AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 6:12 am

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.][Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Brian Walters & Dean Bloom
We are the best Bro ever!

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 6:26 am

We will, we will, rock you. We will, we will, rock you. Şarkının sözleri hala kulağımda yankılanıyordu. Ama son hatırladığım gibi değildi. Yumuşak çarşaflar, etrafta garip bir koku. Gözlerim sanki tonla ağırlık çekiyordu, onları açmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Fakat bir süre sonra zorla gözlerimi açmıştım. Bu sefer de ışığa karşı duyarlılaşan gözlerim birkaç saniye pek bir şey göremedi. Tek gördüğüm beyaz büyük tavandı. Hogwarts'ın içinde olmalıydım. Başım çok ağrıyordu ve beynim o kadar yavaş çalışıyordu ki revir görevlisini görene kadar buranın hastane kanadı olduğunu anlamamıştım. Yanımda yatan kişinin ise gözleri beni takip ediyordu ve yüzünde hafif bir gülümseme vardı. Bro! Ah, gerçekten azıtmıştık dün akşam. Ne olmuştu ki? En son astronomi kulesindeydik ve... Oh! Şaka yapıyor olmalısın!? Bütün kemiklerim ağrı içindeydi ve astronomi kulesi ile birleşince bunun tek bir açıklaması olabilirdi. Düşmüştük. Şaşkın gözlerle broma baktım. Sakin ses tonuyla "Merak etme yavaş yavaş hatırlarsın. İlk uyandığımda ben de hatırlamadım. Biraz uçtuk sanırım dün akşam," dediğinde şaşırmıştım. Hala şaşkındım. Uçtuk mu? İçkiden bahsediyordu heralde. "Hayır, sırf içki değil bro. Süpürgelerle uçmaya kalktık." Evet şimdi gerçekten kafayı yiyordum. Biraz fazla çılgın davranmıştım dün akşam. Ama dün akşama dair hiçbir şey hatırlamıyordum. Aslında bu bir çeşit yalandı hafızamın belirli bölümleri gelmeye başlamıştı. Robot dansı, kılıçlar, süpürgeler. Yüzümde bir dehşet ifadesi vardı fakat eğlenmeden edemiyordum. "Ceza olarak öldürmeyi düşünmüyorlardır değil mi bro?" İkimizde istemsiz bir kahkaha attık fakat ikimizinde kaburgaları buna kolay kolay müsade edecek gibi değildi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Dean Bloom



Mesaj Sayısı : 772
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Ivan A. Arshlander ve Sophie A. Hunter'ım.

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 6:54 am

Gecenin bütün acısının altında ezilen bedenim küfürler yağdırırken gözlerimi aralamıştım. Canımın daha önce bu kadar yandığını hatırlamıyordum. Bütün kemiklerim tuzla buz olmuştu sanki. Sanki değil öyleydi. Nefes alırken bile canım yanıyordu. Yattığım yatak sanki ağırlığımla çöküp gidecekmiş gibi hissediyordum. Gözlerimi aralamaksa işkenceydi resmen. Doğrulmaya çalışmak gibi bir aptallıkta bulunmasam da kafamı yana çevirmek gibi bir aptallıkta bulunmuştum. Brian hala uyuyordu. Başım çok fenaydı, hani çatlama lafı az kalırdı. Filler horon tepiyordu resmen kafamın içinde. Canımın acısını da eklersek, acınası bir durumdaydım, durumdaydık. Sahiden ne olmuştu böyle? en son astronomi kulesinden çatıya cisimleniyorduk... Ne yapıyorduk? Ne alaka ya? Gece yavaş yavaş şekillenirken kafamda-o dayanılmaz ağrıyı saymazsak tabi- ciddi anlamda şoka giriyordu. Neler neler yapmıştık öyle. En son bu hale gelmemizin sebebi robot dansı değildi tabiki, kılıçlarla süpürge üzerinde düello ardından da dövüş derken ölmememiz büyük bir mucizeydi. Hoş kırık kemikler düzelirdi. Yani en azından acıl bir dönem geçecekti. Ya bu durumda ölüm daha cazip. Ama ölmediğim iyi olmuş. Bunu içten değilde ilaçların etkisiyle söylüyor olma olasılığım da yüzde bin beş yüz falan işte. Yatakta biraz kıpırdanmaya çalışsam da, dün gecenin yaraları izin vermiyordu. Kafamı yeniden Brian'a doğru yavaşça çevirdiğimde onunda uyandığını fark edip yüzüme amansız bir sırıtış yapıştırdım. İkimizinde ağzı yüzü dağılmıştı ve bunu kendimiz istemiştik. Yani % 100 bilinçli istemesek de istemişiz ki bu durumdayız. Biz gece hangi pisikolojideydik ben onu bile hatırlmaıyotum. Tek hatırladığım manyaklığın başımıza vurmasıydı. "Merak etme yavaş yavaş hatırlarsın. İlk uyandığımda ben de hatırlamadım. Biraz uçtuk sanırım dün akşam," biraz yanlış bir cümle olmuştu.. Suratının aldığı şekille birlikte açıklama yapma gereğinde bulunarak "Hayır, sırf içki değil bro. Süpürgelerle uçmaya kalktık." dedim. Ne kadar saçmalamışız tanrı aşkına! Fakat çok eğlendiğimi hatırlıyorum uzun zaman sonra."Ceza olarak öldürmeyi düşünmüyorlardır değil mi bro?" bunun üstüne sıkı bir kahkaha atmak isterdim fakat kırık kaburgalarım ve diğer kemiklerim dün gecenin bedelini ödetmek amaçlı tam gaz sızlıyorlardı. Gülmek yerine acı dolu bir ses çıkardım. Fakat amacım cidden gülmekti.. "Bro parça parça kesitler aklıma geliyor da o robot dansında ki meme olayı neydi? Dızt dızt!" dedim ve bu sefer ne kadar canım yansa da bir kahkaha patlattım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 7:05 am

"Bro parça parça kesitler aklıma geliyor da o robot dansında ki meme olayı neydi? Dızt dızt!" Robot dansı, evet robot dansı yapmıştık. Meme olayı.. Bızzt Bızzt. Has... Bunu gerçekten yapmıştık. Bro'mun yüzünde hala eğlenen bir ifade vardı. Aslında komik bir olaydı yani kahkaha patlatabilirdim fakat sadece kemiklerimin getirdiği acı ile inledim. "Hatırlatma Bro ya. Sanırım hiç kimsenin bizi öyle görmediğine şükretmeliyiz." Hiç kimseden kastımın sadece iki kişi olduğunu anlamıştı Bro'm. Evet gerçekten de o halde görünmek korkunç olabilirdi onlara. Yine de içimde bir umut yeşermişti. Yaşanan rezillikleri bilmiyorlardı fakat ağır yaralanmıştık. Kemiklerimiz tuzla buz olmuştu. O kadar da geçmişimiz yok muydu onlarla? Binlerce soru beliriyordu aklımda. Aynısı Bro'm içinde geçerliydi. Yüzündeki belirsizlik ifadesinden bile anlaşılıyordu. Sevinsin mi, üzülsün mü, umut mu etsin bilemiyordu tıpkı benim gibi. Ah ulan bu halde bile bunlarla uğraşıyorduk. Daha doğru düzgün hareket edemeden kalbimizin acısıda eklenmişti bize. Bize. Artık bizdik ve herşeyi beraber yaşıyorduk. Eski günlerde olduğundan daha da sıkı dost olmuştuk. Bu olaylar bizi birbirimize yaklaştırmıştı ve şimdi birbirini anlayan iki iyi kardeş gibi olmuştuk. Kapının önünde uçuşan saçlar bir an için umutlandırmıştı beni. Her an umutlanmaya hazırdım fakat sadece sıradan bir Hogwarts öğrencisiydi. Benim güzel Mony'm olmasına imkan bile yoktu bu kızın. Ama neden olamıyordu? Neden o kız yerine hastane kanadından içeri Mony girmiyordu? Acaba endişelenmiş miydi? İyi olup olmadığımı merak ediyor muydu? Buraya gelmeyi hiç aklından geçirmiş miydi? Bu sefer binleride geçmişti aklımdaki sorular. Milyonlara ulaşıyordu. Yüzümü Bro'ma döndüğümde onunda yüzünden anlayabiliyordum. Aynı şeyleri düşünüyordu. Şu kapıdan sevdiğimiz kızların ne zaman gireceğini merak ediyorduk sadece. Çatlak bir ses ile "Sanırım kırılmadık bir yerimiz kalmadı, kalbimiz ve kemiklerimiz," demeyi başarmıştım. Bro'm yüzünde buruk bir gülümseme ile bana bakıyordu. Fazla umut etmiştik belki, belki de ölmemiz onların daha hayrına olurdu..

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Dean Bloom



Mesaj Sayısı : 772
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Ivan A. Arshlander ve Sophie A. Hunter'ım.

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 7:24 am

İçimde yeşeren umutların yeşerdiği gibi sönmesi zaten acıyan canımı bine milyona katlıyordu. "Sanırım kırılmadık bir yerimiz kalmadı, kalbimiz ve kemiklerimiz," söylediği doğruydu. Şuan onların hayatından defolup gitsek çok daha mutlu olurlardı. Ya da hiç hayatlarına girmesek. İşin en kötü tarafı, onları başka erkeklerle görebilme olasılıklarımızın olması. Hoş İkisi de bizi başka kızlar yüzünden terk etti fakat bu bir erkek için bambaşka bir durumdu. Tabikii de bir kaçış değildi bu ama.. Anlatılmaz bir şeydi işte. Bir kız, kadın çiçek gibidir. Fakat dalından bir kere koparıldı mı solar gider. Onlara evet zarar vermiş olabilirdik ama onların koparılıp solup gitmesine de asla izin veremezdik. Auré benden nefret etse bile onun mutluluğu için elimden gelen her şeyi yaparım. Şu halimle bile, eğer canının acıdığını bilsem gidip canını acıtanı gebertirim. Fakat şuan kalbini kıran ve canını acıtan benim.. Benim saçmalıklarım yüzündendi her şey. Adam gibi olabilmek bu kadar mı zordu benim için? Şimdi keşkelerin verdiği o ezilmişlik hissiyle bu yatağa bağımlıydım şimdilik. Onun şu kapıdan içeri girmesini istiyorum. O önce endişeli sonra ciddi bakışlarını takınsın istiyorum. Kokusunu içime çekebilmek istiyorum. Ben onu istiyorum. Yan tarafa dönüp baktım da Brian'da kafayı yeme seviyesinde düşüncelere damlamıştı. Bu kadar kendimizi deli edecek bir duruma kendimiz düşürdüğümüzden çok daha fazla sokmuştu. Beyaz çarşafın temiz yüzeyi çıplak bedenime değerken, uzaklaştı"Bro her şeyi geçtim de eğer gelmezlerse biz cidden onlarda bitmişiz ben onu anlarım anca.." dedim ve yastığıma kafamı gömdüm. Geceki Dean ve şimdiki arasında dağlar kadar fark vardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 7:36 am

"Bro her şeyi geçtim de eğer gelmezlerse biz cidden onlarda bitmişiz ben onu anlarım anca.." Tamamiyle haklıydı Bro'm. Haklı olmamasını, başka bir şans daha olmasını isterdim fakat tek bir şansımız vardı. Eğer Mony ve Auré gelmezse gerçekten onlar için bitmiştik. Bizim bulunduğumuz sayfayı kapatıp yeni bir sayfa açmışlar demekti. Belki de onları aldatmayacak erkek arkadaşlar bulurlardı ama ya biz.. Bizim gibi sevebilirler miydi onları? Asla! Aşık olmayan kimse bundan emin olamazdı fakat aşk.. Bambaşka bir histi. Aşık olduğun kişiyi senden daha fazla sevecek biri yoktur bu hayatta. Eğer aşkın karşılıklıysa bunu daha da iyi anlarsın. Aşık olduğun kızın sana verdiği o mutluluk duygusu emin eder seni. Bir aşk ustası kesilmiştim belki bir anda ama bana gerçek aşkı öğreten kişi Mony idi. İlk aşkım çocukçaydı ve çabuk bitmişti. Ama kafaya takmıyordum, üzerinden çok zaman geçmişti. Yine de hem Bro'ma hem de Auré'ye üzülüyordum. Bro'mun onu ne kadar çok sevdiğini biliyordum, gerçekten aşıktı Auré'ye. Auré ise benimle aynıydı. Birbirimizin ilk aşkıydık ve bu çocukcaydı. O da benim aşkı Mony'den öğrenmem gibi Dean'den öğrenmişti. Birbirlerinin gözlerinde görmüştüm bu aşkı, o zamanlar Auré'ye tekrar vurulduğumu bile sanıyordum. Ama gerçek aşk, tam anlamıyla aşık olmak başka bir şeydi. Sadece bir kişiye karşı hissedebilirdin böyle bir aşkı. Milyon sayıda insanın yaşadığı bu dünyada eğer o aşkı bulmuş ve kaybetmişsen bir daha aynı aşkı yaşaman imkansızdı. "Haklısın Bro. Eğer gelmezlerse onları sonsuza kadar kaybettik demektir.." Bizim hikayemiz ironik olmakla birlikte hayatımızda sadece bir kere karşılaşmış olduğumuz ve bir daha karşılaşamayacağımız aşkı kaybetmenin veya kazanmanın hikayesiydi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Dean Bloom



Mesaj Sayısı : 772
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Ivan A. Arshlander ve Sophie A. Hunter'ım.

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 5:42 pm

Arada kalmışlığın iğrençliğini yaşıyordum. Birisine deliler gibi aşık olurken ona yapılabilecek en kötü şeyi yapıyordum. Aşağılık bir adamın yapabileceği şeyler sadece.. "Haklısın Bro. Eğer gelmezlerse onları sonsuza kadar kaybettik demektir.." düşünceli bir sesle benim düşüncelerimi böldükten sonra biraz doğrulmak için hareketlendim. Canım fena halde yanıyordu. Vücudumda ne kadar kırık, çıkık, çatlak olduğunu bilmiyordum. Fakat hareket etmemem gerektiğini deneyerek öğrenmiştim. Her şeyi geçtim iyileştikten sonra ciddi bir ceza da alacaktık orası kesin. Fakat buna değerdi ayrıca kim takar ki cezaları sanki hiç almadığımız şeylerdi. Çektiğimiz ceza zaten bize uyeip de artıyordu. Karanlığın içine sürüklenmiş iki ruha değmiş aşk denen beyazlığı bile kirletmiştik. Şimdide aşk acısından ölüp geberiyorduk. Hah acınası. Durumumuz ciddi anlamda acınasıydı. "Şu halimize bak, gece sarhoş olup hastahanelik oluyoruz. Neden? Kendi yaptığımız bir p*çliğin cezasını ödediğimiz için. Biz adam olmayacağız bak ben sana söylüyorum. Auré ve Mony'e yaptık bunları," dedim ve acıya aldırmayarak doğruldum. Dayanılmaz bir sızı vücudumu sarıyordu fakat gerçekten fazla geliyordu bunlar artık. Sinirlerim ciddi anlamda bozuktu. Acının da pek faydası olmuyordu. Tek iyi gelen şey alkoldü. Alkol.. Bir dakika üzerimizdekileri çıkarmamışlardı. Cepler sihirliydi.. İçlerinde de iki tane viski vardı. Düşmenin etkisiyle kırılamazlardı. Suratımda oluşan arsız gülümsemeye engel olamamıştım. Elimi yavaşça cebime doğru ilerletirken Brian anlamaz gözlerle bana bakıyordu. Canım ciddi anlamda acıyordu. Fakat bunun bir önemi yoktu. Elime gelen ilk şişeyi hızlıca çıkardım. Hızın etkisiyle kemiklerim adeta küfür etti fakat sorun değildi. "Lanet olsun Bro çok zekisin!" derken ilk şişeyi onun yatağına fırlattım. Kendi şişeme de zar zor ulaştıktan sonra ilk yudumu alabilmek için kapağı açtım ve o koku.. ımm Sanırım ayyaşlık her zaman için iyiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 6:42 pm

"Şu halimize bak, gece sarhoş olup hastahanelik oluyoruz. Neden? Kendi yaptığımız bir p*çliğin cezasını ödediğimiz için. Biz adam olmayacağız bak ben sana söylüyorum. Auré ve Mony'e yaptık bunları," Doğru söylüyordu her zaman ki gibi Bro'm. Bizden adam olmazdı, zaten kızlarda bizi affetmezdi. Nereye gidiyordu ki hayatımız? Ah, şu müzik için kulaklık kullanmış olsaydık belki bizi erkenden bulup hastane kanadına taşımazlardı. Belki orada ölebilirdik. Hoş üzdüğümüz o kadar insanın ardından öldükten sonra da iyi muamele görmezdik. Ama en azından bir kaçış yoluydu. Yaşadıklarımızdan, çektiğimiz acılardan, bizi sevmeyi bırakan kadınlardan. Ben düşüncelere dalmışken Dean'in yüzünde bir sırıtma vardı. Bunu ancak fark ediyordum. Cebinden bir şeyler çıkarmaya çalışıyordu. Ceplerimiz, ceplerimiz.. Evet! Kemiklerime sahip olmadığımdan cebimdeki ağırlığı fark edemiyordum belki ama aklıma gelmişti. Büyülü şişeler! "Lanet olsun Bro çok zekisin!" Elindeki şişeyi bir zorlukla yatağıma atmıştı. Kemiklerimin acımasına aldırmamaya çalışarak şişeyi sıktım. İşte bize ilaçlardan daha iyi gelecek bir şey! İki ayyaş bro yine içiyorduk. O aptal ilaçların belki kemiklerimize yardımı dokunabilirdi ama kalbimiz, hayır kalbimiz için tek ilaç fazlaca alkoldü. Kemiklerimizi zaten umursamıyorduk. Kalbimiz kırık olmasaydı ve sevdiğimiz kadınlar yanımızda olsaydı herşey daha da kolaylaşırdı. Ama herşey paramparçaydı. Kalbimiz, kemiklerimiz.. Bunu biz yapmıştık. Önce onları kendi hatalarımızla kaybetmiş ve kalbimizin kırılmasına izin vermiştik. Sonrasında ise aşırı derecede içmiştik ve yapmamamız gereken çılgınlıklar yapmıştık. Fakat çok eğlenceli değil miydi!? Kemikler iyileşip geçerdi, ama bizim bir an önce kalbimizi onarmamız lazımdı. Mony ve Auré böyle yapmamış mıydı? İçtiğimiz gece geliyordu aklıma. Üç süpürgede Auré ile Mars denen şu herifi gördüğümüzde zaten Dean iyice içmeye başlamıştı. Bro'mu yalnız bırakamazdım zaten Mony ve Adrian'ın düşüncesi bile yetiyordu bana. Sevdiğimiz kadınları elimizden alan erkekler.. Hayır aslında onlara biz izin vermiştik, bu hakkı bile tanımamalıydık. Onların kalbini en baştan kırmamalıydık. Şimdi kalplerini başka erkeklerin onarmasına izin veriyorlardı. Biz iki çapkın bizden beklendiği gibi başka kadınların onarmasını sağlayacak mıydık? O güç kalmamıştı içimizde. Yeterince aşık olmuş, yeterince acı çekmiştik. Bugün hiçbir kadını göresim yoktu. Bu sözlerimin Mony kapıdan girse anında uçup gideceğini biliyordum. Sıkıntıyla içkiden bir yudum aldım. Ne kemiğime ne de kalbime yarıyordu bu içki. Sadece bir yanıltmacaydı bu. Kalbimin sesini biraz alkolle kısamıyordum, sadece inkar ediyordum.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Anastacia Bouviér

avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 2885
Gerçek Adı : Bilgö&Dilorağ&Örümcek.
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Paz Ağus. 26, 2012 9:28 pm

Sıkıntıyla üzerimdeki cübbenin eteklerini düzelttim ve I. kattaki koridorları aşmaya devam ettim. Bir yandan da elimdeki Bertie Bott'sun binbir çeşit şekerlemelerini cübbemdeki ceplere sıkıştırmaya çalışıyordum. Hastane kanadına bir şey sokmanın yasak olmadığını biliyordum ama yeni gelen hemşire ne kadar kibar olabilirdi, hiçbir fikrim yoktu. O yüzden işimi garantiye almak en iyisiydi. Derin bir nefes aldım ve hastane kanadına giriş yapılan kocaman tahta kapıyı açarken kemiklerinin yerlerinde olması için kendi kendime dua ettim. Sabah onları kafatasları hariç her yerleri kırık bulduğumda görüntü pek hoş değildi. Yine de kalp krizi geçirmeden hastane kanadına ulaştırabilmiştim.
İçeri girdiğim gibi yataklarla hemşirenin alanının arasına çekilen seti geçmeden önce etrafa göz attım. Görevli falan yoktu etrafta. Sonra içeriden gelen sesleri dinlemeye çalıştım ama büyük ihtimalle sete ses-geçirmezlik büyüsü yapılmıştı. Yavaş adımlarla içeri yürüdüm ve perdemsi setleri iki elimle kavrayıp başımı arasından soktum. Beni karşılayan görüntü kırık ve dağınık kemikler değildi ama viski içen iyi beyinsizin görüntüsüydü. "Sizi aptallar!" diye bağırdım onlara doğru hızla koşarken. Asamı ellerindeki şişelere doğru salladım ve birden yok oldular. "Ne yaptığınızı sanıyorsunuz?! Sabah sizi sadece beyniniz yerindeyken bulduğumda resmen ölüyordum! Yine aynı şeyi mi yaşayacaksınız?!" İkisine de öfkeli gözlerle baktım. Yaptıkları cidden aptallıktı. Bari kendilerine geldikten sonra tadımlık yapsalardı. Gerçi onu da abartırlardı bunlar. Çektikleri acıyı -Dave sağolsun- anlayabiliyordum ama intihar girişiminde falan bulunmamıştım sonuçta. Gerçi sarhoşken yapılabilinecek şeyler arasında sanırım intihar etmek birinci sıradaydı.
İçki şişelerinin gitmesiyle hafifçe yaptıkları itirazlara gözlerimi devirdim ve cebimden çıkardığım iki pakedi kucaklarına doğru fırlattım. "Umarım ikinize de troll sümüğü gelir de biraz ayılırsınız. Geçmiş olsun" dedim son derece ölü sesimle. Biraz muhabbet ettikten sonra gitmeyi planlıyordum. İkisinin suratlarından da beni beklemedikleri aşikardı. Burada daha da kalıp canlarını sıkmam gereksizdi.


:
 

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Proud to be an ox.
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dean Bloom



Mesaj Sayısı : 772
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Ivan A. Arshlander ve Sophie A. Hunter'ım.

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Ptsi Ağus. 27, 2012 8:26 pm

Binbir rüyanın bittiği bir gecenin sabahındaydık belkide. İçimizdeki aşk acısıyla ölüme kadar gitmiştik. Aptallıktı belkide bu bilinmez ama kalbimizin acısı ile kırılan kemiklerimizin sızısı şuan bütün hayatımızı berbat ediyordu. Çözümü yine içkide arıyorduk. Kendimizi uyuşmanın ve bilinmezliğin ellerine atmak geliyordu bir tek elimizden. Gece ve gündüz kavramlarının birbirine karışıp haykırışlarımızı saklamasını istiyorduk belkide. Şişenin içindeki bilinmezliği vücudumuza gönderirken ikimizinde farklı isimlerde ama aynı acıyı çektiğini biliyorduk. Gönlümüz bir türlü uslanmasa da aşkın o tatlı sertliğini yaşamanın, kısa bir süreliğine de olsa, zevkine varmıştık. Şimdi kaybetmenin acımasızlığını yaşıyorduk sadece. Hataların bedeli.. Gözlerimde umarsıca bekleyen yaşları içime akıtırken içeri giren kızın parfüm kokusuyla kendime gelmiştim. Anastica. Her zamanki kendine özgü sesiyle ve davranışlarıyla, "Sizi aptallar!" dedi ve asasının bir hareketiyle ellerimizdekini anında yok etti. Evet, sağol Ann. Tek kaçış noktamızı da yok ettin.. "Ne yaptığınızı sanıyorsunuz?! Sabah sizi sadece beyniniz yerindeyken bulduğumda resmen ölüyordum! Yine aynı şeyi mi yaşayacaksınız?!" Haklıydı bir bakıma. Ama içimizde kopanların acısını tek dindirecek şey buyken nasıl olur da ondan kaçınmamızı isteyebilirdi ki? Fakat içimizde kopanları bilmese de olurdu Alaycı bir gülümsemeyl"Ahh hadi ama Ann, viskiden bahsediyoruz ölüm sebebim dahi olsa, ki oluyordu ve bu muhteşem bir şey, içmeliyiz!" dedim ve acı dolu bir kahkaha attım çünkü gülerken bile canım acıyordu. Ann elini sinirle kaldırıp omzuma vuracakken durumumu hatırlayıp sinirle geri indirdi. Elimi uzatıp elini tuttum ve yanımızdaki sandalyeye oturması için kısaca çektim. Bize kızgın olduğu belliydi ama yinede buradaydı Auré ve Mony yerine o. Yinede bozuntuya vermemiştik. Sevildiğimizi bilmek bile yetiyordu. Aleks gelir miydi ki? Bana Mel olayı yüzüden kızgındı ama en iyi arkadaşımdı sonuçta. Her neyse. Kafamızı dağıtmanın bir başka yolunu bulmuş olacak ki Ann biraz yanımızda oturdu ve sohbet ettik. Giderken o nedense içimde büyüyen kaybetme hissi biraz daha çoğaldı. İnsanların gitmesi bile koyar olmuştu bu ne biçim iş! Viskilerimizde gitmişti ne yapacaktık şimdi? Bunları düşünürken ben kucağıma düşen şişeyle irkildim. Gökten viski yağıyordu! Ya da Brian zulasını kullanıyordu sadece.. Hınzır bir gülümsemeyle "Adamın dibi olduğunu söylemiş miydim Bro?" dedim ve şişemi açıp uzun bir yudum aldım..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Ptsi Ağus. 27, 2012 10:57 pm

"Sizi aptallar!" İçkinin verdiği his şimdi şaşkınlığa dönüşmüştü. Karşımızda bize öfkeyle bakan Ann vardı. Hadi ama biraz içiyorduk sadece! Ama yok eğlencemizi mahvedecekti. Asasının hareketiyle iki şişe güçsüz ellerimizden gitti. "Ne yaptığınızı sanıyorsunuz?! Sabah sizi sadece beyniniz yerindeyken bulduğumda resmen ölüyordum! Yine aynı şeyi mi yaşayacaksınız?!" Ah yaşarız ya da yaşamayız farketmez ki. "Ahh hadi ama Ann, viskiden bahsediyoruz ölüm sebebim dahi olsa, ki oluyordu ve bu muhteşem bir şey, içmeliyiz!" Ağzına sağlık be Bro! Duygularıma tercüman oluyordu şu adam her seferinde. Yine de Ann'i kızdırmıştı. Az kalsın omzuna güzel bir yumruk yiyecekti fakat sakattık sonuçta, Ann'in acımasını kazanmıştık. Onu elinden tutup sandalyeye oturtan Dean'i eğlenerek izliyordum. Bir süre yanımızda kalıp bizimle sohbet ettikten sonra bizi azarlayarak ayrılmıştı. İçkisiz kalmıştık şimdi. Evet buna üzülebilirdik işte. Ya da sevinebilirdik. Çünkü hala içkiye sahiptik! İkimizinde cebinde içki olduğunu hatırlayarak kendi cebimdekilere zorlukla uzandım. Kırık kemiklerim hala acıyordu fakat içki için acıya katlanabilirdim. Üzgün görünen Bro'mun yatağına içkiyi attığımda yüzünde bir şok ifadesi oldu. "Adamın dibi olduğunu söylemiş miydim Bro?" Sırıtırken ikimizde şişelerimizden büyük yudumlar almıştık. İçkinin o on dakikada özlediğim tadına tekrar vardım. "İkimizde adamın dibiyiz be Bro. Keyfimize bakalım." Kaburgalarımızı zorlayan bir kahkaha atmıştık ikimizde. Biz süperdik! Sadece biraz daha fazla içkiye ihtiyacımız vardı.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Roxanne Delacroix
VII. Sınıf
VII. Sınıf
avatar

Rp Yaşı : 16.5
Mesaj Sayısı : 1574
Gerçek Adı : Selin
Yaş : 23

Çanta
Eşyalar:

Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Salı Ağus. 28, 2012 3:16 am

Genç Slytherin ajanlarımdan birinden aldığım haberle epey paniklemiştim. Dean'i en son şu olaylı düğünde görmüştüm ve şimdi ajanımın söylediğine göre kendide değildi ve vücudunda kırılmamış kemik kalmamış olabilirdi. Yanında Aurélien'in olma ihtimalini bilmeme rağmen, ayrıca sinir bozucu Walters'ın da yanındaki yatakta kıvrandığının bilincinde olarak ortak salondan çıktım. Öyle hızlı koşmuştum ki 1. kata geldiğimde nefesim tıkanmıştı. Aklıma buraya bir önceki ziyaretim geldi. Dean'in buradan çıkmak isteyişi... Bir süre kapının önünde bekleyerek nefesimin düzene girmesini bekledim. Sonra saçlarımı geriye savurdum ve kapıyı iterek açtım. İçeriye adım atacakken gördüklerim nabzımın tekrar hızlanmasına sebep oldu. Dean elini göremediğim birine uzatıp onun elini tuttu ve yanındaki sandalyeye çekti. Sonra yine göremediğim ama sesinden tanıdığım Brian ile her zamanki coşkulu diyaloglarından birine giriştiler. İçimde, geriye dönüp gitme isteği kabardı ama yapamadım. Dean'in elini tuttuğu s*rtük her kimse onun kafasında büyüyle birer boynuz çıkarmayı delicesine istiyordum. Kapıyı iyice ittirdim ve girdiğimi farketmeleri için özenle öksürüp, topuklarımı tıkırdatarak yataklarına doğru yürümeye başladım. Ah, Bouviér! Bu kızla tek bir ortak noktamız vardı, o da Aurelién'i muhtemelen binbir parçaya bölmek istememizdi. Yine de bu Dean'e temas etmiş olmasını kabul edilebilir kılmıyordu. Yataklarla aramda bir metre kadar mesafe kalınca durdum ve kollarımı göğsümde kavuşturdum. Özellikle Dean'le göz göze gelmekten kaçınıyordum. Ellerindeki şişeleri farketmiştim gerçi. Akıllarını kaçırmış olmalılardı. "Hazır hurdaya çıkacak kadar kötü durumdayken kendimizi öldürelim mi dediniz?" Anastacia'ya ve Dean'e delici bir bakış attıktan sonra Brian'ın yatağının etrafından dolaşıp yanındaki tabure yerine hemen yanına, yatağa iliştim. Normalde nefretle baktığım çocuk buna şaşırmışa benziyordu ama itirazı yok gibiydi. Ona sevimli bir şekilde gülümsedikten sonra, aslında her türlü Gryffindor'dan nefret ediyor olsamda gülümsememi zorlaştırmayan yakışıklı bir yüzü vardı, işaret parmağımı hafifçe yüzündeki yaralardan birine dokundurup çekerken sırıtıyordum. "Fena yaralanmışsın Walters." Dean'in, Brian'a gösterdiğim ilgiye anlam veremeyeceğini bildiğimden durumumdan memnundum. "Eğer buradan çıktıktan sonra kırık kemiklerini özleyecek olursan, beraber içebiliriz." Brian'a göz kırptıktan sonra ilk kez kaçınmadan Dean'e baktım. "Vay canına Dean! Seni en son gördüğümde... Sanırım bir süre kızların ilgisinden yoksun kalacaksın." Flörtöz bakışlarımı tekrar Brian'a kaydırdım. Buraya gelirken ve içeriye girmeden önce ne kadar gerginsem şu an o kadar eğleniyordum.

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
roxy as usual:
 
ben daha güzel mel taklidi yapıyorum:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://vioreluna.deviantart.com/
Dean Bloom



Mesaj Sayısı : 772
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Ivan A. Arshlander ve Sophie A. Hunter'ım.

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Salı Ağus. 28, 2012 3:45 pm

"Hazır hurdaya çıkacak kadar kötü durumdayken kendimizi öldürelim mi dediniz?" Ses tonu ve iğneleyici kelimeler ile Roxanne olaya girmişti. Bu gün beklediğimizden çok daha farklı misafirler ağırlıyorduk. İçki içmemize neden bu kadar karşıydılar? Tanrı aşkına geberip gitmek istiyorduk belki.. Rox Ann ve bana delici bakışlar attıktan hemen sonra genç kız yerinden kalkıp yanağıma kısa bir öpücük kondurduktan sonra uzaklaşmıştı. Fakat Rox beklediğimin aksine yanımdaki tabureye gelmemişti. Brian'ın yanına gidip seromonik bir şekilde diğer tabureyi çekti ve güzel vücudunu taburenin üzerine bıraktı. İlgili bir ifadeyle baş parmağını Brian'ın bir yarası üzerine koyarak "Fena yaralanmışsın Walters." dedi. Şaşırtıcıydı çünkü Gryffindorlardan ölesiye nefret ederdi bu kız. Öyle ki biz beraberken benim Aleks ile olan arkadaşlığımdan nefret ederdi.
"Eğer buradan çıktıktan sonra kırık kemiklerini özleyecek olursan, beraber içebiliriz." Nasıl yani şimdi de Brian'a mı sarkacaktı? Brian Bromdu her türlü arkasındaydım fakat Rox ile? Güldürmeyin beni.. Flörtöz bakışlarla Brian a göz kırptıktan sonra aklına gelmiş olacağım ki düz bir tonlamayla bana döndü ve "Vay canına Dean! Seni en son gördüğümde... Sanırım bir süre kızların ilgisinden yoksun kalacaksın." dedi. Komikti. En son görüştüğümüzde sanırım onun öpücüklerinden nasibimi almıştım ama her neyse. Bakışları yeniden Brian'a dönerken ben de umursamaz bir ses tonuyla konuşmaya başladım "Kızların ilgisi hep üzerimde Rox bu halimle bile birilerini bulabileceğimi çok iyi biliyoruz. Sende bende. O yüzden kafanı bu tür şeylere takmana gerek yok rahatım ben," dedim ve viski şişemde kocaman bir yudum aldım. Evet sinir olmuştum ama nedensizdi. Karşımdaki Bromdu. Diğeri de Rox ama.. Her neyse içki.. Evet, evet içki içmeliydim. Bolca hemde. "Bro daha var mı bunlardan?" dedim Rox'u yok sayar bir şekilde. Artık yetmişti bu kızlardan çektiğim. Neden sürekli birilerinin kölesi oluyordum ki? evet hisler vs güzel şeydi ama kırık kemikler ve saçma bir ruh haliyle bunu çekemiyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Brian Walters

avatar

Rp Yaşı : 16
Mesaj Sayısı : 2257
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Salı Ağus. 28, 2012 4:36 pm

"Hazır hurdaya çıkacak kadar kötü durumdayken kendimizi öldürelim mi dediniz?" İğneleyici ifadeleriyle Roxanne Delacroix. Tabi ki her zaman ki güzelliğinide yanında taşıyordu. Rox'a inat Dean'in yanağına küçük bir öpücük konduran Ann Rox'a tek bir bakış atmadan hastane kanadından ayrıldı. Şu kadınlarda amma düşmandı canım. İkimizinde beklemediği bir şey yapan Rox yatağıma doğru yaklaştı. Tabureyi umursamayarak yatağa oturan Rox parmağını yaralarımın üstünde gezdirirken "Fena yaralanmışsın Walters," dedi. Ah demek bunu istiyordu. Dean'i biraz kıskandırmak. "Eğer buradan çıktıktan sonra kırık kemiklerini özleyecek olursan, beraber içebiliriz." İçki ve Rox. Mükemmel bir ikili diye düşünüyordum. Yüzüne çekici bir ifade ekleyen Rox göz kırptığında niyetini gayet açıkca belli etmişti. Ama kimin umrunda? Kız güzeldi. Slytherin olmasına rağmen Hogwarts'ın en güzel kızlarından biri olan Rox'u geri çevirecek değildim. Umursamaz bir ses tonuyla "Vay canına Dean! Seni en son gördüğümde... Sanırım bir süre kızların ilgisinden yoksun kalacaksın," dediğinde sesindeki ufak alayı saklamaya bile çalışmamıştı. Bense ufak bir kahkaha atarak bir Bro'ma bir Rox'a bakıyordum. Eğlenceli bir atışma keyfimi yerine getirirdi. "Kızların ilgisi hep üzerimde Rox bu halimle bile birilerini bulabileceğimi çok iyi biliyoruz. Sende bende. O yüzden kafanı bu tür şeylere takmana gerek yok rahatım ben." Bro'm her zaman ki gibi iddialıydı. Bunu sevmiştim kendine daha çok güvenmesi gerekiyordu bu dönemde, benim de öyle. "Bro daha var mı bunlardan?" Biraz hızlı içmişti fakat ben de kendi şişemdeki içkiyi bitirerek sehpanın üzerine koydum. Cebimden diğer şişeleri çıkarırken birini Bro'ma attım. Hemen yanı başımda bizi izleyen Rox'a elimdeki diğer şişeyi uzatarak "Şu içki işini düşündüm. Beklemeye gerek yok bence," derken kendi şişemin kapağını açarak büyük bir yudum aldım. İçki, Ann, Rox. Beklediğimden daha da çok ilginçleşiyordu işler.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Why Not?:
 


Dostlarımız Bizi Asla Terketmez..:
 


Just a Moment:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Bastet Thomas
V. Sınıf
V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 1383
Gerçek Adı : Ekön.
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?   Çarş. Ağus. 29, 2012 4:59 pm

Hastane kanadına doğru koşarken kalbim ağzımdaydı sanki. Dean ne halt etmişti! Bu bana nasıl yapardı! Kardeşim. Dean kardeşimden farksızdı, hatta kardeşimdi. Hastane kanadının kapısını büyük bir hızla açtım ve çevreme bakınmaya başladım. Haberi aldığım gibi gelmiştim. Okulda hiç bu kadar kötü göründüğümü hatırlamıyordum. Saçlarım kabarmış ve dağınıktı. Üstümde siyah eşortmanlarım vardı. Hızla büyük koridoru arşınlamaya başladım. Köşeye yakın olan yatakların birinde Dean yatıyordu"Seni gerizekalı! Beni öldürecektin sen! Nasıl endişelendim haberin var mı?" dedim ve bana şaşkınlıkla bakan Dean'a baktım. Yanına gittim ve ona sarıldım. Canın yandığının farkındaydım ama hak etmişti. Sonrasında hızla geri çekildim. Ve yanındaki Rox'u gördüm. İçimden küfrettim, Rox bilmiyordu. "Aaa. Rox, seni görmemiştim." dedim. Eğer Rox yanlış anlarsa beni lime lime ederdi. Dean'ın yattığı yatağa iliştim ve Dean'a baktım. En son iki sene önce büyük bir kavga etmiştik. Ondan beri birbirimizin yüzüne bile bakmamıştım. Ama Tate'den sonra bunu duymak, işte bu bütün buzları eritirdi. Gözlerimi Dean'ın gözlerine diktim ve elini sıvazladım. "Özür dilerim Dean. Sen haklıydın. Özür dilerim."dedim ve gözlerimi bana şaşkın bakan üç çift gözden kaçırdım.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Kalbimiz mi kırık, Kaburgalarımız mı?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 2. Sezon-