AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi   Ptsi Eyl. 10, 2012 1:27 am

Tony derin bir nefes aldı ve vereceği ilk dersin o kadar da sıkıcı geçmeyeceği konusunda kendisini kandırmaya devam etti. Yediği lezzetli dürüm bile sakinleşmesini sağlayamamıştı, bu okula neden geldiğini bilmiyordu. Eğlence için? Sıkıntısını gidermek için? Şapşal öğrencilere biraz daha havalı olmayı öğretmek için? Yoksa hepsinden de önemlisi, kızı için mi gelmişti? Tony her zamanki gibi, bilmiyordu. Kızının korunması ve göz önünde tutulması gerektiği su götürmez bir gerçekti. Nymeria kendisinin kızı olduğu kadar, sevgili Dia'nın da kızıydı ve her an her şeyi yapabilecek bir kişiliğe sahipti. Gerçi, Tony de bu özelliğe sahipti ancak asla Dia kadar fevri olmamıştı. En azından Dia ile beraberlerken; Tony daha çok sakin taraf olurdu, genç kadını sakinleştirir ve bir hata yapmasını engellerdi. Quidditch sahasına vardığında derin bir iç çekti, ardından asasını çıkararak bir büyü fısıldadı. Çok geçmeden sahanın ortasına, Tony'nin ayaklarının dibine derse katılacak öğrencilere yetecek sayıda süpürge gelmişti bile. Tony derin bir nefes daha aldı, bugün hava gerçekten çok güzeldi. Ancak ders işlenmek için değil, daha çok kendi kendine vakit geçirmek ya da kızı veya Pepper'ı dışarı çıkarmaya uygun bir havaydı. Ancak, sorumluluklar, her zaman olduğu gibi Tony'nin yakasını bırakmıyorlardı ve yaşamak istediği şeyleri yaşamasını engelliyorlardı. Tony sorumlu biri olmayı sevmiyordu, hiçbir zaman sevmemişti ve sevmeyecekti de. Sorumluluklardan nefret ediyordu, uğraştırıcı işlerden ve muhtemelen sonunda hayal kırıklığına uğrayacağı aptal, gereksiz işlerden... Ancak babası yerine şirketin başına geçtiğinde, sorumlu biri olması gerektiğinin bilincindeydi. Bu yüzden genç adam her ne kadar istemese de işine düşkün ve çalışkan biri haline gelmişti. Okul yıllarındaki haliyle alakası bile yoktu. Yeni bir icadının adına verilmiş kutlama yemekleri, tanıtım görüşmeleri ve sıradan partiler dışında evden dışarı adımını bile atmıyordu. Tabi bir de zırhını giyip şehirde turlar attığı zamanlar vardı ama, onlar sayılmazdı değil mi?

Kollarını arkasında birleştirdikten sonra birkaç dakika boyunca öğrencilerin gelmesini bekledi. Cidden, günümüz ergenleri geç kalmak konusunda neden bu kadar özel bir çaba içerisine giriyorlardı ki? Yani, Tony Nymeria'nın uyuşukluğu yüzünden neler çektiğini hatırlamak bile istemiyordu. En önemli iş toplantılarına kızının umursamaz ve asla acele etmeyen davranışları yüzünden geç kalmıştı. Gerçi, kızını suçlayamazdı. Gençliğinde kendisi de tıpkı böyleydi. Yani tamam, Nymeria kadar süslü değildi ve hazırlanması bu kadar uzun sürmüyordu. Ancak kayıtsızlığı ve umursamazlığı tıpkı kızının şimdiki hali gibiydi. Son zamanlarda dış görünüşünü de değiştirmişti, Tony bunun nedenini bir türlü anlayamıyordu ancak fazla üstüne durduğu da söylenemezdi. Sadece basit, ergensel bir hormonun coştuğunu ve genç kızın bir anda kendisi değiştirmeye karar verdiğini düşünüyordu. Ya da böyle düşünmek istiyordu. Nymeria için hayatın hala çok zor olduğunun farkındaydı. Artık bir evi vardı, Tony onu sahiplenmişti çünkü Nymeria'nın kendi kızı olduğunu adı gibi biliyor ve bunu tüm hücrelerinde hissediyordu. Ancak yine de genç kız hala acı çekiyordu. Belki bunun sebebi, hiç görmemiş ancak yeni yeni görüşmeye başlamış olduğu annesinin bir başka adamla, Tony'nin de malum, Pepper ile beraber olmasıydı. Nymeria'nın dağılmış ve her zaman dağınık kalacak olan, karmakarışık bir ailesi vardı ve bu gerçekten çok zordu. Tony de annesini küçükken kaybetmişti, ancak babası ardından bir başkasıyla evlenerek işleri zorlaştırmamıştı. Bu yüzden Tony Nymeria'ya nazaran daha kolay bir çocukluk geçirmişti.

Öğrencilerin bir bir gelmekte olduklarını ve sahadaki süpürgelere bakınca içleri rahatlayarak gülümsediklerini gördüğünde, Tony zihnindeki düşüncelerden sıyrıldı ve yüzüne alaycı, kendinden emin, yani her zamanki gülümsemelerinden birini yerleştirdi. Bu sersemleri biraz uyandırmanın zamanı gelmişti. Çoğunun gözlerinin altı mosmordu ve Tony esnememek için kendilerini zor tuttuklarını adı gibi biliyordu. Pembe saçları ve piercingleriyle umursamaz bakışlarla ona bakan Nymeria ile göz göze geldiğinde Tony yüzünü buruşturdu ve diğer büyücü ve cadıların orada olduklarını bilmesine rağmen kızına bir çift laf söylemeden edemedi. "Ria, tarzını değiştirmek istemene saygı duyuyorum. Yani tamam, aslında hepinize saygı duyuyorum. Sonuçta hepiniz kafası karışık, sürekli bunalım takılan bir avuç ergenden başka bir şey değilsiniz," dedi ve bakışlarını genç kız ve erkeklerin üzerilerinde gezdirdi. "Ancak bazen bu işi abarttığınızı düşünüyorum. En azından Uçuş Dersi'ne gelirken yüzünüze boya kutusu bocalamadan gelin bayanlar, lütfen. Ayrıca siz erkekler de..." Tony birkaç saniye sustu ve baylara ne gibi bir eleştiri yapması gerektiğini düşündü. Aklına mantıklı bir şey gelmediğinde ise omuz silkti ve "Benim gibi görünmeye çalışın. İnanın, benim gibi görünmek her zaman yararlıdır." Hafifçe güldü ve adının Chloé olduğunu düşündüğü genç Gryffindor'a göz kırptı. Ardından bakışlarını kızına çevirdi, ona öfke dolu bakışlar fırlatıyordu. En kısa zamanda epey zorlu bir kavga geliyor gibiydi, Tony ürperdiğini hissederek omuz kaslarını ile geri oynattı ve rahatladığına karar verince kızına bakarak konuşmaya devam etti. "Ah, en azından yanaklarının kıpkırmızı olduğunu görebileceğim kadar az makyaj yapmayı başarabilmişsin, genç cadı," dedikten sonra sıraya dizilmiş süpürgelerin ortasına geçti ve sırtını dikleştirerek öylece, şaşkınlıkla karışık sırıtışlarla kendisini izleyen öğrencilere baktı. Ardından derin bir nefes aldı ve "Herkes süpürgelerin yanına sıraya geçsin," dedi sesini hafifçe yükselterek. "Bazılarınızın süpürgelerini getirmiş olduklarını görebiliyorum. Ancak bugün kendinize ait olan süpürgeleri kullanmayacaksınız. Herkesin eşit olmasını sağlamak için bunu yapmam gerekiyor, üzgünüm millet! Herkes şahsi süpürgelerini bir kenara bıraksın ve buradaki standart süpürgeleri kullanmak üzere yanında sıraya geçsinler lütfen," dedi ve öğrenciler bir bir süpürgelerin yanına geçerlerken gülümsedi Tony. Bazı öğrencilerin kendi süpürgelerini kullanmayacaklarını öğrendiklerinde gerçekten çok sinirlendiklerini ve hayal kırıklığına uğradıklarını görebiliyordu. Ancak dersi işleyebilmesi için herkesin eşit olması şarttı. "Hepiniz karşınızdaki cadı ya da büyücüyle eşleşeceksiniz, hangi binadan olmanız önemli dğeil. Düşmanlığı bir kenara bırakacak ve derse konsantre olmaya çalışacaksınız. Sizi eşleştirmemin sebebi, olur da bir şekilde tehlikeye düşerseniz sizinle eşleşmiş olan cadı ya da büyücünün sizi bu tehlikeli durumdan kurtarması." Sözlerini bitirdikten sonra yavaşça tüm öğrencilere baktı ve konuşmaya devam etti. "Süpürgelere binebilirsiniz, önce sağ taraftaki kişiler, havada süpürge hareketleri yapacaklar. Sol taraftakiler de eşleştikleri kişileri dikkatle izleyecekler. Unutmayın, hem havada yaptığınız hareketlerden puan alacaksınız, hem de eşleştiğiniz kişiye verdiğiniz dikkatten. Olur da bilerek eşinizi görmezden gelirseniz ve onun güvenini boşa çıkarırsanız, bunu fark ederim ve sonunda ikinizin de puanları gider. Birbirinize rakip olma konusunda oldukça hevesli ve iyisiniz, bakalım birbirinize ortak olma ve birbirinizi koruma konusunda ne kadar beceriklisiniz?" dedikten sonra havalanmakta olan büyücü ve cadılara baktı. Onlara farklı bir konu sunmuştu ve birçoğunun ayrı binalardan biriyle kolay kolay beraber olamayacağının farkındaydı. Ancak yine de bazı kişilerin bunu başaracağından emindi.


~Eşleşmeleri kendi aranızda yapın, eğer birini bulamazsanız npc bir karakter de kullanabilirsiniz.
~Kendi binanızdan biriyle eşleşmek yerine, farklı binalardan biriyle eşleşmeye çalışın lütfen, böylesi çok daha iyi olacaktır.
~Rpler 10 puan üzerinden değerlendirilecek.
~Ders süresi bir haftadır, iyi eğlenceler!
~Dersi yazan ilk öğrencinin binasına +5 puan eklenecektir.

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastacia Bouviér

avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 2885
Gerçek Adı : Bilgö&Dilorağ&Örümcek.
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi   Ptsi Eyl. 10, 2012 2:23 am

Uzun ve uykusuz bir geceden sonra ayna başında şöyle bir kendime baktım. Çökmüş göz altları ve oluşmaya yakın göz altı torbaları. Tabii esnemekten gevşemiş ağzı da hesaba katmak gerekirdi. Dün gece bir türlü uyku tutmamıştı. Lanet olası gözlerimi kapasam bile hiçbir işe yaramıyordu. Kaç kez esnediğimi saymamıştım bile. İlk kez başıma gelen bir olay değildi uyuyamamak; ama hiç bu kadar yorucu olmamıştı. Yüzüme bir avuç buz gibi su çarpmadan önce son kez güzelce bir esnedim. Yavaş yavaş uyandığımı hissedebiliyordum.
Yatakhaneye geri döndüğümde bir süre quidditch formamı süzdüm. Derse onunla gitmenin saçmalık olacağını düşünüp klasik okul formasına yerleştim. Rutin hareketleri tekrarlarken ellerim kendi kendine hareket ediyordu. Çıkart, quidditch için pantolon. Çıkart, gömlek ve süveter. Çıkart, çoraplar. Son olarak cübbemi de üstüme geçirip Ateşoku'mu kaptığım gibi quidditch sahasına yollandım. Hafif soğuk bir havada geçen ve 5 dakika bile sürmeyen yolculuktan sonra sonunda sahaya ayak basabilmiştim. Girişte şöyle derin bir nefes aldım. Bazılarına komik gelebilirdi ama bence quidditch sahasının ayrı bir havası vardı. Her şeyiyle aşıktım bu spora.
Sahanın ortasına dizildiğimizde sonunda Profesör Stark konuşmaya başlamıştı. Daha okula ayak basmadan önce bütün kızların dilinde yakışıklılığının gezmeye başlamıştı. Tabii, adam yakışıklı olmasına yakışıklıydı ama bir karısı ve kızı vardı -ki kızıyla aynı binadaydım-, üstelik bir pedofili olduğunu da sanmıyordum. Derin bir nefes aldım ve profesörün ergenler hakkında yakınmalarını dinledim. Yüzüme boya kutusunu bocalamak mı? Şu anda daha paspal bir halde olamazdım herhalde. Gelmeden önce sadece yüzümü yıkamış ve saçımı sıkı bir at kuyruğu halinde tepeden toplamıştım. Aradan çıkan 10-15 tel ise görüntüme şerbet döküyordu. Gözlerimi devirdim.
"Herkes süpürgelerin yanına sıraya geçsin. Bazılarınızın süpürgelerini getirmiş olduklarını görebiliyorum. Ancak bugün kendinize ait olan süpürgeleri kullanmayacaksınız. Herkesin eşit olmasını sağlamak için bunu yapmam gerekiyor, üzgünüm millet! Herkes şahsi süpürgelerini bir kenara bıraksın ve buradaki standart süpürgeleri kullanmak üzere yanında sıraya geçsinler lütfen," Derin bir inleme koyverdim. Ne yani, güzelim Ateşoku'm varken bunlarla mı uçacaktım?! Yani, gösterişten değil ama Ateşoku hayatım boyunca sürdüğüm tüm süpürgelerden daha yumuşak bir kontrole sahipti. Pis bakışlarımı profesörden çekmeden süpürgemi hafifçe kumun üzerine yasladım ve bir süpürgenin yanına geçtim.
Profesör Stark sözlerini bitirdiğimde şüpheyle gözlerimi kıstım. Tek yapacağım şey havada manevralar yapmak ve partnerimi mi izlemekti? Ah, bir de eğer partnerim düşerse onu yakalayacaktım... Sonunda sağ tarafta olduğumu fark edip biraz geç de olsa havaya yükseldim ve bir süre küçük daireler ve zikzaklar çizip süpürgeye alışmaya çalıştım. Tamam, o kadar da berbat değildi. Sonuçta Ateşoku'mu alalı uzun bir zaman olmamıştı ve standart bir süpürgeyi kontrol edebiliyordum. Yaklaşık 1-2 dakika sonra manevralar yapmaya başladım. Sert zikzaklar çiziyor, bazen de hızla yere inerken süpürgeyi yatay konuma getiriyordum. Aslında bunlar bir arayıcının sahip olduğu yeteneklerdi ama dediğim gibi, bu sporun her şeyine aşıktım.
Bir süre sonra yere hafif bir iniş yaptım ve partnerime başımla rastgele bir işaret yaptım. O süpürgesine atlayıp havada yükselirken ben kuma oturmuş, dikkatle onu seyrediyordum. Bir şey olmasına karşılık asamı çıkarmış, parmaklarımın arasında döndürüp duruyordum. Bir süre Huff da zikzaklara başladı. Benim gibiydi ama sanki dönüş yaparken fazla hızlı alıyordu. Bir süre sonra tüylerim ürperirken gözlerimi kısıp ona baktım. Tam dönüş yapacakken süpürgenin üzerinden fırlayıverdi. Lanet olası aklıma bir türlü yavaşlatma büyüsü gelmiyordu. Sonunda "Levicorpus!" diye haykırdım. Kalbim deli gibi atarken kız biri elinden, biri ayağından olduğunu fark ettiğim iki görünmez iple bağlandı. En azından yere yapışmasını önlemiştim. Yanına koşup durumuna bakmadan önce mırıldandım. "Liberacorpus." Hafif sert bir şekilde yerle buluşurken profesör yanımıza koşturdu ve derin bir nefes aldım. Ne zamandan beri kurtarıcı haline gelmiştim, hiçbir fikrim yoktu.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Proud to be an ox.
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Chloé Collinson
VI. Sınıf
VI. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 15.
Mesaj Sayısı : 1070
Gerçek Adı : İrom.

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi   Ptsi Eyl. 10, 2012 5:30 am

Sonunda genç kızın büyük heyecan ve hevesle beklediği Uçuş Dersi gelip çatmıştı. Hayatı boyunca hiçbir ders için kalbinin bu denli hızlı çarptığını hatırlamıyordu. Nasıl çarpmazdı ki? Bu sene Hogwarts'ta Uçuş Dersi'ni verecek olan kişi Chloé'nin büyük hayranlık duyduğu Tony Stark'tı. Belki bu hayranlığı biraz çocukçaydı ve yanlıştı. Ne de olsa Bay Stark yaşça kendisinden oldukça büyüktü ve Chloé'nin yaşında bir kıza sahipti, Nymeria. Fakat Chloé bu hayranlığına bir türlü engel olamıyordu. Aynanın karşısında hala saçını nasıl yapması gerektiğine kafa yorarken bunu yapmak her ne kadar zor olsa da bir anlığına birazdan dersine gireceği profesörün Tony Stark olduğu gerçeğini zihninden sildi ve tamamen normal, diğerlerinden hiçbir farkı olmayan, sıradan bir Uçuş Dersi'ne gideceğini düşündü. Bunu yapar yapmaz da, zihninin berraklaştığını hissetti. Eğer dersin rahat ve verimli geçmesini istiyorsa, saçını da rüzgar karşısında uçarken önüne gelip onu rahatsız etmeyecek şekilde yapmalıydı. Bu küçük ayrıntı bile bir aksiliğe neden olabilirdi çünkü. Verdiği bu karar üzerine eline bordo rengi bir toka geçirdi ve hemencecik saçını tarayıp sıkıca bağladı tepeden. Ardından da okul formasını giyip üstüne de cübbesini geçirdi. Tam süpürgesini alıp Quidditch sahasına doğru yola çıkmak üzereydi ki gözü birden fazla çeşitli olmayan makyaj malzemelerine takıldı. Makyajla ya da süslenmekle pek işi olmazdı genç cadının. Evet, makyajın doğru yapıldığında ortaya çok güzel sonuçlar çıktığına şahit olmuştu fakat yine de içinden gelmiyordu makyaj yapmak. Ne de olsa kendisi hep doğallıktan ve sadelikten yana bir kız olmuştu. Bu tutumunu da bozmaya pek niyeti yoktu. Bu yüzden birkaç saniyelik duraksamasının ardından süpürgesini eline aldı ve neşeyle sahanın yolunu tuttu. Dersin yapılacağı alana ulaşıp da profesörü gördüğünde kalbinin pır pır ettiğini hissetti ve adımlarını aniden durdurdu. Bay Stark gözüne böylesine büyüleyici görünürken derse odaklanmanın kendisi için oldukça zor olacağını şimdiden hissedebiliyordu Chloé. Yutkundu ve içinden kendisine sakin kalmayı öğütleyerek ağır adımlarla diğer öğrencilerin yanındaki yerini aldı. Bütün öğrenciler Quidditch sahasına ayak bastıklarında, konuşmaya başladı profesör. "Ria, tarzını değiştirmek istemene saygı duyuyorum. Yani tamam, aslında hepinize saygı duyuyorum. Sonuçta hepiniz kafası karışık, sürekli bunalım takılan bir avuç ergenden başka bir şey değilsiniz. Ancak bazen bu işi abarttığınızı düşünüyorum. En azından Uçuş Dersi'ne gelirken yüzünüze boya kutusu bocalamadan gelin bayanlar, lütfen. Ayrıca siz erkekler de... Benim gibi görünmeye çalışın. İnanın, benim gibi görünmek her zaman yararlıdır." Genç cadı yanlış mı görmüştü yoksa profesör bunları söyledikten sonra Chloé'ye göz mü kırpmıştı? Gözlerini içinde bulunduğu şaşkınlıktan dolayı kocaman açan genç cadı, başını sağına ve soluna çevirdi önce. Fakat yanındakiler hiçbir şeyin farkındaymış gibi durmuyorlardı. Chloé, birkaç saniye sonra profesörün ona göz kırptığından kesinlikle emin olmuştu ve bu da içinde bir sevinç ve coşku selinin oluşmasına sebep vermişti. Elinde olmadan suratına yerleşen bir gülümsemeyle birlikte bakışlarını yeniden profesöre çevirdi ve söylediklerini dinlemeye çalıştı. Lakin aklı şu anda hala biraz öncesinde olduğu için profesörün söylediklerine tam anlamıyla kulak veremiyordu. Ancak profesör sesini yükselterek, "Herkes süpürgelerin yanına sıraya geçsin. Bazılarınızın süpürgelerini getirmiş olduklarını görebiliyorum. Ancak bugün kendinize ait olan süpürgeleri kullanmayacaksınız. Herkesin eşit olmasını sağlamak için bunu yapmam gerekiyor, üzgünüm millet! Herkes şahsi süpürgelerini bir kenara bıraksın ve buradaki standart süpürgeleri kullanmak üzere yanında sıraya geçsinler lütfen," dediğinde yeniden zihnini bulunduğu ortama verebildi genç cadı. Kendi süpürgesi de standart bir süpürge olduğundan bu durum, onun için bir fark oluşmuyordu gerçi. Ama yine de bu sözleri duyar duymaz süpürgesini diğerlerinin süpürgelerinin yanına koyarak sıraya geçti ve profesörün ağzından çıkacak sözlere kulak kesildi. "Hepiniz karşınızdaki cadı ya da büyücüyle eşleşeceksiniz, hangi binadan olmanız önemli dğeil. Düşmanlığı bir kenara bırakacak ve derse konsantre olmaya çalışacaksınız. Sizi eşleştirmemin sebebi, olur da bir şekilde tehlikeye düşerseniz sizinle eşleşmiş olan cadı ya da büyücünün sizi bu tehlikeli durumdan kurtarması." Chloé, karşısında duran ve bu yüzden eşleşmek zorunda olduğu öğrenci Bastet olduğundan dolayı bu haberi pek sevinçle karşılamasa da şu anda bu durum bile bozamazdı moralini. Yüzünde sinir bozucu bir sırıtışla Bast'a el salladı
ki bu normalde asla yapmayacağı bir hareketti. Ardından da kendini yeniden profesörün sözlerine verdi. "Süpürgelere binebilirsiniz, önce sağ taraftaki kişiler, havada süpürge hareketleri yapacaklar. Sol taraftakiler de eşleştikleri kişileri dikkatle izleyecekler. Unutmayın, hem havada yaptığınız hareketlerden puan alacaksınız, hem de eşleştiğiniz kişiye verdiğiniz dikkatten. Olur da bilerek eşinizi görmezden gelirseniz ve onun güvenini boşa çıkarırsanız, bunu fark ederim ve sonunda ikinizin de puanları gider. Birbirinize rakip olma konusunda oldukça hevesli ve iyisiniz, bakalım birbirinize ortak olma ve birbirinizi koruma konusunda ne kadar beceriklisiniz?" Bir Slytherinli ile ortak olacak olmak harika bir şey değildi ve aslına bakılırsa bu ortaklık konusunda Bast'a pek güvenmiyordu fakat bu duruma itiraz edecek de değildi. Kendisi sağ tarafta olduğu için süpürgesini altına aldı ve derin bir nefesten sonra havalandı yavaşça. İlk önce küçük hareketlerle başladı uçmaya, fazla yükselmeden. İyice ısındığını hissedince de daha fazla havalandı ve hızlandı. Süpürgenin üstünde dengesini bozmamaya gayret ederek havada daireler ve zikzaklar çizdi bir süre, gerçekten eğleniyordu. Havada bulunduğu süre içinde birkaç kez yalpaladı genç cadı fakat hepsinden de Bast'ın son anda gelen ani uyarıları sayesinde düşmekten kurtuldu. Bast'ın ona uçarken gerçekten yardımcı olması Chloé'yi şoka uğratmıştı ama yine de bunu sorgulayacak değildi. Belki de Bast da sadece kendisi gibi iyi günündeydi ya da şu anda bir büyünün etkisi altındaydı. Başka bir açıklaması olamazdı herhalde. Aslına bakılırsa şu an bu pek de umrunda değildi. Çevresinde Tony Stark gibi bir karizma abidesi varken, yaptığı işe odaklanmaya çalışıyordu sadece. Sonunda birkaç yalpalama, birkaç da ani dönüş ve bir de ani duruş dışında fazla büyük bir hata yapmadan süpürgeden inmeyi başarabildiğinde, ders boyunca yüzünden eksik etmediği gülümsemesiyle Bast'a baktı ve kendisinin bu garip, alışılmadık tutumunu Bast'ın nasıl karşılayacağını düşünmeden "Sıra sende ortak," dedi neşeli bir sesle. Bastet, uçuş konusunda ortaklığın hakkını verip Chloé'ye yardımcı olmuştu ve genç cadı da bunu karşılıksız bırakmayacaktı elbet. O yüzden Bast önündeki süpürgeye binerken gözlerini profesörden zorlukla ayırdı ve tüm dikkatini toplayıp bakışlarını Bast'ın üzerinde sabitledi. Karşısındaki bir Slytherinli de olsa kendi sorumsuzluğu yüzünden zarar görmesini hiç istemezdi doğrusu.

_________________
 
::
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://twitter.com/CrypticDreamer
Nymeria Pierce

avatar

Mesaj Sayısı : 291

MesajKonu: Geri: Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi   Ptsi Eyl. 10, 2012 5:55 am

Elimdeki süpürgeye bakarak homurdandım. Bu dersi neden almıştım ki! Derin bir çektim ve formamı üzerime geçirdim. Kısa pembe saçlarımı elimle düzelttim. Son zamanlarda her şey tam anlamıyla alt üst olmuştu. Bir de babam okula gelince. Herkes bana garip davranmaya başlamıştı. Sanki bir şeyler yapmak için beni kullanmaya çalışıyorlardı. Elimi burnumun üstündeki piercing de dolaştırdım ve derin bir nefes aldım. Bunların hepsini yaptığım gecenin sabahı az kalsın Henry'nin kalbine iniyordu. Sadece beni gülümseten tek kişiydi o. Düşüncelere dalmış bir şekilde sahaya yürümeye başladım. Quiddich sahasına girdiğimde bir kaç öğrenci ve profesör vardı. Profesörün yüzüne bile bakmadan bir yere geçtim ve çimenleri incelemeye koyuldum. Ama sonrasında başımı biraz kaldırdım ve ortalığa düşmanca bakışlar atmaya başladım. Profesörle -evet, ona baba dememek için diretiyordum- göz göze gelince gözlerimi devirdim. "Ria, tarzını değiştirmek istemene saygı duyuyorum. Yani tamam, aslında hepinize saygı duyuyorum. Sonuçta hepiniz kafası karışık, sürekli bunalım takılan bir avuç ergenden başka bir şey değilsiniz," dediğinde dişlerimi gıcırdattım. Beni rezil etmek için fırsat kolluyordu sanki. Slythor'ların sırıttığını görebiliyordum. "Ancak bazen bu işi abarttığınızı düşünüyorum. En azından Uçuş Dersi'ne gelirken yüzünüze boya kutusu bocalamadan gelin bayanlar, lütfen. Ayrıca siz erkekler de.. Benim gibi görünmeye çalışın. İnanın, benim gibi görünmek her zaman yararlıdır. dediğinde başımı öfkeyle kaldırdım. Sonrasında yanımda duran Chloé'ye göz kırpınca öfkem daha da büyüdü. Sinirden yanaklarımın kızardığını hissedebiliyordum neredeyse. "Ah, en azından yanaklarının kıpkırmızı olduğunu görebileceğim kadar az makyaj yapmayı başarabilmişsin, genç cadı," dediğinde ağzım açık kalmıştı neredeyse. Bunu ona ödetecektim. Beni küçük düşürmeye hakkı yoktu.

"Bazılarınızın süpürgelerini getirmiş olduklarını görebiliyorum. Ancak bugün kendinize ait olan süpürgeleri kullanmayacaksınız. Herkesin eşit olmasını sağlamak için bunu yapmam gerekiyor, üzgünüm millet! Herkes şahsi süpürgelerini bir kenara bıraksın ve buradaki standart süpürgeleri kullanmak üzere yanında sıraya geçsinler lütfen. Hepiniz karşınızdaki cadı ya da büyücüyle eşleşeceksiniz, hangi binadan olmanız önemli dğeil. Düşmanlığı bir kenara bırakacak ve derse konsantre olmaya çalışacaksınız. Sizi eşleştirmemin sebebi, olur da bir şekilde tehlikeye düşerseniz sizinle eşleşmiş olan cadı ya da büyücünün sizi bu tehlikeli durumdan kurtarması. Süpürgelere binebilirsiniz, önce sağ taraftaki kişiler, havada süpürge hareketleri yapacaklar. Sol taraftakiler de eşleştikleri kişileri dikkatle izleyecekler. Unutmayın, hem havada yaptığınız hareketlerden puan alacaksınız, hem de eşleştiğiniz kişiye verdiğiniz dikkatten. Olur da bilerek eşinizi görmezden gelirseniz ve onun güvenini boşa çıkarırsanız, bunu fark ederim ve sonunda ikinizin de puanları gider. Birbirinize rakip olma konusunda oldukça hevesli ve iyisiniz, bakalım birbirinize ortak olma ve birbirinizi koruma konusunda ne kadar beceriklisiniz?" dediğinde karşımdaki Hufflepuff'taki çocuğa baktım gerginlikle. Onun yüzünde ise tamen saf bir endişe kaplıydı. Sırıttım ve süpürgeme bindim. Ben kendi açımdan gayet iyi bir şekilde yapıyordum hareketleri. Bunları bazen tek başıma çalışırdım çünkü. Kendi kendime gülümseyerek seri hareketlerle istenilen hareketleri yaptım. Sonrasında Hufflepuff'lu çocuğu biraz ilgisizce izledim. Ama genede bağırmayı ihmal etmedim. Çocuk biraz sarsılmış halde bitirdiğinde, hızlıca yere indim. Çocuğa başımla selam verdim ve süpürgemi süpürge yığınının üstüne koydum. Sonrasında profesörün önünden geçerken kendi kendime homurdandım. "Yaptıklarını ödeteceğim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi   Ptsi Eyl. 10, 2012 12:16 pm

Uçuş Dersi. Quidditch takımında arayıcı olduğumdan ve bu yüzden Targaryen ailesi tarafından bir Ateşoku ile ödüllendirildiğimden beri, Uçuş Dersi'ni büyük bir heyecanla bekler olmuştum. Gerçi, Uçuş Dersleri'ni her zaman heyecanla bekliyordum ancak en son işlenen dersten sonra hissettiğim tek şey hayal kırıklığı ve sinir bozukluğuydu. Uçuş Dersi'nde süpürgeleri ve işlevlerini incelemek ve öğrenmek benim açımdan pek de eğlenceli sayılmıyordu. Üzerime okul formamı geçirdikten ve saçlarımı toplamaya gerek bile görmedikten sonra Ateşoku'mu kaptığım gibi sahaya koşturmaya başladım. Koştururken birkaç Slytherinli'nin bana dehşet oldu ifadelerle baktıklarını görebiliyordum, muhtemelen yine her sabah ki gibi zombilere benziyordum. Geceleri uyuyamamak gibi sinir bozucu bir özelliğe sahipseniz, bunun ne kadar iğrenç ve sıkıcı bir şey olduğunu anlayabilirsiniz. Sahanın önüne geldiğimde durdum ve sessizce minik bir dua gönderdim. Bu derste, popolarımızın en azından sıra üzerinde değil de süpürge üzerinde olmasını çok istiyordum. Duamı gönderdikten sonra Ateşoku'mu daha da sıkı tuttum ve birkaç öğrenci ile profesör Stark'ın durduğu yere doğru hızla yürümeye başladım. Bay Stark'ın etrafındaki süpürgeleri gördüğümde yüzümde ister istemez bir gülümseme oluşmuştu. Bu derste popolarımız kesinlikle süpürgenin üzerinde olacaktı.
Aslına bakılırsa Bay Stark'ın neden bir anda şirketini bırakıp bu okula geldiğini anlayamamıştım. Burası sıkıcıydı, disiplinliydi ve yine sıkıcıydı. Tamam, yazın her zaman harika şeyler yapılırdı ama yılın bu zamanları pek de "Hey, hadi Hogwarts'a gidelim ve orada profesör olalım!" denecek zamanlar değillerdi. Ayrıca Ria için üzülüyordum, kendi babasının bir profesör olması ve bir de üstüne onun dersine girmek gerçekten çok can sıkıcı olmalıydı. Derin bir nefes aldım ve bu düşüncelerimden uzaklaşmaya çalıştım. Ne olursa olsun tek yapmam gereken derse odaklanmaktı. Tüm öğrenciler sahaya vardıklarında profesör konuşmaya başladı. Ancak konuşması pek de dersle ilgili bir şeyle başlamamıştı doğrusu. "Ria, tarzını değiştirmek istemene saygı duyuyorum. Yani tamam, aslında hepinize saygı duyuyorum. Sonuçta hepiniz kafası karışık, sürekli bunalım takılan bir avuç ergenden başka bir şey değilsiniz. Ancak bazen bu işi abarttığınızı düşünüyorum. En azından Uçuş Dersi'ne gelirken yüzünüze boya kutusu bocalamadan gelin bayanlar, lütfen. Ayrıca siz erkekler de... Benim gibi görünmeye çalışın. İnanın, benim gibi görünmek her zaman yararlıdır." Adamın bu sözleri üzerine şaşkınlıkla dolu bir sırıtışla Ria'ya baktım. Genç cadı ise babasına öfke dolu bakışlar göndermekle meşguldü. Başımı öne eğdim ve Ria'ya içimden bolca şans diledikten sonra, Bay Stark'ın sözlerini dinlemeye koyuldum. Bay Stark sözlerine başlamadan birkaç saniye önce, yanımda durmakta olan Chloé'ye göz kırptı ve beni bir kez daha şaşırtmayı başardı. Ancak o sırada bu önemli değildi, dersi dinlemem eve iyi bir puan almam gerekiyordu. "Herkes süpürgelerin yanına sıraya geçsin. Bazılarınızın süpürgelerini getirmiş olduklarını görebiliyorum. Ancak bugün kendinize ait olan süpürgeleri kullanmayacaksınız. Herkesin eşit olmasını sağlamak için bunu yapmam gerekiyor, üzgünüm millet! Herkes şahsi süpürgelerini bir kenara bıraksın ve buradaki standart süpürgeleri kullanmak üzere yanında sıraya geçsinler lütfen," dedi ve biz süpürgelerin yanında karışık bir sıraya geçerken bizleri seyretti. Ateşoku'mu kullanamayacak olmam sinirlerimi bozmuştu, ancak profesöre bir söz söyleyemezdim. Asılmış suratımla profesörden gelecek olan bir sonraki talimatları dinlemeye koyuldum. Herkes sıraya geçtiğinde profesör de konuşmaya devam etti. "Hepiniz karşınızdaki cadı ya da büyücüyle eşleşeceksiniz, hangi binadan olmanız önemli dğeil. Düşmanlığı bir kenara bırakacak ve derse konsantre olmaya çalışacaksınız. Sizi eşleştirmemin sebebi, olur da bir şekilde tehlikeye düşerseniz sizinle eşleşmiş olan cadı ya da büyücünün sizi bu tehlikeli durumdan kurtarması." Sıkıntıyla iç çektim ve karşımda durmakta olan ve ben dahil herkese pis bakışlar fırlatmakta olan Slythor'a baktım. Yüzüm daha da asılmıştı şimdi, cidden böyle yapmak zorunda mıydık? Bu işe gerçekten çok sıkılmıştım. Yani, Slyhterinliler'i sevmezdim ve onlarla iyi anlaşamazdım, her Gryffindorlu gibi, Slythorlar'a karşı büyük ve saf bir nefretim vardı. Ayrıca hiçbirinin de mizah ya da eğlence anlayışı yoktu. Yani kesinlikle benim arkadaşım olamazlardı. Daha fazla düşüncelere dalmadan bir zamanlar çok kullanmış olduğum standart süpürgeye atladım ve sert bir sesle "Önce ben başlayacağım," dedikten sonra havada yükselmeye başladım. Tıpkı Quidditch maçlarında yapmam gereken hareketler gibi, havada taklalar atıyor, zikzaklar çiziyor ve buna benzer tüm hareketleri yapıyordum ve şaşırtıcı olan şey ise, Slythor büyük bir dikkatle beni izliyordu. Galiba bu dersten iyi bir puan almak onun içinde en az benim için olduğu kadar önemliydi. Hareketlerimi yapmayı bitirdiğimde süpürgemi havada sabit tuttum ve Slythor'un hareketlere başlamasını bekledim. Arada yalpaladığı oluyordu ve ona sert bir sesle duruşunu düzeltmesi gerektiğini söylüyordum. Ancak bunun dışında uçmak konusunda oldukça yetenekliydi.
İkimizin de hareketleri bittiğinde yere indik. Süpürgelerimizi bir kenara bıraktık ve hiçbir şey olmamış, sanki birbirimize hiç bir şekilde yardım etmemişiz gibi birbirimize gıcık ve pis bakışlar gönderdikten sonra sahanın çıkışına doğru yürümeye başladık. Aslında bugünkü ders pek de eğlenceli geçmiş sayılmazdı, ancak yine de birkaç hareket yapmış ve ısınmıştım. Bir sonraki dersin daha hareketli, heyecanlı ve verimli geçeceğini umarak ortak salona doğru yürümeye başladım. Belki orada yiyecek bir şeyler bulabilir ve birkaç arkadaşımla muhabbet edebilirdim.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi   Paz Eyl. 16, 2012 4:21 pm

Ders Bitmiştir.

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Tüm Sınıflara Ortak I. Dönem II. Uçuş Dersi

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Gryffindor Ortak Salonu
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 1. Sezon-