AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Geçmişteki Anılar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geçmişteki Anılar   Ptsi Ağus. 13, 2012 10:50 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]& [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Tony & Diamontina

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Ptsi Ağus. 13, 2012 11:04 pm

Tony Godric's Hollow'daki o tanıdık mezarlığa her gittiğinde, tüylerinin ürperdiğini hissediyordu. Onu bu denli etkileyebilen sayılı şeylerden biriydi bu mezarlık. Burada babası yatıyordu, hayatı boyunca hiçbir zaman kendisine yeterince iyi davranmamış, yeterince ilgi göstermemiş olan babası. Tony derin bir nefes aldı ve alaycı bir şekilde gülümsedi. "Orada işler nasıl, baba?" Tony burnunu çekti, hava soğuk olduğunda hep böyle yapardı. O sırada da hava gerçekten çok soğuktu ve Tony zırhını deli gibi özlemişti. Zırhının içindeyken hiçbir şeyi sorun etmesi gerekmezdi, zırhının içindeyken o Tony değildi; Demir Adam'dı. Derin bir nefes aldı ve gözlerini sıkıca kapatıp açtı. Arada bir buraya gelip de insansı duygular hissetmese, acaba nasıl olurdu? Tony oynadığı bu çekici, zengin ve umursamaz adam rolünden bazen sıkılıyordu. Onun en gerçek ve en dürüst hallerini yalnızca birkaç kişi biliyordu. O kişilerden biriyle de yıllardır ne konuşmuş, ne de karşılaşmıştı. Ama onu özlediğini kabul etmemek; işte bu genç adamın yapacağı en büyük hatalardan biri olurdu. Omzunu tutan kibar ama güçlü bir el hissettiğinde, hemen sağ tarafına döndü ve zihnine daha az önce girmiş olan kadının gülümsemekte olan güzel yüzüne baktı. Kendisinin de gülümsediğinden emindi, Diamontina'yı görmek, o sırada istediği tek şeydi ve gerçek olmuştu. Tony'nin bir ara kiliseye gitmesi gerekiyordu. Tanrı onun için işleri cidden kolay hale getirmeye başlamıştı ve genç adam ister istemez kendini borçlu hissediyordu. Evet, Tony Stark da arada birilerine karşı borçlu hissedebiliyor. "Dia," dedi hafif kısık bir sesle Tony. Kadını kollarıyla sarmalayıp, sıkıca sarılmamak için kendini zor tutuyordu; uzun zaman olmuştu.

::
 

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diamontina Dixon

avatar

Rp Yaşı : 23
Mesaj Sayısı : 281
Gerçek Adı : Bir diamontina var, benden içeri.

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Ptsi Ağus. 13, 2012 11:59 pm

    Neden bu kahrolasıca mezarlığa gelmişti ki sanki? Başından beri buraya gelmenin iyi bir karar olmadığını ve iyi sonuç vermeyeceğini biliyordu. Üstelik bu mezarlıkta tanıdığı, hatırlanmaya değer kimsesi yoktu. Aslında hiçbir mezarlıkta yoktu. Yıllar önce ailesi bir ölüm yiyen tarafından hafızasından silindiğinden beri, değer verdiği pek kimse olmamıştı. Bu mezarlıkta da olsa olsa daha önce verilen görevlerde öldürmüş olduğu insanlar olabilirdi. Umrunda değildi. Peki ya aptal burnunun sızlaması da neydi böyle? Uzun zaman önce duygulardan arındırmıştı kendini. O zamandan beri de ilk defa gözlerinin dolmaya başladığını hissediyordu. Burada; varlığını bile hatırlamadığı, bin bir zorlukla yalnızca adını ve mezarının yerini öğrenebildiği kardeşinin mezarının başında. Ama hayır. Buna izin veremezdi. Kardeşini tanımıyordu bile. Üstelik bu zamana dek, duygusuz olma konusunda çok başarılı olmuştu. Bu istikrarını; adını başka birinden öğrendiği, zihninde tek anısı dahi olmayan sözde kardeşinin mezarı başında yıkmayacaktı. Henüz akmamış göz yaşlarını hiç tereddüt etmeden geri gönderirken, burnunu çekti bir de. O iğrenç ağlama duygusundan hiçbir iz kalmasın istiyordu üzerinde. Diamontina ellerini cebinden çıkarıp yumruk yaptı ve gözlerini kapatıp arkasına döndü. İyice kendine geldiğinden emin olunca da gözlerini araladı. Biraz ilerisinde duran adamın bedenini görür görmez fal taşı gibi açtı zümrüt yeşili gözlerini. Nasıl açmazdı ki? Karşısında bir zamanlar çok değer verdiği, belki de ömrü boyunca en fazla değer verdiği, adam duruyordu. Arkası dönüktü ama bu Tony'yi tanımasına bir engel değildi. Nerede, nasıl görse tanırdı onu. Her zamanki stilli saçlarını, asil duruşunu.

    İçini büyük bir heyecan dalgası kapladı birden. Tek yapmak istediği koşup ona sarılmaktı. Lakin bunu yapmanın absürt kaçacağını bildiğinden elinden geldiğince sakin adımlarla Tony'ye yaklaştı. Uygun mesafeye gelince de yüzünde engel olamadığı bir gülümsemeyle genç adamın omzuna dokundu yumuşakça. Genç adam yüzünü Diamontina'ya döner dönmez Dia'nın kalbi sıkışır gibi oldu. O büyük, çikolata kahvesi gözler Dia'da her zaman bu etkiyi bırakmaz mıydı zaten? Üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, hala böyle hissediyor olmasına şaşırdı genç kadın. Ama bu hissi bir paçavra gibi itti zihninden. Her ne kadar genç adam buğulu bir sesle kızın ismini söylerken bunu yapmak zor olsa da. Dia zorlukla yutkunup bir şeyler söylemek üzere dudaklarını araladı. Tam olarak ne söyleyeceğini bilmiyordu. O da aklına ilk gelen kelimeyi söyledi. "Merhaba, Tony." İsmini söylerken zorlanmıştı. Bunu genç adamın fark etmemesini umarken zarifçe gülümseyerek ekledi. "Görüşmeyeli uzun zaman oldu. Ben..." Derin bir nefes aldı ve dilinin ucuna kadar gelen o cümleyi serbest bıraktı. "Ben seni özledim." Sesinin bu denli net ve berrak çıkmasına şaşırdı bir an. Sonra bu cümlenin biraz garip kaçtığını fark ederek aniden bakışlarını yere çevirdi ve "Yani, sanırım," dedi. Bu cümlenin bırak anın garipliğini örtmek, aksine daha fazla garipleştireceğinin farkına vardığında iş işten geçmişti. Ama kimin umrundaydı ki? Sonunda karşısında gerçekten değer verdiği biri duruyordu. Diamontina'nın duygularını açığa çıkaran nadir insanlardan biri. Bakışlarını yerde gezdirirken, biraz önce düşündüğü şey geldi aklına. Buraya gelmek kötü bir fikir diye mi düşünmüştü? Ve iyi sonuç vermeyeceğini? Genç kadın, bir daha asla erken konuşmayacağını zihninin bir kenarına not ederken bakışlarını yeniden kaldırıp, gözlerini Tanrı'nın özenle yarattığı yüzde sabitledi.


:
 

_________________

tam bir badass:
 
dixon usulü aşk:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Salı Ağus. 14, 2012 3:51 pm

"Ben seni özledim." Dia'nın ağzından bu sözcükleri duymayı hiç beklemiyordu, genellikle senede bir genç kadının kapısına dayanan ve sarhoş bir şekilde onu özlediğini söyleyen Tony olurdu. Ancak şimdi, Diamontina ona kendisini özlediğini söylüyordu, belki de duygusuz ve acımasız olmakla ilgili inadını sonunda kırabilmişti, en azından Tony'nin karşısında. Tony derin bir nefes aldı, tam bir şeyler söyleyecekti ki Dia ondan önce davrandı. "Yani, sanırım," diye ekledi ve bakışlarını bir süreliğine Tony'den kaçırdı. Tony'nin yüzünde kocaman ve alay dolu bir gülümseme oluşmuştu. Dia'nın güzel yüzünü görmenin ve rahatlatıcı sesini duymanın ona bu denli iyi geleceğini hiç düşünmezdi, aksine son ayrılıklarından sonra bir süreliğine kadından nefret bile etmişti. Ancak bu nefret etme süresi pek de uzun sürmemişti tabii, Tony istese de bu kadından nefret edemezdi ki. O bakışları, konuşması, hayata bakış tarzı. Ayrıca diğer kadınlardan farklı olarak Dia zeki ve kendini fazlasıyla koruyabilecek kadar donanımlıydı ve Tony'e göre kiralık katil olması onu gerçekten çok çekici yapıyordu. Tony Dia'ya bakmaya devam etti, yıllar sonra onunla burada şans eseri karşılaşmıştı-ya da Dia şu anda Tony'i öldürmek üzere buradaydı- ve ona sıkıca sarılmadan uzaklaşıp gitmesine izin veremezdi. Hızlı bir şekilde kadını belinden tutup kendine çekti ve birkaç saniyeliğine havaya kaldırdı. Dia şaşkınlıkla ona bakıyordu, ancan sonradan gülmeye başlamış ve Tony'e onu indirmesini söyleyip durmuştu. Tony ise onun bu eğlenen haline, ilk defa rahatlamış olan yüzüne uzun uzun bakmıştı. Belki de hala Dia'ya karşı bir şeyler hissediyordu, evet. Ama bu konuda ne yapması gerektiğini hiç mi hiç bilmiyordu. Genç kadını yere indirdi, ancak kolları hala beline sarılıydı. Dia da ellerini Tony'nin omzundan çekmemişti. Tony yutkundu, bir zamanlar bu kadını öpmeye doyamazdı, bir zamanlar onsuz kalmaya doyamazdı. Ancak şimdi ne olmuştu? Şimdi birbirlerinin ne yaptığını ve nerede olduklarını bile bilmez haldeydiler. Bu Tony'i çok ama çok öfkelendiriyordu. Genç adam gülümsedi. "Üzgünüm, ama onca zamandan sonra seni görüyorum ve öylece elini sıkıp bekleyemezdim. Affedersin," dedikten sonra yüzünü yavaşça Dia'nın yüzüne yaklaştırdı. Aslında hiçbir amacı yoktu, sadece ona daha yakından bakmak istiyordu Tony. Bu kadar yakınlıktan kokusunu alabiliyordu. Her zamanki gibi kokuyordu Dia; yasemin. Tony bu koku burnundan içeri süzüldüğünde gözlerini kapattı ve gülümsedi. Bazı tanıdık şeyler ve alışkanlıklar Tony'i her zaman rahatlatıyordu. Gözlerini açtı ve Dia'nın gözlerinin içine baktı. Artık onun bir şeyler söylemesi gerekiyordu; yoksa Tony onu her an öpebilirdi.

:
 

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diamontina Dixon

avatar

Rp Yaşı : 23
Mesaj Sayısı : 281
Gerçek Adı : Bir diamontina var, benden içeri.

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Çarş. Ağus. 15, 2012 12:23 am

    Aniden Tony'nin ellerini belinde hisseden Diamontina, şaşırmaya vakit bulamadan ayaklarının yerden kesildiğini hissetti. Genç adam, onu havaya havaya kaldırmıştı. Dia, kısa süreli şaşkınlığını üzerinden atar atmaz uzun zaman sonra ilk defa içten bir şekilde gülmeye başladı. Kahkahalarının arasından Tony'ye onu indirmesini söylerken hissettiği şeyin mutluluk olduğunu fark etti. Uzun zaman önce yine Tony ile birlikteyken hissettiği bu tanıdık duyguyu yeniden hissetmek güzeldi. Sanki eski bir dostu karşılıyormuş gibi karşıladı bu güzel duyguyu.

    Yere yeniden ayak bastığında, kahkalarını sonlandırdı ve ciddi bir ifadeyle genç adamın yüzüne baktı. Kollarını Tony'nin omzundan çekmemişti, eğer çekerse genç adam uçup gidecekmiş gibi hissediyordu. Tony'nin de hala ellerini belinden çekmemiş olmasına memnundu. Tony ile geçirdiği zamanlar Dia'nın aklından bir film şeridi gibi geçerken genç adamın gülümseyerek söylediği şu sözler, onu anılardan çekip çıkardı. "Üzgünüm, ama onca zamandan sonra seni görüyorum ve öylece elini sıkıp bekleyemezdim. Affedersin." Diamontina, bu sözler karşısında hafifçe tebessüm etti. Bu sözlerin kendisi için de geçerli olduğunu biliyordu. Genç adam, yüzünü Dia'ya yaklaştırırken Dia bir an için kaskatı kesildi. Ardından gevşedi ve bu fırsatı kaçırmamak için derin bir nefes çekti içine. Bu vesileyle Tony'nin o harika kokusu uzun zaman sonra yeniden genç kadının burnuna dolmuştu. Bu koku, onu bir nebze daha rahatlattı. Fakat hala tek düşünebildiği genç adamın artık yüzüne iyice yaklaşmış olan yüzü ve tapılası gülümsemesiydi. Bir şeyler söylemesi gerektiğini biliyordu. Bu yüzden zorlukla araladı dudaklarını. Ancak hemen sonra bunu yapamayacağına karar verdi ve dudakları arasındaki aralığı kapattı yeniden. Anın büyüsü bozamazdı. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atarken gözlerini kapattı, şu andan başka bir şeyi düşünmedi ve genç adamın dudaklarıyla kendi dudakları arasında mesafeyi kapadı yavaşça. Dudakları Tony'ninkilere değdiği an bir sıcaklık dalgası yayıldı tüm vücuduna. Hala hatırladığı gibi yumuşak ve sıcacıktı genç adamın dudakları. Dia, Tony'nin omzunda olan elini bir iç güdüyle yukarı kaldırdı. Uzun ve zarif parmakları genç adamın boynuna değdi önce. Sonra yumuşak saçlarına. Diamontina, çok kısa bir süre elini gezdirdi genç adamın saçlarında. Tony ile geçirdiği bu saniyeler bittikten sonra içini acıtacak daha fazla anı oluşturmak istemediğinden yavaşça geri çekildi genç kadın. Bu biraz daha sürse, kendini kaybedebilirdi. Ellerini de nazikçe çekti Tony'nin omuzlarından. Genç adam da ellerini Dia'nın belinden çekmişti. Diamontina, "İşte özlediğim bir şey daha," diye mırıldandı kısık bir sesle ve acı acı gülümsedi. Sonra genç adama arkasını dönüp birkaç adım attı ileriye doğru. Durdu, kafasını yana eğip Tony'ye çevirdi. "Biraz yürüyüp sohbet etmeye ne dersin?" diye sordu. Sonra da "İşin doğrusu, Bay Stark'ın bunca zaman neler yaptığını dinlemek için can atıyorum," diye ekledi. Şimdi tek yapabileceği, genç adamın teklifini kabul edip kendisiyle biraz daha vakit geçirmesini ummaktı.


:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Çarş. Ağus. 15, 2012 2:37 am

Diamontina'nın onu öpmesi o sırada en çok istediği şeydi. Ancak Tony bu kadar heyecanlanacağını, kalbinin bu kadar hızlı atacağını hiç tahmin etmemişti. Dia onu hala çok heyecanlandırıyordu. Dudaklarının o tanıdık sıcaklığıyla kendinden geçmişti Tony, bir eliyle kadının belini sıkıca tutuyor, bir eliyle de kibar bir şekilde yüzünü tutuyordu. Dia'nın elleri ise ensesinde ve saçlarında geziniyordu. Tony mezarlığın böyle bir an yaşamak için doğru yer olduğunu düşünmüyordu yine de kendine hakim olamıyordu. Dia ile ne zaman beraber olsa iradesi dışında hareketlerde bulunuyordu zaten. Bir anda Dia'nın dudaklarını kendisinden geri çekmesiyle kısa ve titrek bir nefes aldı Tony. Gözleri hala kapalıydı. Diamontina'dan ayrılmak istemiyordu, onu gerçekten çok özlemişti. Bunu bilmek de on kat daha fazla kahrolmasına neden oluyordu. Tony yutkundu ve bir elini dudaklarına götürdü. En azından kendisini birkaç ay idare edecek bir iz bırakmıştı Dia onda. "İşte özlediğim bir şey daha," diye mırıldandığını duydu Tony Diamontina'nın. Bakışlarını genç kadının yüzüne çevirdiğinde, acı acı gülümsediğini gördü. Kalbi bir kez daha parçalanmıştı. Oracıkta kollarıyla onu sarmak ve gitmesine izin vermemek istiyordu Tony. Ancak bunu yapamazdı. Tony bu hissettiklerinin bir süre sonra geçeceğini biliyordu. Beraber olmaya devam ettikleri sürece ikisi de birbirlerine zarar vereceklerdi. Tony Dia'ya her ne kadar değer verse de, onunla sürekli birlikte kalamazdı, onu bu şekilde cezalandıramaz, onu bu şekilde yaralayamazdı. Tony ne yapacağını bilemez halde Dia'nın gitmek üzere attığı birkaç adım boyunca öylece kalakaldı. Elinden hiçbir şey gelmiyordu, adeta beyni donmuştu. Bir kez daha ellerinden kayıp gidişini izliyordu Tony Dia'nın. Bir kez daha. Ancak tam o sırada, genç kadın aniden durdu ve ona döndü. Başını hafifçe eğdi ve "Biraz yürüyüp sohbet etmeye ne dersin?" diye sordu. Tony'nin yüzünde yine bir gülümseme belirdi. Dia'nın bu sözleri iyi gelmişti çünkü yıllar sonra onunla şans eseri karşılaşıp bu kadar kolay bir şekilde ayrılmak istemiyordu. Buna hazır değildi, biraz daha sesini duymaya ve onunla konuşmaya ihtiyacı vardı. Tony genç kadına doğru yürümeye başladığında "İşin doğrusu, Bay Stark'ın bunca zaman neler yaptığını dinlemek için can atıyorum," diye ekledi Dia. Tony her zamanki parıltılı gülümsemelerinden birini yüzüne yerleştirdi ve Dia'nın koluna girmesine izin verirken, "Asıl ben, Diamontina Dixon'un neler yaptığını merak ediyorum! Ayrılığımız boyunca epey can yakmış olmalısın," dedi ve boğazını temizledikten sonra etrafa bakınmaya başladı. Yine o zırhını giymeye başlamışı, kimseye gerçekten ne hissettiğini göstermeyen o zırhı. Artık yürümeye başlamışlardı ve esen buz gibi rüzgar Tony'nin gözlerini kapatıp durmasına neden oluyordu. Ayrıca sinir bozucu bir şekilde soğuğun burnunu pembeleştirdiğinin de farkındaydı. Bir zamanlar Dia'nın çok hoşuna giden bir şeydi bu; kış günlerinde, yapacak işleri olmadığında dışarıda gezerlerdi ve Dia kahkahalar atarak Tony'nin pembe burnunu öperdi. Tony dişlerini sıktı. Yine anılar, yine anılar... Onu gerçekten zorlayan dakikalar yaşıyordu. Ancak Dia yanındayken işlerin ne kadar zor olduğu pek de umurunda değildi açıkçası.

:
 

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diamontina Dixon

avatar

Rp Yaşı : 23
Mesaj Sayısı : 281
Gerçek Adı : Bir diamontina var, benden içeri.

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Çarş. Ağus. 15, 2012 8:46 am

    Tony'nin "Asıl ben, Diamontina Dixon'un neler yaptığını merak ediyorum! Ayrılığımız boyunca epey can yakmış olmalısın," demesiyle genç kadının yüzüne alaycı bir gülümseme yayıldı. "Bunu her bayanın aklını başından kolaylıkla alabilen bir adam mı söylüyor?" dedi inanamıyormuş gibi yaparak. Alaycı gülümseyişi yüzündeydi hala. Ardından ciddi bir cevap vermek üzere boğazını temizledi ve "Doğrusunu söylemek gerekirse, birkaç kişi oldu. Hepsi de kısa sürdü gerçi. Hiçbiri..." Birden durdu. Yutkundu yavaşça. Ne söyleyecekti ki? 'Hiçbiri senin yerini dolduramadı' mı? ya da 'Hiçbiri senin hissettirdiğin gibi hissettirmedi' mi? Bunları söylemek büyük cesaret gerektirirdi. Fakat hiçbir şeyden korkmayan ve kolay kolay cesaretini yitirmeyen Diamontina, şu an bunları söyleyebilecek kadar cesur olduğunu sanmıyordu. Bu sözleri söylemek yerine alaycı tavrını yeniden takındı ve "Hiçbiri bana layık değildi," dedi şaka yollu. Daha sonra da "Bilirsin, ben hep en iyisini isterim," diye ekledi. Bunu söylerken yine alaycı bir tavır takınmıştı ancak sesinde hafif bir ima seziliyordu elbet. En iyisi derken Tony'yi kastetmişti ve bunun doğru olduğunu biliyordu. Uzun zaman önce en iyisini bulmuş fakat şartlar yüzünden ondan ayrılmak zorunda kalmıştı. Bundan nefret ediyordu. Bu düşünceler zihnini işgal ederken bir anda esen sert bir rüzgarla soğuğu iliklerinde hissetti. Elinde olmadan titredi hafifçe. Sonra aklına bir şey gelmiş gibi, genç adamın yüzüne çevirdi bakışlarını. Tam da tahmin ettiği gibi, Tony'nin burnu her zaman olduğu gibi bu kez de soğuktan kızarmış, pespembe olmuştu. Dia tatlı kelimesini pek kullanmazdı ama yanındaki adam şu an gerçekten öyle gözüküyordu. Zaten çok çekici olan bir adam, nasıl olur da gözüne daha fazla dayanılmaz görünebilirdi? Bu hiç de adil değildi. Acımasız anılar, şimdiden zihnine hücum etmeye başlamıştı. Şimdi de eskiden geçirdikleri mutlu ve eğlenceli kış günleri gelmişti gözlerinin önüne. Kahrolası anılar. İnsanı hep arkadan bıçaklarlardı. Zihnindeki anıları aceleyle kovalarken, özlemle içini çekti genç kadın. Birkaç saniye sonra anılarından tamamen kurtulup, tekrar bulunduğu ana döndüğünde yeniden Tony'ye baktı ve "Burnun kızarmış, üşümüş olmalısın," dedi. Diamontina bunu söylerken elini kaldırıp işaret parmağının ucuyla çok hafifçe dokunmuştu genç adamın pembeleşmiş burnuna. Elini yeniden indirdiğinde Tony'ye biraz daha sokuldu ve boşta olan elini de doladı adamın koluna. En fazla bu kadarını yapabilirdi. Sınırları yeterince zorlamıştı zaten. Bir süre daha ikisi de bir şey söylemeden yürüdükten sonra Dia'nın gözüne, hemen ileride boş bir bank olduğu ilişti. Genç kadın, parmağıyla bankı işaret ederek "Biraz oturmak ister misin?" diye sordu. Ardından "Hem hep ben konuştum, otururken biraz da sen anlatırsın," dedi hevesli bakışlarla. Bunu söyler söylemez de Tony'nin başarılı ve meşgul bir iş adamı olduğu geldi aklına. "Tabii vaktin varsa," diye ekledi çarçabuk. Onunla biraz daha zaman geçirmeyi her şeyden çok istiyordu. En fazla yarım saattir beraberlerdi ve Dia, bunun çok uzun sürmeyeceğini biliyordu. Yine de, Tony ile geçireceği süreyi elinden geldiğince uzatmaya çalışmakta kararlıydı. Gözlerini kocaman açmış, dudağını da hafifçe sarkıtmış olarak; genç adamın cevabını bekliyordu şimdi.


:
 

_________________

tam bir badass:
 
dixon usulü aşk:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richard Harvey

avatar

Rp Yaşı : 32
Mesaj Sayısı : 420
Gerçek Adı : Selis
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   Çarş. Ağus. 15, 2012 10:36 pm

"Burnun kızarmış, üşümüş olmalısın," Tony Dia'nın bunu söyleyeceğini ve ardından burnuna dokunacağını tahmin etmişti. Eskiden olsa utançla konuyu değiştirmeye çalışır, elini tutmuş olduğu Dia'yı öpücüklere boğardı. Ancak şimdi yalnızca geçmişle ilgili anıların zihnine girmesi ile beraber, Dia'nın yaptığı bu hareket karşısında gülümseyebiliyordu. Derin bir nefes aldı, bu sırada Dia soğuğun etkisiyle ona daha da sokulmuştu. Dışarıdan iki sevgili gibi görünüyor olmalıydılar, birbirlerine tutku dolu bakışlar atan iki sevgili... Tony Dia ileyken böyle görünmeye alışıktı; ne de olsa bir zamanlar gerçekten birbirlerine tutku dolu bakışlar atan iki sevgili olmuşlardı. Biraz daha yürüdükten sonra Dia ilerideki bankı işaret etti. "Biraz oturmak ister misin?" Tony gülümsedi ve başını salladıktan sonra banka doğru yürüyen Dia'yı takip etti. Dia "Hem hep ben konuştum, otururken biraz da sen anlatırsın," diye eklemişti ikisi de oturduğunda. Tony gergin bir şekilde gülümsedi, kendisi hakkında konuşmak şu hayatta zorlandığı tek şeydi. "Tabii vaktin varsa," diye ekleyen Dia'nın bakışlarıyla kendi bakışlarını buluşturdu genç adam ve gülümsedi. Kendi hakkında konuşmak istememesinin asıl sebebi; Dia'nın bu merak dolu bakışlar eşliğinde sorduğu soruyu duyduğunda uzun ama çok uzun bir süredir hayatında olan Pepper'in aklına gelmesiydi. Tony kararsızdı, Dia'ya Pepper'den bahsedip bahsetmemesi gerektiğini bilmiyordu. Dia'yı öperken bile aklının bir kenarında Pepper vardı, yaptığı şeyin yanlış olduğunu anlaması bu yüzden çok sürmemişti. Ayrıca Dia'nın öfkesine kapılıp Pepper'e zarar vermesinden de korkuyordu, geçmişte Dia'ya gönül bağlamış adamları az tehdit etmemişti Tony. Aynı şeyi Dia'nın da yapacağını biliyordu. Ancak hayatına Pepper'in girmesiyle kalbinde yeni bir heyecan hissetmeye başlamıştı Tony, diğer adamları tehdit etmeyi de bırakmıştı. Bu düşünceleri zihninden savuşturdu ve her ne olursa olsun Dia'ya karşı dürüst olması ve her şeyi anlatması gerektiğine karar verdi. Genç kadına en azından bunu borçluydu. "Hayatımda biri var, Dia. Yani, tam olarak hayatımda sayılmaz. Olmasını istiyorum," dedi ve Dia'nın gözlerinin içine baktı. Az da olsa bir öfke parıltısı oluşmuştu birden, az da olsa kırgın bir ifade oluşmuştu yüzünde. Tony dişlerini sıktı, Dia bu hayatta kırmak istemediği sayılı insanlardan biriydi. Belki yaptığı hödüklüktü; ama dürüst olmazsa her şeyin daha da berbat hale geleceğini biliyordu. "Pepper Potts. Onu biliyorsun aslında. Bir zamanlar asistanımdı, ancak sonradan onu şirket CEO'su yaptım." Tony dudaklarını yaladı ve yutkundu. Şimdilik Dia sakin gibi görünüyordu. Ne olursa olsun sözlerinin birbirlerinden kötü bir şekilde ayrılmalarına yol açmasını istemiyordu. Derin bir nefes aldı ve kadının gözlerinin içine bakarak konuşmaya devam etti. "Dia, bunları seni üzmek için söylemediğimi bilmeni isterim. Ancak dürüst davranıp bunları anlatmasaydım, her şey daha da kötü olacaktı. Sana yalan söylemem, söyleyemem. Değerin bu kadar düşük değil bende," dedi ve bakışlarını yere devirdi. Dia'yı kırmamış olmayı umuyordu.

:
 

_________________
rich:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diamontina Dixon

avatar

Rp Yaşı : 23
Mesaj Sayısı : 281
Gerçek Adı : Bir diamontina var, benden içeri.

Çanta
Eşyalar:
Evcil Hayvan:

MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   C.tesi Ağus. 18, 2012 12:57 am

    "Hayatımda biri var, Dia. Yani, tam olarak hayatımda sayılmaz. Olmasını istiyorum," demişti Tony. Diamontina, bunun gayet olağan bir şey olduğunu bilmesine rağmen yine de kalbinin bin bir parçaya ayrılmasına engel olamamıştı. Küçük bir şokla birlikte gelen bir öfke, bir saniyeliğine sardı tüm benliğini. Bunu genç adam da fark etmişti. Ama Dia, kendini olabildiğince çabucak toparladı ve kulağındaki rahatsız edici uğultuya ve kalbindeki yaraya rağmen kendini Tony'nin sözlerine odaklanmaya zorladı. "Pepper Potts. Onu biliyorsun aslında. Bir zamanlar asistanımdı, ancak sonradan onu şirket CEO'su yaptım." Neyse ki biraz uğraşla sakin kalabilmişti genç kadın. Pepper Potts. Evet, onu tanıyordu. Adını çok duymuş ve birkaç kez de görmüştü. Ama kim olduğu önemli değildi. Hiçbir şey önemli değildi. Tek istediği, boğazını yakan o korkunç duygudan kurtulmaktı. Tony "Dia, bunları seni üzmek için söylemediğimi bilmeni isterim. Ancak dürüst davranıp bunları anlatmasaydım, her şey daha da kötü olacaktı. Sana yalan söylemem, söyleyemem. Değerin bu kadar düşük değil bende," diyerek sonlandırdı sözlerini. Genç adamın bakışları yerdeydi şimdi. Aradan birkaç dakika geçti. Bu süre zarfında ikisi de kıpırdamamış, tek bir söz söylememişti. Sonunda genç kadın, bir şeyler söylemesi gerektiği hissine kapıldı ve "Teşekkürler," dedi duru bir sesle. Sonra aniden aklına gelmiş gibi aceleyle çekti ellerini Tony'nin kolundan. "Ben, üzgünüm. Yani bilseydim daha ölçülü davranırdım," dedi. Sesi on dakika öncesine göre çok daha ciddiydi şimdi. Üzgün olduğu gözlerinden okunan genç adamın bir şeyler söylemek üzere ağzını açtığını gördü. Hayır, daha fazla bir şey söylemesini istemiyordu. Adamın gözlerindeki o üzüntüyü görmek istemiyordu. "Lütfen, başka bir şey söyleme," dedi. Bu kez sesi daha kısık çıkmıştı. Dia, yavaşça Tony'ye döndü ve çenesini kaldırıp dudaklarını hafifçe değdirdi adamın yanağına. Ama önceki öpücüklerinden çok farklıydı bu. Daha arkadaşçaydı ve daha soğuktu, kesinlikle bir veda öpücüğüydü. Genç kadın, geri çekildi ve son kez Tony'nin gözlerinin içine baktı. "Gerçekten teşekkürler, Tony. İşte şimdi tamamen özgür hissediyorum," dedi. Bunu söylerken gülümsüyor olması ironikti aslında, ve kendisi de inanamıyordu. Ama doğruydu. Garip bir şekilde özgür hissediyordu kendini. Genç kadın, yavaşça kalktı oturduğu yerden, ve yine yavaş ama güçlü adımlarla uzaklaştı Tony'den. Lakin bu kez, arkasında bıraktığı bir tek Tony değildi. Onunla birlikte, geriye kalan bütün duygu kırıntılarının ve anılarının uçup gittiğini hissediyordu.

SON.


:
 

_________________

tam bir badass:
 
dixon usulü aşk:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Geçmişteki Anılar   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Geçmişteki Anılar

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi :: 2. Sezon-