas. 27, 2012 9:47 pm

"Bu sözlerin gerçekten çok üzücü. Bir Stark asla ölmek istemez, Nymeria. Ne olursa olsun asla ağlamamalısın. Gözyaşlarının akmasına dayanamam, tatlım." gözyaşlarımı durduramazken babam çenemi hafifçe kaldırıp ona bakmamı sağlamıştı. Gözleri hüzünlüydü. Hıçkırdım ve göz yaşlarımı sildim. Gerçekten beni önemsiyordu. Derin bir nefes aldım ve kendimi toparlaya çalıştım. Evet, ona karşı haksız davranmıştım ama her şey o kadar üst üste binmişti ki... Hıçkırdım. "Sen bundan daha güçlüsün. Sen bir Stark'sın. Sen, benim kızımsın." İster istemez nefesimi tuttum. Bana okulda böyle seslenmezdi, açıkçası buna ikimizde zor alıştığımız için bana kızım demezdi. O kadar içten konuşuyordu ki bir anda bütün öfkem sönüverdi. Bir an gözlerine baktım. Şekli benimki ile aynı olan gözlere. Sonrasında hayatımda hiç yapmadığım bir şey yaptım. Sarıldım.

Bunu yapacağım aklımın ucundan geçmemişti aslında. Ama o kadar güvende hissettiriyordu ki. Daha önce ona sarılmamıştım, insanlara nadir sarılırdım zaten. Ama bu farklıydı, sanki kimse bana dokunamazmış her şey daha iyi olacakmış gibi hissediyordum. Başımı hafifçe kaldırdım ve bana biraz şaşkınca bakan babama buruk bir şekilde gülümsedim. "Teşekkürler baba. Beni yanına alıp yardım etmeye çalıştığın için." Sonrasında başımı gene omzuna gömdüm ve bana sıkıca sarılmasının keyfini çıkardım. Ve o an kendimi ilk kez bir yere ait hissettiğimi fark ettim.

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Konuşulması gereken şeyler var.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Rey mysterio konuşması
» ~~ Cedric Shadow Stom ~~
» Twilight'ın Esas Kızı Kristen Stewart
» tüm kedi sahipleri bu ürünü konuşuyor!!!
» CM Punk!ringe gel bişi konuşucam seninle

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 2. Sezon-