AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Vahşi Balayı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Arthur Ellwood

avatar

Rp Yaşı : +1000, yaşı tam olarak bilinmiyor.
Mesaj Sayısı : 289
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Vahşi Balayı   Perş. Ağus. 23, 2012 1:53 am

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] & [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Arthur Ellwood & Sophie Anastasia Ellwood

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

My Big Family:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Arthur Ellwood

avatar

Rp Yaşı : +1000, yaşı tam olarak bilinmiyor.
Mesaj Sayısı : 289
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Perş. Ağus. 23, 2012 4:34 am

Her zaman ki güzelliği ve masumluğuyla kollarımda yatan sevgilim. Yaşadıkları o kadar fazla gelmişti ki balayımızı bile ertelemiştik. Aslında bunu teklif eden kişi bendim. Onun bu şeylerden yıprandığını biliyordum. Hayatının, hayatımızın en güzel gününde herşey mahvolmuştu. Fakat evlenmiştik, birbirimizi seviyorduk. Bütün gece gözüme uyku girmemişti fakat öbür gün bir vampir olarak bu beni çok etkilemeyecekti. Gözümü sevdiğim kadından alamadığım bir geceden sonra uyanırken hala onu izliyordum. Gözlerimin üzerinde olduğunu hissedince gülümseyerek dudaklarıma bir öpücük kondurmuştu. Bu bile dünyanın en mutlu adamı olmamı sağlıyordu. Sanki yataktan hiç çıkmak istemiyormuş gibi göğsümü sıkıca saran kollarını hissettim. Ellerimi saçlarında dolaştırırken onun bu fikrine katılabilirdim. Fakat daha yaşayacağımız çok macera, çok daha güzel şeyler vardı. Bunları birlikte yaşayacağımızı biliyordum ve hiç ayrılmayacaktık. Bunu açıklayamazsınız, sadece hissedebilirsiniz.

Uçağımızın kalkma saati geldiğinde hava alanında bekliyorduk. Elimi sıkıca tutan Sophie temas etmememizi bile bir kayıp olarak görüyordu. Onu suçlayamazdım. Gerçekten zor şeyler yaşamıştık birlikte fakat ayrılmayacaktık. Sonsuz hayata sahip olmanın güzelliğiyle onu sonsuza kadar sevecektim. Bu imkansızdı belki ama bu da açıklayamayacağım şeyler arasındaydı. Sadece hissediyordum ve hislerim bana asla ayrılmayacağımızı söylüyordu. Balayı yerine inerken Sophie omzumda uzun bir uykunun sonlarına geliyordu. Gözlerini neşeyle açmıştı. Artık acı anıları geride bırakmış önümüze bakıyorduk. Balayımızı yapacağımız yere geldiğimizde hala gözleri neşeyle ışıldıyordu. Kulübe tarzı bir yer kiralamıştık, bu normal bir balayı değildi. Zaten biz de normal bir çift değildik. Vahşi kimliklerimizden çıkmak istemiyorduk. Tam tersine vahşi kimliklerimizi benimserken birlikte olmak istiyorduk.

Rp Katili:
 

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

My Big Family:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sophie Anastasia Ellwood

avatar

Rp Yaşı : 27
Mesaj Sayısı : 217
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Dean Bloom ve Ivan A. Arshlander'ım.

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Perş. Ağus. 23, 2012 11:24 am

Genç kadın yeni günün ışıklarıyla gözlerini aralarken, burnuna dolan sevdiği adamın kokusuyla rüya aleminin verdiği o mistik duygudan tam olarak çıkamadan adamın elmas misali dudaklarına içten bir öpücük kondurmuştu. Düğünlerinin üzerinden yaklaşık bir ay geçmişti ve onlar hala birbirlerini kaybedecek olmanın verdiği o saçma ama can sıkıcı duygudan sıyrılamamışlardı. Fakat şöyle de bir gerçek vardı ki onlar tam tamına bir aylık evlilerdi. Erteledikleri bal aylarına gitmemeleri için hiç bir sebepleri kalmamıştı. En azından yaşadıkları aksaklıkların yükünü üzerlerinden atabilmek için kendi doğalarına ve birbirlerine sahip oldukları bir aktivite içine girmeleri gerekti. Daha şimdiden bu kadar rutinleşemezdi. Sophie Hogwarts da kendisi dönene kadar yerine bakacak geçici bir öğretmen ayarlamıştı. Yönetim de son olan olaylardan sonra anlayışlı davranmıştı ve bu tatili ona hediye etmişti. O sıra da yataktan kalkmış olan sevdiği adamın mükemmel vücudunu izliyordu genç kadın. Vücudundaki tüm hücreleri harekete geçirebilecek bir yakışıklılığı vardı adamın. Aslında bunu sağlayan içindeki amansız duygularda olabilirdi. Onun yaptığı her hareketi güzel gösteren bir şeyler... Aşkın bir etkisiydi buda belki. Fakat umurunda değildi. Adam seromonik hareketlerle üzerini değiştirirken Sophie yatakta kaasını onun yastığına koyarak kokusunu biraz daha içine çekti. O sırada üzerine uzanan el ile o da ağırlığını ayaklarına verdi ve hızlı bir şekilde banyoya gidip duş aldı. Sıcak su tenini yakarken aklında dönen tek şey Arthur'u nasıl koruyabileceğiydi. Hoş buna ihtiyacı yoktu fakat bunu hislerine anlatamıyordu. Sanki yanından ayrıldığı zaman ona bir şeyler olacaktı ve o onu engelleyemeyecek ve sonsuza kadar kaybedecekti. Bu duyguların esiri olarak hızlı bir duş aldıktan sonra kurulanıp hemen vücuduna nemlendiricilerini sürdü ve üzerini değiştirdi. Bu süre zarfı içerisinde kocası onu sabırlı gözlerle izliyordu. Şu son bir ayda geç hazırlanma rekorları kırarak onu hafiften deli etmeye başlamıştı fakat her evli çiftin yaşadığı bir şey değil miydi bu? Gidip hızlıca onu öptükten sonra üzerini giyindi. Arthur çantaları aldığında Sophie de asasını çıkartmıştı. Saniyeler içinde havaalanına cisimlenmişlerdi. Bu durumdan nefret eden Arthur sıkıntıyla yüzünü buruşturmuştu. Oysaki uçaktan kat kat daha hızlı ve güvenliydi bu yol. Fakat eski kafalı kocasına bir tülü anlatamıyordu bunu. Muggle aleti olan uçağı tercih ediyordu. Her neyse onu suçlamıyordu. Yolculuk sırasında biraz daha uyuyabilirdi sonuçta.

Uykusundan uyandığında Transilvanya'ya geldiklerini fark edip gülümsedi. Bütün balayını kocası ayarlamıştı. Bunun da verdiği merakla gidecekleri yere doğru yeniden yola çıktılar. Transilvanya.. Burası cidden muhteşem bir yerdi. Ejderhaların o bilindik sesleri kulaklarına gelmeye başladıkça ormanın biraz daha derinliklerine girdiklerini anladı. Bir kaç dakika daha yürüdükten sonra karşılarına çıkan güzel kulübeyle Sophie sevinç dolu bir kahkaha attı ve adımlarını sıklaştırarak kulübeye ulaştı. Kapıyı araladığında içerinin aykırı ve vahşi döşemesiyle biraz daha mutlu olan Sophie kocasına dönerek "Bu tatil hiç bitmeyebilir," dedi ve tahta döşemeye sert bir adım attı. Bu balayı bir çok açıdan Sophie'yi tatmin edecekti. Bunu daha şimdiden anlamıştı.

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Seksi:
 

Hmm:
 

Görüntü Yanıltıcı Olabilir:
 

Şımarıklık İyidir İyii:
 

Dönüşüm Sonrası:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Arthur Ellwood

avatar

Rp Yaşı : +1000, yaşı tam olarak bilinmiyor.
Mesaj Sayısı : 289
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Perş. Ağus. 23, 2012 1:43 pm

"Bu tatil hiç bitmeyebilir." Kulübenin tahta döşemesine attığı adım yankılandı duvarda. Hiçbir çift balayını burada geçirmek istemezdi, en azından bizim dışımızda. Burası bize kesinlikle en uygun yerdi. Çantaları odaya taşıdıktan sonra salona döndüğümde gerçek hayvan derisinden olan kanepeye uzanmış bir Sophie buldum. Geldiğimi görerek kalkmaya çalıştı fakat dudaklarına bir öpücük vererek bende kanepeye yattım. Sıradan çiftler balayına geldikleri anda sevişme eğilimi göstermez belki, ama sıradan bir çift olmadığımızı anlamış olmanız lazım. Tabi Sophie kanepede üstüme çıkarak alaycı şekilde baktığında kadınlık duyularının üste çıktığını anlamıştım. Üzerine uygun bir şeyler giydikten sonra sıradan bir çiftin yaptığı şeyleri yapmaya başladık. Tabi gelişecek şeylerin hiç sıradan olmadığına bahse girerdim fakat dışarıdan bakarsanız öyle gözüküyordu. Transilvanya'ya birkaç kez daha gelmiştim ve buranın doğasına hayrandım. Bizim gibi vahşiler için daha mükemmel bir yer olamazdı. Ve vahşiler olarak bir ava ihtiyacımız vardı. Size bu balayının sıradan olmadığını söylerken bunu kastetmiştim. En başından beri orada varlığını hissettiğim kadının kan akışını duyabiliyordum. Sophie'nin de farkettiğini biliyordum. Sırıtarak "Ne dersin hayatım?" dedim. Sophie çoktan avını izlemeye başlamıştı. Normalde kamufle olmak için uğraşırdık fakat bir sıradan bir çift olarak zaten kamufle olmuştuk. Benliklerimizin altındaki vahşiler kan şehvetiyle daha da kudururken biz sakin normal insanlar olarak kalabilirdik. Normal bir muggle ya da büyücü olan kadının buna pek de direnme şansı yoktu. Buna derken anında arkasına gidip boynunu çekmem ve dişlerimi damarlarına geçirmemden bahsetmiştim. Kadın damarlarından çekilen kanın etkisiyle şok olurken Sophie kendisi için çoktan başka bir damar bulmuştu. Kadının arkasında kanını emerken aynı anda Sophie'nin bedenini hissetmek muhteşemdi. Emdiğimiz kanı birbirimize tattırarak öpüşüyorduk. Sevdiğin kadınla bu zevkin doruklarına varmak tam anlamıyla muhteşemdi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

My Big Family:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sophie Anastasia Ellwood

avatar

Rp Yaşı : 27
Mesaj Sayısı : 217
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Dean Bloom ve Ivan A. Arshlander'ım.

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Perş. Ağus. 23, 2012 3:11 pm

dolunay bu gece de tepede yerini almıştı. Düğünün üzerinden bir ay geçmesinin en kötü tarafı da buydu. Dönüşüm yeniden gerçekleşecekti. Kurtluğu ile gurur duyuyordu fakat dönüşümün acılı tarafı katlanılması güç bir durumdu. Aldığı kurt boğan iksiri tam değildi. Geçen sefer olanlardan sonra artık tam bir kurt boğan iksiri içmemeye yemin etmişti. Üzerine her ava çıktığında yaptığı gibi deri bir pantolon giydi. Üzerinde sadece göğüslerini kapatacak şekilde dizayn edilmiş bir tişört vardı. Saçları dümdüz beline inerken gözlerindeki siyah makyaj ona gizemli bir hava veriyordu. Ayaklarına geçirdiği siyah asker botlarıyla da görüntüsünü tamamladıktan sonra vampirinin koluna girerek kendilerini doğaya attılar. İçinde yükselen enerjiye hayrandı. Ona öylesine bir enerji ve nefret pompalıyordu ki.. Kelimelere dökmek anlamsızdı. Belinde dolanan kocasının eliyle daha da havaya giren kadın bütün doğayı kucaklarken içindeki enerjiyi de dışarı salıyordu yavaş yavaş. Yarım kurtboğan iksiri sadece vücudunun tamamiyle değişmesini engellediği için rahattı. Etraftaki hayvanların ve bir çiftin hızlı hızlı nefes alışverişleriyle kendinden biraz daha geçen Sophie kocasının yanından ayrılarak yavaş ama seri adımlarla ormanda ilerlerken tüm dikkatini çifte verdi. Görüşü çok netti. Kaybolmuş mugglelar diye düşündü... Görünüşlerinden mugglelık akıyordu. Bir büyücü burada asasız dolaşmazdı asla. Onu da geçmişti hisleri yeterliydi. Kokularından bile anlaşılıyordu.. Kulaklarına dolan güzel sesle içindeki vahşilik artık dizginlerini koparmıştı.
"Ne dersin hayatım?" Sanki bütün hücrelerine aynı anda start verilmişti. Zarifliğin ve vahşiliğin büyük bir kontrastıyla çifte ilerleyen Sophie hayatlarında son gördükleri olabilmek adına tatlı sayılabilecek bir gülümsemenin ardından erkeğin boynundan tuttu ve yere attı. Elleri pençemsi görünüme geçtiğini hissettiğinde dişleri de değişiyor sivriliyordu. Birbibirinden sivri bir ağız diş öldürmek için bekliyordu.. Ürkünç. Acı verici. Zevkli.. Adamın boynuna büyük bir ısırık konduran Sophie ağzına dolan damar kalıntıları ve kanla kendinden geçerken kocası da kadının işini bitirmek için boynuna yumulmuştu. Yoğun ve akışkan kanı kendi içine akıtırken parçalanan damarın parçacıkları da ağzına doluyordu. Kocası ona doğru eğildiğinde bir kaç saniyeliğine kendini adamdan uzaklaştırarak başkalarından aldıları hayatları birbirine karıştırarak şehvetli ama kısa bir öpüşme yaşadılar. Hızlı hızlı kalkıp inen göğsüne bulaşan kan damlalarını da hızlı bir şekilde yalayan sevgilisine güldükten sonra acı çeken adama dönen Sophie bu gecenin ilk avının cidden yakışıklı olduğunu fark etti. Çığlıklar atan adama dönüp yavaşça dudaklarına eğildi, vücudu onunkinin üzerindeydi ve adama biraz daha acı çektiriyoru. Başka bir durum olsa adam zevkten dört köşe olabilirdi ya neyse.. "Hayatım çok üzgünüm... Bu güzel yüze yazık etmek istemezdim.." dedi küçük bir öpücük kondurdu dudağına ardından yeniden boynuna yapıştığı adam son nefesini verirken o çoktan işini bitirmiş kocasının yanına gitmişti bile. Adam kadınla oynarken ciddi anlamda eğleniyordu. Kadını iteleyerek kocasının belinden tutup kendine çeken Sophie bu seferde onun dudaklarına yapışmıştı. "Çok oyuncusunuz bakıyorum beyefendi," dedi. ve hızla ondan uzaklaşarak kendi leşinin yanına gitti. Adamın ceplerini karıştırırken cebinden bir cüzdan çıkardı. Adı Gared Sewenfold'du. Ooo ne yazık ki kendisi öksüz büyümüş birisiydi. Pek parlak bir hayatı olduğu söylenemez. Buradaki karta göre bir şirkette temizlik görevlisiymiş. En azından bu köhne hayattan kurtarmıştı Sophie onu. Adamı hızlıca omzuna attı. O sırada kocası da kadınla ilgileniyordu. Mugglelar buradan asla sağ çıkamazdı. İlerden gelen kükreme sesiyle bir ejderhayla karşılaşacakları garantisini alan Sophie ile Arthur aynı anda birbirlerine döndüler. Sonra omuzlarındaki cesetlerle ejderhaya doğru koşmaya başladılar. Yaklaşık beş dakika sonra devasa boyuttaki ejderhanın yanına gelmişlerdi. Hızlı bir şekilde cesetleri önüne attıktan sonra onları daha fazla parçalayışını izlemeden oradan uzaklaşıp ormanda başka bir yerlere koştular. İçindeki şehvete daha fazla mani olamayan Sophie, Arthur'un önünü keserek adamı ağaca mıhladı ve deli gibi öpüşmeye başladılar. Bunun gerisi fena gelecekti. Çünkü ikiside adrenelin hissinin doruklarındaydı.

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Seksi:
 

Hmm:
 

Görüntü Yanıltıcı Olabilir:
 

Şımarıklık İyidir İyii:
 

Dönüşüm Sonrası:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Arthur Ellwood

avatar

Rp Yaşı : +1000, yaşı tam olarak bilinmiyor.
Mesaj Sayısı : 289
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Perş. Ağus. 23, 2012 6:13 pm

Sophie diğer adamı hallederken bende yere kadının yanına çökmüş onu hunharca harcıyordum. Kanı dudaklarımdan içeri akarken bedenini sıkıyordum güzel kadının. Gerçekten yazık olacaktı, güzel bir kadındı. "Çok oyuncusunuz bakıyorum beyefendi." Sophie çoktan işini bitirmiş adamı sürüklüyordu. Kollarımdaki kadına baktım. Kalp atışları yavaşlıyordu. Sophie önden giderken ben de ayağa kalktım ve arkamda kadınla ona yetiştim. Birden yükselen kükreme sesi ile ejderhaların bölgesine girdiğimizi anlamıştık. İkimizde hızla koşarak cesetleri bir ejderhanın önüne atmış ve ağaçlar arasında uzaklaşmaya başlamıştık. Birden önümü kesen Sophie beni şiddetle ağaca yapıştırmıştı. Büyük bir şehvet taşıyordu içinde. Beni ağaca dayamış öperken vampir reflekslerimi kullanarak tam ters pozisyona geçtim. Onu ağaca yapıştırırken boynundan öpüyordum. O güçlü kanı beni çağırıyordu. Ellerini ağacın gövdesine dayarken kadını iyice ağaca yaslamıştı. Boynundan öpmeye devam ederken artık dişlerim boynunda ufak izler bırakıyordu. Canını acıtmayacak bir damar bulurken bütün kan akışını hissediyordum kadının. O güçlü kanı, sevdiğim kadının kanını içime çekme hissi tarif edilemezdi. Kadının zevkle inlerken ağaçtan bir parça kopardığını duymuştum. Omzumdaki tahta acısınıda hissetmiştim. Kadın gülerken nasıl harika bir kadına sahip olduğumu düşünüyordum. Omzumda kalan o küçük acı bile beni tahrik ediyordu. Kadının bedenini kavrarken kanlı ağzımı boynundan çekerek ona şehvetli bir öpücük vermiştim. Kadının kanı ağzımdayken onunla öpüşüyordum ve bu muhteşemdi.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

My Big Family:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sophie Anastasia Ellwood

avatar

Rp Yaşı : 27
Mesaj Sayısı : 217
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Dean Bloom ve Ivan A. Arshlander'ım.

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Salı Ağus. 28, 2012 2:27 am

Adamda hissettiği şevk ve bitilesi aşkla inlerken toprak zeminin verdiği o soğuk hisle ürperiyordu. Vücudunda hissettiği büyük aşkın patlamasıydı belkide. Yanındayken özlemenin verdiği bir şehvet.. Her santimetresini bildiği bedene sahip olmak.. Yeniden ve yeniden.. Islak dudakları ve dokunuşuyla içinde alevlenen aşka çare olarak sadece daha fazlasını isteyebiliyor ve yapıyordu. Ne kadar o halde olduklarını bilmiyordu. Geçen saatler dakikalar ve saniyeler umurunda değildi. Umurunda olan tek şey bu adamdı. Orman onları içine alırken hayatları belkide sonsuza değin değişecekti.

Gözlerini toprak zemin yerine rahat ve büyük yatakta açtı Sophie. Yanında derin bir uyku da olan Arthur vardı. Vücudu ciddi anlamda ağrıyordu. Bir kaç yerinde de çürükler vardı ama hatırladığı zaman bunlara değerdi. Yavaşça ayağa kalktı ve banyoya gitti. Klübe dışardan her ne kadar kötü yada vasat gözükse de içerisi cidden muhteşemdi. Küveti sıcak suyla dolduran Sophie kendini bu muhteşem rahatlığa bırakırken içinde değişen şeylerin farkında değildi. Köpüklerin yatıştırıcı kokusuyla rahatlıyordu. O sırada Arthur ayaklanmıştı. Sesleri duymuş olacak ki direkt olarak banyo kapısını aralayıp muhteşem vücudunu sergileyerek Sophie'nin görüş alanına girmişti. Kafasını geriye atıp elini uzatan genç kadın isteğinin karşılıksız bırakılmayacağını biliyordu. Nitekim ikisi de bitkinlerdi. Nedensiz bir yorgunlukla adam da küvete girerek kadının çıplak vücuduna doladı ellerini. Bu şekilde bile saatlerce sıcak suyun içinde durabilirlerdi.

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Seksi:
 

Hmm:
 

Görüntü Yanıltıcı Olabilir:
 

Şımarıklık İyidir İyii:
 

Dönüşüm Sonrası:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
Arthur Ellwood

avatar

Rp Yaşı : +1000, yaşı tam olarak bilinmiyor.
Mesaj Sayısı : 289
Gerçek Adı : Ergin
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Salı Ağus. 28, 2012 3:23 am

Uzun zamandır bu kadar huzurlu uyuduğumu hatırlamıyordum. Gözlerim hala kapalıydı, güzel bir uykudan uyanmanın zevkini çıkarıyordum. Yanımda aradığım güzel beden yerine boş bir yatak bulmuştum. Ah her zamankinden daha da vahşi olmuştu. Ormanda başlayan herşeyin yatağa taşındığını hatırlıyordum. Banyodan gelen su sesiyle Sophie'nin orada olduğunu anlamıştım. Giyinmeye gerek duymadan çıplak bir şekilde ayağa kalktığımda bütün vücudumun hala kir, toprak içinde olduğumu gördüm. Eh tabi herşey ormanda başlamıştı. Öz doğamızda geçen o anları düşündükçe aklım başımdan gidiyordu. Banyoya tamamen çıplak bir şekilde girdiğimde sevgilim güzel vücudunun küvetin sıcak suyuna henüz yeni bırakıyordu. Beni gören güzel gözlere, küvete çağıran eli katılmıştı. Onu kırabilir miydim ki? İkimizinde vücudunda çürükler vardı, tabi ki vampir özelliği olarak benimki daha hızlı iyileşiyordu fakat Sophie için aynı şey geçerli değildi. Dolunay geceden çekilmişti ve o normal haline dönmüştü. Sıcak suyun içinde sevdiğim kadını kavrayan kollarım daha iyi hissettiriyordu. Onun tamamen bana ait olduğunu bilmek. Birbirine değer çıplak vücutlarımız gittikçe daha fazla tahrik ediyordu bizi. Onun bedeni, teni, güzelliği beni baştan çıkarmak için bile yeterliydi. Ona bu kadar yakın olmak ve onu hissetmek sanki başka bir evrene giriş yapmak gibiydi. Şehvetle birbirimize sarılmamız ve zevkimizi paylaşmamız. "Seni seviyorum," sözcüklerini fısıldadım kulağına..

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

My Big Family:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sophie Anastasia Ellwood

avatar

Rp Yaşı : 27
Mesaj Sayısı : 217
Gerçek Adı : Merve ben aynı zamanda Dean Bloom ve Ivan A. Arshlander'ım.

MesajKonu: Geri: Vahşi Balayı   Salı Eyl. 04, 2012 12:50 pm

Sevgi karanlık bir tünelde yakılan mum ışığı gibidir.
Size yolunuzu gösterir ama uzakta ne olduğunu söylemez. Uzakta olandan habersiz bir şekilde aşkın ve sevginin tüm ahengini vücudunda hisseden kadın, geçen zamanın getirilerinden bir haber olmayı seçmişti. Bunu hak ettiğini düşünüyordu en azından. Yaşadığı hayat kolay değildi. Hiçbir zaman olmamaıştı. Doğumuyla birlikte bu dünya berbat bir hale sürükleniyordu. Yeni bir umut olamamştı. Her ne kadar bunu istese de yapamamıştı. Şimdi kendi umut ışığını bulmuş ona bu küvetin içinde sahip oluyordu. Ellerini ondan çekerse sanki o da kaybolup gidecekmiş gibi hissediyordu. Onun gitmesine dayanabilir miydi? Onsuz bir yaşam hayal edebilir miydi? İçindeki hiç dinmeyen kaybetme hissinden habersiz onu öpen adama sevgi dolu gözlerle bakıyordu. Etrafa sıçrattıkları sulara aldırmadan anın tadını çıkaran iki insandan başka bir şey değillerdi şuan. İki insandan çok tek bir aşkı paylaşan, tek bir ruha ait, iki bedendi onlarınki. Sıcak su soğumaya başlamıştı artık. Hava çıplak tenine nüfuz ettikçe irkiliyordu. Gözlerini kapatarak kafasını adamın göğsüne koyup bacaklarını karnına doğru çekti. Bedeninin büyük bir bölümü adamın kucağındaydı zaten. Sessizlik rahatsız edici değildi. Aksine rahatlatıcıydı. Bedenlerin birbirine dokunuşundan sonra gelen suskunluk perdesiydi belkide bu. Hiç aralanmasın istedikleri. Fakat onun o ipeksi sesini sonsuza değin dinleyebilirdi. Sonsuz bir yaşamı olsaydı... Onun sonsuz yaşamında silik bir iz olmaktan korkuyordu sadece. Bir yolunu bulsa.. Bir şekilde onunla.. Hayalleri güzeldi fakat olması imkansızdı. Aşkı için her şeyi feda edebilirdi fakat elinde olmayan şeylerde vardı. Elini pürüzsüz göğsünde dolaştırırken gözlerinden akan iki damla yaşa engel olamamıştı. Adam içinde olanlardan habersiz mutluluk sarhoşluğu içinde saçlarını okşarken içinde kopan aşk fırtınasından kurtulamıyordu. Hunter soy adını teslim ettiğinden beri zayıf noktası dayanılmaz bir hal almıştı. Paranoyaklaşmıştı. Onu kaybetmeye dayanamazdı. Vücudunu kkollarıyla biraz daha sardığında ipeksi ses kulaklarına dolmaya başlamıitı "Bir yere gitmiyorum hayatım, hep senin yanındayım. Bu yüzden kollarını biraz gevşetebilirsin," dedikten sonra tatlı gülümsemelerinden birini ttı. O sırada kollarını biraz gevşeten Sophie de konuşmaya başladı "Gitmeyeceğini biliyorum. Beni bırakmayacağını. ama san yakın olduğum her dakikayı her saliseyi değerlendirmek istiyorum Arthur Ellwood," dedi ve kafasını adamın göğsüne biraz daha yaslarken soğuk hava biraz daha vücudunu sarmaya başlamıştı. "Seni bırakmayacağım fakat burada bu şekilde yatmaya devam edersek sen beni bırakacaksın gibi bir his var içimde. Hadi koca bebek kalk bakalım üzerine sıkı bir şeyler giyinme vakti geldi," derken güçlü kolları kadının ince belini çoktan sarmıştı. Halinden memnun bir şekilde adamın kucağında büyük yatağa doğru giderken yaşadığı ve yaşayacağı umutsuzlukları düşünemiyordu. Önünde daha uzun zaman vardı. Bir şeyler değişebilirdi.. O sırada adamın vücuduna sardığı havlu ile biraz olsun ısınmaya çalışan kadın kalkıp üzerine daha düzgün şeyler giymek için hamle yaptı. O sırada içinde değişen şeylerden bir haber ne giyeceğini düşünüyordu. Başka sorunları dert ediyordu kafasına...




Rp Sonu.

_________________

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Seksi:
 

Hmm:
 

Görüntü Yanıltıcı Olabilir:
 

Şımarıklık İyidir İyii:
 

Dönüşüm Sonrası:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://aether-rpg.turkproforum.com/
 

Vahşi Balayı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 2. Sezon-