AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Melanie Phoenix
VI. Sınıf
VI. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : on beş.
Mesaj Sayısı : 4456
Gerçek Adı : dilara.
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Paz Ağus. 26, 2012 8:57 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Aşk acısı mı? İşte orada varız, hepimiz!

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Proud to be an ox. ♥

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
hear me roar:
 

çok güzel roksen taklidi yapıyorum:
 


En son Melanié Phoénix tarafından Ptsi Şub. 18, 2013 12:19 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://melaniephoenix.tumblr.com/
Melanie Phoenix
VI. Sınıf
VI. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : on beş.
Mesaj Sayısı : 4456
Gerçek Adı : dilara.
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Paz Ağus. 26, 2012 9:37 pm

    Melanié'nin Fran'dan Sonraki Hali. Assadfgffg.:
     

    Gönlümdeki aşka laf anlatamıyordum ben. Francis, benimle aşk oyunu oynuyor gibiydi ve bu çok moral bozucuydu. Bu, böyle bitmemeliydi, gitmemeliydi. Dudaklarıma değdiği andan itibaren sadece onu düşlemek çok saçma değilmiydi? Kalbimdeki sızı, o zamandan bu yana gün geçtikçe artıyordu. Ronan'ı seviyordum fakat Francis'e hissettiğim şeyleri ona karşı hissedemiyordum ben. Kalbimdeki sızıların bir müddet geçmesini sağlıyordu belki fakat onu öperken Francis'i düşlemekten bıkmıştım. Ama hala yılmamıştım, Francis'i bekliyordum. Onun suratına güçlü bir tokat çakmak ve 'Gelirmisin, söyle?' demek istiyordum. Francis için ağlıyordum, bile bile yanıyordum. Tabii ki, Bay Kuul'un umrunda bile olmayacaktım. Çektiğim acı yine bana kalacaktı, içimdeki bitmeyen sancı beni bitirecekti. Bana her gülümseyerek baktığında, ondan kalan yaralarıma birbir dokunuyordu. Sonra aynı şekilde ona, 'Yapma, dudaklarıma masum bir öpücük kondurup, beni acıtma,' demek istiyordum. 'Bir günüm daha geçer mi sensiz? Darmağınım ben, yapayalnızım sanki,' deyip dudaklarımı dudaklarıyla buluşturmak... Bunları düşünürken aklıma gelen Ronan, her şeyi yıkıyordu. Evet, benim için değerliydi. Fakat sadece değerliydi..

    Derin bir nefes aldım ve göl kenarına doğru yürümeye başladım. Aklımdaki düşünce belliydi; 'Umarım, Ronan'ı görmem.' Göle yakın bir yerde bulunan kocaman taşa oturdum ve düşüncelerimle kendimi başbaşa bıraktım. 'Keşke, Ronan dışında birileri olsa..'

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Proud to be an ox. ♥

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
hear me roar:
 

çok güzel roksen taklidi yapıyorum:
 


En son Melanié Phoénix tarafından Salı Ağus. 28, 2012 1:17 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://melaniephoenix.tumblr.com/
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 19

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Paz Ağus. 26, 2012 10:03 pm

Bitmiş jelibon paketini yatağımın üzerine fırlattım ve ayağa kalkıp odamda birkaç adım atmaya başladım. Cumartesi sabahıydı ve yapacak hiçbir şeyim yoktu. Sabah kalkar kalkmaz kahvaltı etmek yerine bir paket dolusu jelibon yemiştim ve şimdi karnım çok fena şişmişti. Biraz yürüyüş yapmam ve rahatlamam gerekiyordu. Ayrıca Mars ile son yaşadıklarımdan sonra kendimi sık sık yürüyüş yaparken buluyordum. Christen ile uzun zamandır konuşmamıştık. Ona derslerim olduğunu bahane ediyor, ondan kaçmak için her şeyi yapıyordum. Çünkü eğer onun yüzüne bakarsam dayanılmaz bir acı çekeceğimi biliyordum. Üzerime ince bir kazak geçirdikten sonra asamı cebime soktum ve göl kenarına doğru yürümeye başladım. Kafamı dağıtabilmek için gitmem gereken tek yer orasıydı. Oraya her gittiğimde kendimi daha iyi, daha güçlü, daha mutlu hissediyordum. Her ne kadar hak etmesem de bu şeyleri hissetmeye ihtiyacım vardı. Aslında Ann ve Mel ile Mars'la aramda olanları anlatmak istiyordum, onlardan fikir almam ve ona göre davranmam lazımdı. Ancak ikisine de olanları anlatmaya dilim varmıyordu. Kendimi her zaman terbiyeli ve ahlaklı biri olarak görüyordum. Hatta bir keresinde kızlarla muhabbet ederken kendime kazma bile demiştim. Göl kenarına vardığımda tanıdık sarı kafayı gördüm ve rahatlayarak gülümsedim. Tam da ihtiyacım olan kişiyle karşılaşmıştım, bir de Ann gelse tam olacaktı. Düşünceli bakışlar ve asık bir suratla gölü seyreden Mel'e doğru yürüdüm. Beni gördüğünde keyifsizce gülümsedi, ancak o da tıpkı benim onu gördüğümde olduğum gibi rahatlamış görünüyordu. Ben de hafifçe gülümsedim ve Mel'in yanına oturdum. Sorunun ne olduğunu sormama gerek yoktu çünkü genç cadının neler yaşadığını gayet iyi biliyordum. Fran ve Aaron ile yaşadıkları onu gerçekten çok üzüyordu. Derin bir nefes aldım ve "Selam," dedim Mel'in gözlerine bakarak. Ardından bir kolumu omzuna doladım ve başımı da omzuna yasladım. "Sorun her neyse anlatmak ister misin?" diye sordum. Benim sorunlarım şimdi bekleyebilirdi, o an yapmam gereken tek şey Mel'i tüm ilgimle dinlemekti.

::
 

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Harmony Hart

avatar

Mesaj Sayısı : 664
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 19

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Paz Ağus. 26, 2012 10:32 pm

Brian ile ayrıldıklarından beri Mony dalgın bir ruh hali içerisinde girmişti. Her dakika bir şeyleri düşünüyor, zihnini odaklayamıyordu. Dikkati çabucak dağılıveriyordu ve bu gerçekten iyi değildi. Dersleri iyiden iyiye kötüleşiyordu, Mony bu gidişle sınıfı geçemeyebilirdi bile. Bu düşünceleri kafasından uzaklaştırmaya çalışarak göl kenarına doğru yürümeye devam etti. Bugün içinden bir ses göl kenarına gitmesinin ona iyi geleceğini söylemişti. Mony genellikle iç sesini dinlemezdi, iç sesi ona genellikle sonunda acı çekmiş olduğu şeyleri yaptırmıştı. Mesela, Brian ile olmak gibi. Mony Brian aklına geldiğinde irkildiğini hissetti, onunla arasında olan şeyler pişmanlık duymasına neden olmuştu. Brian'ın hep dostu olarak kalmasını, onunla beraber olmasını, onunla aşk yaşamaya değişebilirdi. Brian'ın artık hayatında olmayacak olması genç cadıya acı veriyordu. Çok değer verdiği birini kaybetmişti. Hayatı boyunca unutmayacağı, hayatı boyunca eksikliğini hissedeceği biri gitmişti yanından. Mony göl kenarına vardığında biri sarışın, diğeri kızıl iki kızın beraber oturmakta olduklarını gördü. Bu kızları tanıyordu. İkisi de Gryffindorlu'ydu. Biri Mel, diğeri ise Alex'ti. Mony yüzünde gergin bir gülümsemeyle onlara doğru yürüdü. Mel'in Ann ile yakın olduğunu biliyordu, bu yüzden genç cadı ona karşı kötü bir tavır sergileyebilirdi, ancak yine de onların yanına gitmek ve onlarla konuşmak istemişti. Birileriyle konuşmaya ihtiyacı vardı. İkizi ile zaten binlerce kez olanlar konuşmuştu, ancak tek bir kişi yeterli olmuyordu. Farklı görüşlere, fikirlere ihtiyacı vardı. Kızların yanına vardığında ve iki kız da başlarını ona çevirdiklerinde Mony ellerini kot pantolonunun ceplerine soktu ve "Selam," dedi çekingen bir sesle.

::
 

_________________
++:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastacia Bouviér

avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 2885
Gerçek Adı : Bilgö&Dilorağ&Örümcek.
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Paz Ağus. 26, 2012 10:51 pm

Hastane kanadının kapısına gönderdiğim ve Brian'la Dean'den çaldığım viski şişelerini cübbemin içine sakladım ve tam çıkarken pencereden lamanın turuncu kafasını ve öküzümün sarı kafasını gördüm. Gerçi ağaçların arasında kaybolmuşlardı ama eminim göl kenarına gidiyorlardı. Başka ihtimal olamazdı zaten. Kafamın üzerine yanan bir Lumos Maxima'yla daha fazla dışarı bakmadan koridorlardan ve merdivenlerden koşturmaya başladım. Adımlarımı izlerken kimseyle göz göze gelmemeye dikkat ediyordum. Birisi şu an cübbemin içinde iki şişe ateş viskisi olduğunu öğrense okuldan atılabilirdim çünkü.
Araziye çıktığım anda daha da hızlı koşturmaya başladım. Ağaçların arasında girdiğimde içime derin bir nefes çektim ve adımlarımı yavaşlattım. Bir yandan da nefeslerimi düzene sokmaya çalışıyordum. Bir yandan da düşünceler beynimi yiyordu. Acaba Phomel ve Aleks benden habersiz mi gelmişlerdi buraya? Ama Brian'la Dean'i ziyarete gittiğimi onlara söylememiştim ki. O yüzden herhalde, diye düşündüm. Beni bulamayınca göle inmeye karar vermişlerdi büyük ihtimalle. Merakla etrafa bakarken Phomel'i ve Aleks'i göl kenarında saptadım ve onlara doğru koşmaya başladım. Bir ağacın arkasında kalmış Harmony'i görüş alanıma girdiğinde kollarımı çoktan yan yana duran Aleks ve Phomel'in omzuna atmıştım bile. Harmony'yi görünce birden gözlerim açıldı ve kollarımı çekip geriledim. Pencereden onu görmemiştim. Herhalde ben göle doğru koşarken yanlarına gitmişti.
Büyük ihtimalle beni şu anda parçalamak istiyordu. Sıkıntıyla dudağımı ısırdım. "Şey, özür dilerim. İstersen ben," Bir yandan da gerilemeye devam ediyordum. "Gidebilirim." dedim sıkıntıyla.

:
 

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Proud to be an ox.
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Melanie Phoenix
VI. Sınıf
VI. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : on beş.
Mesaj Sayısı : 4456
Gerçek Adı : dilara.
Yaş : 19

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Salı Ağus. 28, 2012 1:17 pm

::
 

    Daldığım derin düşüncelerden dolayı, Alex'in yanıma geldiğini farketmemiştim. Ah, beklenmedik şekilde iyiydi bu kız. Bazen ona bakarken bir polyanna görüyordum. Gerçi şu sıralar biraz bozmuştu sanırım. Sevgili arkadaşlarım, benimle bir şey paylaşmadıkları için bilemiyordum tabii! Evet, trip atıyor olabilirdim ama yerinde ve adil bir tripti bu. Alex'i son anda farkettiğimde ona; biraz tripsel, biraz da asık bir suratla gülümsedim. Ben onlara -onlardan kastım bir sürü insan fakat başta Ann- her şeyi anlatmama rağmen onlar bir şeyleri benden gizliyordu. Ah, ne kadar sinir bozucu! Derin bir nefes alan Alex moralimin bozuk olduğunu farketmişti tabii ki. "Selam." Ona aynı gülümsemeyle cevap verdim. O da daha fazla dayanamayıp koluma girdi ve başımı omzuna koydu. "Sorun her neyse anlatmak ister misin?" Aslında bu soruyu cevaplamak istemiyordum ama cevaplamadan da edemezdim. Ağzımı tam açtığım sırada. Bize yaklaşan bir kız durdu önümüzde. Katie? Ah, bu onun ikizi olmalıydı. Giyim tarzları o kadar ayrıydı ki! Onları sadece buradan ayırabiliyordum. Gerçi, Mony ile hiç karşılaşmamıştık. Katie'yi andıran ses tonuyla, "Selam," dedi ve gülümseyerek bize bakmaya başladı. Gülümseyerek, 'Oturmak istemez misin?' bakışı attım ve uzaktan gördüğüm öküzüme el salladım. Elindekiler de tam istediğim şeydi! İşte, takım tamamlanmıştı. Gerçi hepimizin derdi aynıydı. Brian, Dean, Christen, Ronan, Fran ve tabii ki Dave. Ah, bu sohbet nereye gidecekti? Bouvan'ım yanımıza geldiğinde ellerini omuzlarımıza koydu ve aniden geri çekti. Mony'ye olan bakışlarından 'bana anlatmadığı bir fiyasko'nun olduğu çok belliydi. Gözlerimi devirdim ve derin bir of çektim. Söze girmemin vakti çoktan geçmişti. "Hey, hey, hey! Sakin olun kızlar!" Bouvan'ı yanıma çektim ve Mony'yi karşıma oturttum. "Bildiğim kadarıyla hepimiz aynı dertten yakınıyoruz," gözlerimi üzerlerinde gezdirdim ve "Öyle değil mi?" dedim. Gerçi alacağım yanıt, mimiklerinden belliydi.


_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Proud to be an ox. ♥

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
hear me roar:
 

çok güzel roksen taklidi yapıyorum:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://melaniephoenix.tumblr.com/
Clara Carlevaro

avatar

Rp Yaşı : 18
Mesaj Sayısı : 1791
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 19

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Cuma Ağus. 31, 2012 3:13 pm

"Bildiğim kadarıyla hepimiz aynı dertten yakınıyoruz," derken, ayakta dikilmekte olan Mel ve Mony'e bakıyordum. Tanrım, Mony'i Katie'den ayırmak zordu fakat bir şekilde ikisini birbirinden ayıran bir şey çıkıyordu ortaya. Karşımızda durmakta olan kızın Mony olduğunu oradaki herkes anlamıştı, hatta Ann, nedenini anlayamadığım bir şekilde "Şey, özür dilerim. İstersen ben gidebilirim," gibi bir cümle kurmuştu. Anlamayan gözlerle bir Mony'e, bir de Ann'e bakıyordum. Yan gözle Mel'e baktığımda onun da en az benim kadar durumdan habersiz olduğunu anladım. Mel Ann'in bu sözleri üzerine "Hey, hey, hey! Sakin olun kızlar!" dedikten sonra Ann'i yanına ve Mony'i de karşısına oturttu. Mony ne diyeceğini bilemez halde gibiydi. Öylece durmuş, yüzünde asık bir ifadeyle önüne bakıyordu. Tanrım, şu okulda sorunsuz ve mutlu olan tek bir kişi var mıydı acaba? Herkes acı çekiyordu, bu acı da genellikle aşk acısıydı. "Bildiğim kadarıyla hepimiz aynı dertten yakınıyoruz," dedi Mel. "Öyle değil mi?" Gözlerini üzerimizde gezdirdi, Mony ve Ann ona bakmamakta ısrarcı gibiydiler, zaten Mony'nin neden burada olduğunu da pek anlayabilmiş değildim. Mony hiçbir zaman bizimle takılan biri olmamıştı, genellikle ya Brian ile takılırdı, ya da ikiziyle. Artık Brian ile de ayrılmış olduklarına göre, genç kız tamamiyle yalnız kalmıştı. Aslında her ne kadar Brian çok yakın bir arkadaşım olsa da, Mony'e de üzülmüyor değildim. Derin bir nefes aldıktan sonra "Kızlar," diyerek söze girdim. "Her ne olursa olsun, birbirimize destek olmalıyız. Yani demek istediğim, Ann'in, Mel'in, Mony'nin, hiçbirinizin tam olarak neler yaşadığını bilmiyorum. Belki de bugün bunları konuşmalıyız, her detayına, her ayrıntısına kadar. Sonuçta bizler Gryffindor aslanlarıyız, ne olursa olsun beraber olmalı ve birbirimizi korumalıyız. Pekala, önce sen başla Mel. Anlat bakalım, seni bu kadar üzen neyse anlat. Bilmemize ve sana yardım etmemize izin ver." Konuşmamı bitirdikten sonra, bakışlarımı Mel'in yüzüne diktim ve güven verircesine gülümsedim. Benimle beraber Mony ve Ann de Mel'in yüzüne bakıyorlardı. Bugün tüm sorunları çözemezdik elbette, ama en azından bir yerden başlamalıydık.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
tardis'le muhabbet keyf:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Harmony Hart

avatar

Mesaj Sayısı : 664
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 19

MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   Cuma Ağus. 31, 2012 3:25 pm

Hiçbir şey söyleyemiyordum. Anastacia geldiğinde ve beni görüp gidebileceğini söylediğinde bile ona saçmalamamasını, gitmesi gerekmediğini söylememiştim. Kızların yanına neden gittiğimi bile bilmiyordum, ancak onlar benim binamdan kızlardı değil mi? Gryffindor her zaman ve her zaman bölünmeyen, sevgi dolu ve cesur dostluklarla dolu bir bina olacaktı. Anastacia, Brian ve benim aramda ne olmuş olursa olsun, yine de birbirimizi korumaya devam etmeli, birbirimizle iç içe yaşamayı öğrenmeliydik. Derin bir nefes aldım ve yüzümde bir somurtma ile bakışlarımı öne eğmeye devam ettim. Biraz uzun süren bir sessizliğin ardından, karşımda, Mel'in yanında oturmakta olan Alex "Kızlar," diyerek konuşmaya başladı. Bunu söyledikten sonra gözleri her birimiz üzerinde yavaş yavaş gezinmişti. Kollarımı göğsümde birleştirdim ve bakışlarımı bir saniyeliğine Alex'in yüzüne diktim. Ardından tekrar önüme baktım. "Her ne olursa olsun, birbirimize destek olmalıyız. Yani demek istediğim, Ann'in, Mel'in, Mony'nin, hiçbirinizin tam olarak neler yaşadığını bilmiyorum. Belki de bugün bunları konuşmalıyız, her detayına, her ayrıntısına kadar. Sonuçta bizler Gryffindor aslanlarıyız, ne olursa olsun beraber olmalı ve birbirimizi korumalıyız. Pekala, önce sen başla Mel. Anlat bakalım, seni bu kadar üzen neyse anlat. Bilmemize ve sana yardım etmemize izin ver." Alex konuşurken hiçbir şekilde bakışlarımı kaldırmamıştım, kendime hakim olmak ve duygularıma kapılıp belki zilyonuncu kez gözyaşı dökmemek için büyük bir mücadele veriyordum. Genç kız konuşmasını bitirdiğinde nihayet başımı kaldırdım ve Mel'e baktım. Mel ile fazla yakın değildik, ama yine de onu dinlemek istiyordum. Şimdiye kadar yakın olmamamız, bundan sonra yakın olmayacağımız anlamına gelmiyordu.

_________________
++:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Brian, Dean, Christan, Ronan, Fran, Davean. Bu Ne Derttir Ulan?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Supernatural Tarihçesi
» Crossroads Demons (Kırmızı Gözlü İblis)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi-