AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  



 

Paylaş | .
 

 Ayna

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lilium Jovanovic

avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 121

MesajKonu: Ayna   Cuma Tem. 20, 2012 2:40 am


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Lilium Jovanovic & Delilah Brankovic


Ravenclaw yatakhanelerin manzarasının en belirgin özelliklerinden biri de insanın yataktan kalkar kalmaz göldeki o dev mürekkep balığıyla adeta gözgöze gelebilirmişçesine büyük bir netlikle gölün yüzeyinie dönük olmasıydı. Lilium hareket eden deniz canlılarından adeta ilkel bir bakış açısıyla korktuğundan, o yöne bakmamayı adet edinmişti. Kahvaltıya geç kalmamak için hızlı adımlarla odada dolaştı bir gün önce birbirinin aksi yönüne fırlattığı cübbesi, çorapları, çantası, kitapları, bilimum büyü kitapları ve tüy kalemleri, yeni başladığı cadı Violet ile muggle John'un -Sen bir cadısın Violet, ben ise sadece muggle'ın biriyim- müthiş klasik aşk romanını oldukları yerden toplamaya başladı. Yetimhanede büyüdüğü için büyü ile ortalığı toplamak gibi bir huy edinmemişti, yazları da hala yetimhaneye dönmek zorunda olduğu için böyle bir eğilimi de düşünmüyordu.

Kravatını en son nereye bıraktığını anımsamıyordu, ama biraz dönüp dolaşınca yatağın kenarına astığını gördü, kendi kendine küfretti, dün gece Biçim Değiştirme çalışırken tembellikten kendisine en yakın olan nesnenin rengini çevirmeye çalışmıştı ve müthiş bir mavi - kırmızı -Hogwarts'ta daha önce bir kez bile bir araya gelmemiş renkler- kravata sahip olmuştu, yedek kravatı arayacak vakti yoktu, hemen üzerine geçirdi. Nasıl olsa kızlardan biri ona yardım ederdi. Üstelik böyle de oldukça marjinal görünüyordu, farklı olmak güzeldi. Çıkmadan önce aynaya bakmak gibi bir gaflette bulundu, aslan yelesine dönmüş saçlarıyla bir marjinalden çok yattığı yerden yeni kalmış bir aslan yavrusuna benziyordu. Saçlarını sıkı bir topuz yaptı, cübbesinin yakalarını düzeltti, kızarmış ekmek olduğunu hayal ederek büyük salona doğru yürümeye başladı.

Merdivenlerden inerken aceleden az daha düşüyordu -Gryffindorlu çocuk şans eseri orada olmasa yuvarlanabilirdi bile- ufak, fark edilmeyecek bir koşu koparmıştı ve köşeyi tam dönerken biriyle çarpıştı. Yerinden kalkıp başını ovaladı, bir yandan çıkışmak için ağzını açmışken karşısında kendisini gördü.

Koca büyük salonda bu tarafta daha önce bir ayna olduğunu anımsamıyordu, garipsedi, sonra kendi kendine mırıldandı:

"Kim koydu ki bu aynayı buraya?".

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Kışı Özleyenlere Geliyor:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Ayna   Cuma Tem. 20, 2012 2:58 am

Yatakhane arkadaşlarının deyimiyle sabahın köründe kalkmak Delilah için bir alışkanlıktı. 6'da uyanıp önce arkadaşlarını uyandırmak için battaniyelerini çekiştirmiş, dürtüklemiş, gıdıklamış, başlarından aşağıya su dökme noktasına kadar gelmişti ama hepsi şu an hala mışıl mışıl uyuyordu. Genç kız yatağında sırt üstü döndü, ranzanın alt katında yatıyordu ama iki yatak arasındaki boşluktan duvar saatini görmüştü. "Kahvaltı saati!" diye bağırdı yataktan zıplarken. Üzerine çoktan gömleğini, eteğini ve süveterini giymişti. Saçları bitkibilim deposundan aşırdıklarıyla yaptığı bir iksir sayesinde dümdüzdü şu an. Yatakhanenin kapısına kadar uçarcasına gitti, bir anda arkasına döndü. Hala uyuyorlardı. Ellerini beline koyup homurdandı. "Uyuyun bakalım piliçler, bunun intikamını alırım."

Karnı o kadar acıkmıştı ki, mutfağa gidip bir şeyler aşırmaya üşenmişti gerçi, neredeyse koşuyordu. İki sevgilisinin arasından geçerken kollarını havaya kaldırıp "DİKKAT! DİKKAT! AYRILIN KUMRULAR, SONRA ÖPÜŞÜRSÜNÜZ!" diye bağırmıştı bir miktar da kıskançlıkla. En sonunda, nefes nefese son köşeyi döndü ve bam! Geriye doğru sendelerken yüksek sesle küfretti. Kendini toparlayıpta karşısına baktığında, kendisi gibi başını ovalayan görüntüsünü gördü. "Kim koydu ki bu aynayı buraya?" Ha? Delilah büyük bir şaşkınlıkla görüntüye yaklaştı, portre miydi ki bu? Biri eşek şakası yapmaya karar verip portresini çizmiş ve buraya mı bırakmıştı acaba? Konuşuyor olmasının tek açıklaması buydu. Biraz daha yaklaştı, biraz daha, burnuna bir fiske vurdu. Aynı anda çığlık atarak geriye sıçradı. "Portre değil misin sen?!" Gözleri ve ağzı kocaman açılmıştı. Yanlarından geçenler ikiliye tuhaf, alaycı bakışlar atıyorlardı ama Delilah onları takmayacak kadar büyük bir şoka girmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilium Jovanovic

avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 121

MesajKonu: Geri: Ayna   Cuma Tem. 20, 2012 2:35 pm

Lilium hareketli resimlerin, konuşan fotoğrafların, tarih dersine giren yarı hayaletin (Profesör Binns oluyordu bu), değişen merdivenlerin, insana dönüşen kedilerin, ateş üfleyen ejderhaların ve hatta ve hatta kopya çekebilen tüy kalemin varlığından bile haberdardı; ama daha önce kimsenin bir aynadan elini uzatıp burnuna küçük bir fiske vurmamıştı, burnunu tutup kaçmalı mıydı, çığlık atıp yardım mı istemeliydi, yoksa yoksa...

Etrafındaki insanlar gülerek yanından geçiyordu, tepkisine mi yoksa saçlarının haline mi güldüğünü bilemedi, karşı tarafın muntazam bağlanmış bağcıklarına kaydı gözü, kendisi çoğu zaman dağınık olduğu için bağcıklarını bağlamazdı, unuturdu, hiç hatırlamazdı, aslında bağcıklardan haberi yokmuş gibi davranırdı. Bu hali için yakın arkadaşlarından biri Büyücülük Mahkemesi'ne gidip Lilium için uzaklaştırma kağıdı çıkartmayı bile düşünmüştü. Sonra bakışlarını kızın yüzüne çevirdi oldukça güzel alınmış kaşları -kendisininki tuhaf muhabbetler gibi önce iyi başlayıp sonra sapıtıyordu-, hafif sürülmüş parlatıcısı -kendisi pek makyaj yapmazdı, aslında yapamazdı ama bunu yüksek sesle söylememeyi tercih ediyordu- ve en önemlisi parlak, bakımlı ve uzun saçları. Şu an yeleleri olan bir at ve yeleleri olan bir aslan kadar iki farklı görünüm vardı.

"Bir dakika." dedi. "Senin saçların açık. Düz. Sen ben değilsin." bu sırada kendi topuzunu avuç içine aldı. Acayip bir farkındalık zorunluluğu yaşıyordu, şifacıya gitmeli miydi acaba? Karşısında kendisiyle aynı yüze, boya, farklı saç biçimine, farklı renk kravata -mavi kırmızı değil yani- sahip biri vardı ve bunun tek bir açıklaması vardı. Lilium dalgın, tembel, umursamaz, dengesiz ve sakar olabilirdi kimi zaman ama hiçbir zaman idrak sorunu yaşayan bir genç kız olmamıştı, zaten o yüzden Ravenclaw gibi bir yerde eğitim görüyordu.

"Hayır, bu mümkün olamaz."

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Kışı Özleyenlere Geliyor:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Ayna   Cuma Tem. 20, 2012 4:37 pm

Karşısındaki görüntü, kız mı demeliydi?, en az kendisi kadar büyük bir şaşkınlıkla inceliyordu Delilah'ı. Gözleri saçlarından başlayıp ayakkabılarına kadar indi. Delilah'ın ise tek yaptığı gözlerini kısmış bir halde karşısındakinin bakışlarını takip etmekti. Şu muggleların kamera şakalarından biri miydi bu yahu? Olacak iş değildi, karşısında kendisinin daha dağınık ve bakımsız bir versiyonu vardı ve ne bir portne ne aynadaki bir yansımaydı.

"Bir dakika. Senin saçların açık. Düz. Sen ben değilsin." Delilah elinde olmadan gözlerini devirdi, kollarını kavuşturdu. "Hadi oradan, teşekkür ederim! Tanrıya şükür değilim!" deyiverdi kendine hakim olamadan. Kız kendi, elektriklenmiş küçük saç tellerinin fırladığı topuzunu kavramıştı. Delilah asla mükemmel görünmeyen bir saç modeliyle dışarıya çıkmamayı alışkanlık haline getirmişti. Asla ayakkabılarını bağlamadan dışarıya çıkmamak gibi. Ya da binasına uygun renklerdeki kravatı takmadan. "Hayır, bu mümkün olamaz." Delilah'ın bu kez başka bir tahmini vardı. Hogwarts'a geldiği gün eski iksir profesörüyle tanışmıştı ve kadın bir matemorfmagustu. Kesin bu yatakhane arkadaşlarından biriydi. Onun kılığına girmiş korkutmaya çalışıyordu. "Evet, evet, bu gerçek olamaz. Tamam. Kes şunu." Kollarını çözüp işaret parmağını kızın burnunun dibinde salladı. "Her kimsen çabuk şunu kes ve kaybol. Benimle bu şekilde eğlenemezsin, anladın mı?" Karşısındaki bir matemorfmagus değilde bir takma bıyık ve perukla kılık değiştirmiş gibi aniden kızın topuzunu çekiştirmeye başladı. Çıldırmış gibiydi. Delilah düzenli, bakımlı bir kızdı ama öfkesini kontrol etmekle ilgili bir takım sorunları vardı. "DÖN ÇABUK! ESKİ HALİNE DÖN! BU YAPTIĞINIZ ÇOK AYIP KÜÇÜK HANIM!" Sonunda bozulan topuzu çekiştirmekten vazgeçti ve gözlerini kısarak, en delici bakışını takınarak kıza dikti gözlerini.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilium Jovanovic

avatar

Rp Yaşı : 15
Mesaj Sayısı : 121

MesajKonu: Geri: Ayna   Cuma Tem. 20, 2012 5:04 pm

Karşısındaki benzer görüntünün sadece görüntüde kaldığına şaşırmıştı Lilium. Hemen topuzunu yakalan başka bir el sonucunda hemen asasına davrandı ve tehdit edercesine "Benim bu dağınık topuzuma benden başka kimse dokunamaz tamam mı!" sonra bir düşündü, söylediğinin saçma olduğunu fark edip "Ben kimseye oyun oynamıyorum, 5 yıldır buradayım ve seni ilk defa görüyorum. Anlaşılıyor ki Huff'sın bu da her şeyi açıklıyor zaten!!"

Acıyan topuzunu çözdü, yeniden bağlamak için lastiğini bileğine geçirdi. Gözlerini kısıp bakan küçük hanıma yukarıdan bakan bir edayla "Yavrum, böyle şeyler sadece Merlin'in Hikayeleri'nde olur, diyecektim ama büyük bir sorunla karşı karşıyayız. İkimiz aynı görüntüye sahibiz. Weasley ikizleri gibi. İkiz olmamız kuvvetle muhtemel."

Bunu söylerken içi kıpır kıpır olmuştu Lilium'un, o kadar yalnızdı ve o kadar kimsesi yoktu ki, yetimhanelerde sürekli bir ucube olarak görülmüş, oradaki kızlar gittikleri yatılı okulları anlatırken Lilium hep sessiz kalmak zorunda kalmıştı. Ailesini tanımamıştı, bilmiyordu, kimseyi anımsamıyordu ve bir kardeşi olacağı hiç aklına gelmiyordu, hep herkesin o iç savaşta öldüğünü düşünmüştü.

"Kurt gibi açım, yakınmalarını dinlemek için karnımın tok olması gerek. Şurada bir şeyler atıştıralım. Hem de bana kim olduğunu anlat." dedi. Sinirli değil meraklıydı, hayatında ilk defa böyle bir şey başına geliyordu ve çok heyecanlanmıştı.

"Tereddüt edersen Hogwarts: Bir Tarih'i kafana yersin. Ben daha önce yedim inan bana bayağı can yakıyor. Benim cevaplara ihtiyacım var. Bu kafayla hayatta iksir dersine giremem." herkesle konuştuğu gibi dalgalı bir ses tonunda konuşmuş ve yavaşça sempatik bir şekilde omuz atmıştı karşısındaki kıza.

_________________
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Kışı Özleyenlere Geliyor:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Ayna   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Ayna

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Eğlence Ekspresi :: Süpürge Dolabı :: Rp İçi-